• $ 5,7496
  • € 6,3888
  • 272.584
  • 108659
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kaybettiğinizi neden anlamıyorsunuz?

Önce Batılı ülkelere, başta ABD ve Avrupalı yöneticilere şunu söylemek gerekir: Seçimin sonuçlarını kabul edin; bu ülkenin insanları Türkiye karşıtı politikalarınızı destekleyecek bir tercih yapmayarak sizi hayal kırıklığına uğratmıştır olabilir; fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan girdiği 15. seçimde de % 52 gibi bir oranda oy alarak, takip ettiği siyasetle halkının desteğini arkasına almışsa, size düşen Türk milletinin iradesine saygı göstermektir.

Yazıya böyle bir giriş yapmamın sebebi var; ABD’den yapılan açıklamada ‘Türkiye’nin seçim sonuçlarını kabul etmesi gerekir’ türünden garip bir yorum gelmiş; galiba sonuçları anlamadıklarından değil, kaybetse sevinecekleri Erdoğan’ın partisinin hâlâ seçimden birinci parti çıkmasından duydukları rahatsızlıktan, psikolojileri bozulduğu için bu tür saçma açıklamalar yapmak durumunda kalmışlardır.

KİM NEYİ KAZANDI?

Bizim onlara çağrımız; ‘asıl sizin bu seçim sonuçlarını kabul etmeniz gerekir’ olacaktır. Bütün çabalarınıza rağmen durumu değiştiremediğiniz ortadadır, dışardan yaptığınız bütün istikrarsızlaştırma operasyonlarınız netice vermemiştir. Türkiye bağımsız bir devlet olarak yoluna devam edecektir, bunu görün. O halde size düşen, Türkiye ile ilişkileri karşılıklılık ekseninde normalleştirmeyi kabul ettiğinizi açıklamaktır, artık daha fazla zorlamayın, buradan varacağınız bir yol bulunmamaktadır.

Yaptıkları bütün hesapları yanlış çıkan bir ‘siyaset anlayışının’ doğru olma ihtimalinin olması mümkün mü? Mahalli yönetimlerle ilgili seçimin bir ‘siyasal’ bir de ‘mahalli/idari’ boyutu olduğu açıktır. Mahalli düzeyde mesele bir metropolü, bir şehri, bir kasabayı kimin yöneteceğiyle ilgilidir. Şehirleri yönetmek yetkisi, mahalli düzeyde orada yaşayan insanların taleplerinin karşılanıp, karşılanmamasıyla veya beklentilerle uygulama arasındaki ilişki tarafından belirlenecek bir konudur.

Meselenin siyasal boyutu ise seçim mahalli de olsa ülke düzeyinde siyasi partilerin ortaya koyduğu siyasetin veya seçim sürecinde ileri sürdüğü tezlerin toplum tarafından nasıl değerlendirildiğiyle ilgili bir olaydır. Ülke çapında elde edilen sonucun ‘siyasal anlamı’ ile şehir yönetimlerinin değerlendirilmesini analitik olarak ele almadan yapılacak seçim yorumlarının, en azından sorunlu olduğunu söylemeye dahi gerek yoktur; çünkü biri adı üzerinde ‘yerel olanın’ diğeri ‘ülkesel siyasetin’ değerlendirilmesidir.

TÜRKİYE’NİN YOLU

Bu seçimin değerlendirilirken yapılacak ilk tespit, Başkanlık sistemine geçilmesi hususundaki referandum ve Başkanlık seçimlerindeki paralel bir desteğin devam ettiğini gösteren bir oy oranda Cumhurbaşkanı Erdoğan yanında duran halk desteğidir.

Bu destek hem Başkanlık sisteminin demokratik meşruiyetinin hem de Devlet Başkanı Erdoğan’ın siyaset anlayışının ve liderliğinin rakipsiz bir biçimde devam ettiği anlamına gelir ki bunun yaşanılan dış konjonktürün zorlamalarına, ekonomide yaşanan dalgalanmalara/manipülasyonlara rağmen olması dikkate alınmak durumundadır.

Peki, şehirlerde yerel yönetimlerde yaşanan değişimin anlamı yok mudur? Bunun, ayrıca analiz edilmesi gerekir.

<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ´Bugün 17 yıl öncesine göre çok daha güçlü bir Türkiy

Başkan Erdoğan ´Gidin Aynaya Bakın´ Dedi ve Ekledi: Lanetliyorum

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Türkiye'nin en yükseği olacak! 154 metreye ulaştı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları