• $13,3535
  • €15,1041
  • 760.81
  • 1809.65
26 Eylül 2015 Cumartesi

Ot yiyen insanoburlar

Her yıl Kurban Bayramı yaklaşırken bazı aydın, sanatçı veya sadece şu veya bu nedenle ünlü olanlardan birileri ortaya çıkar ve et yemenin kötülüklerinden, saldırganlık ve şiddet duygularını arttırdığından bahsederek barış vaazları verir. Bunların çoğunun yıl boyunca hergün çeşit çeşit kebapları midelerine indirdiklerini herkes bilir, amacın hayvan sevgisi falan olmayıp sadece İslam’a ve Müslümanlara yüklenmek olduğunu da anlar ama sadece ‘La Havle’ çekilir.

Bu bayram bir an için de olsa onları ciddiye alalım ve dünyada et yemeyenlerin ezici bir çoğunluğunun yaşadığı

Hindistan’a bakalım. Hindu dinine mensup olan bu insanlar et, balık ve yumurta yemezler. Geleneklerindeki ‘Ahimsa’ adı verilen zarar vermeme ilkesine göre hiçbir canlı öldürülmemelidir. Ancak gerçek, Hinduluğun kutsal metinlerindeki efsunlu, dumanlı formüllerden çok farklıdır. Bir kere barışçı olmak adına et yememeyi vazeden bu sistem her insanın doğuştan dahil olmaya mecbur olduğu kastları öngörür.
Bu dörtlü kast sistemi şiddetin ta kendisidir. En üstte Brahman hoca efendiler sınıfı, onun altında askerler, daha sonra üreticiler ve en altta da hizmetkârlar bulunur. Bunlar Hinduların put alemine açılan kanun, örgüt, marifet ve gerçek adlarındaki dört kapıdır. Üstteki üç sınıf iki kez doğmuş olanlara aittir. Burada kasıt bu üst sınıfların bir terbiye görerek, gerçeğe ulaşmış olmalarıdır. Öldükten sonra yeniden dirilme budur. Çünkü Hindu sufi öğretisine göre dünya nimetinde olmak ölüm, gerçeği öğrenmek ise diriliştir. Hizmetkârlar sınıfı sufi terbiyesinden geçmediği için cesettir.

Toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan alt sınıfta doğmak başlıbaşına bir mağduriyettir ama kastların tamamen dışında olan ve pislik olarak kabul edilen paryaların (dalitlerin) durumu yürekler acısıdır. Bir paryanın kastlara mensup olan birine örneğin bir Brahman’a dokunması öldürülmesi için yeterli nedendir, gerçi bu da bir ilerleme sayılır çünkü eskiden bir paryanın gölgesinin Brahman’ın gölgesine değmemesi gerekmekteydi. Birkaç kez bulunduğum Hindistan’da parmağıyla bana dokunmayı kendilerince özgürlük kabul edip ‘master,master’ diye para dilenen zavallıların imajı hâlâ gözlerimin önündedir.

Son yıllarda iletişim araçlarındaki gelişme Hint kırsalında yaşanan korkunç olayları gün yüzüne çıkarmaya başlamıştır. Parya kadınlara yönelik toplu tecavüz ve öldürme eylemleri sık sık duyulmaktadır. Bu vahşet anlık çılgınlıkların değil, köy ve kasaba meclislerinin Hindu din kitaplarını inceleyerek aldıkları soğukkanlı kararların sonucudur. Örneğin aşağı kastlardan bir genç yukarı kastlardan bir kızla birlikte görülmüşse o gencin kızkardeşine, annesine ya da bir akrabasına bütün üst kast mensupları tecavüz etmekte, sonunda o kız öldürülmekte ve cenazesi köy meydanındaki ağaca asılmaktadır. İşte hiç et yemeyen insanların efsanevi Hint gelenekleri böyedir. Tabii bu sadece kırsal bölgelere has bir durum değildir, Batı medyasına yansıyan rakamlara göre yılın ilk 3 ayında başkent Delhi’de 896 tecavüz şikayeti kaydedilmiştir.

Hindistan’da iktidardaki Hindu partisi geleneklerine sıkı sıkıya sarılmaktadır. Bir yandan televizyonlardaki yemek programlarında bile et kullanılmasını yasaklarken, bir yandan da kadın haklarıyla ilgili taleplere direnmektedir. Örneğin et yenilen ve Müslümanların çoğunlukta olduğu Türkiye’de evlilik içi tecavüz bir suç olarak kabul edilirken, vejetaryen Hindistan’da bu bir suç olmadığı gibi zaten kadınların mahkemeye başvurması bile eşlerinin iznine tabidir.
Hindistan dışındaki vejetaryenlere gelince... Hepsi barışçı mıdır? Unutulmamalı ki Hitler, kanlı tarikatçı Charles Manson ve kendi halkına bile soykırım yapan Pol Pot da et yemezdi. Ve hayvan dostlarının en ünlüsü de Avrupa’nın en tanınmış ırkçısı Brigitte Bardot’dur.

<p>Bu hafta GTA 5'in çevrim içi modundaki özel sunuculara yerleştirilen aşı merkezleri ve oyun içeri

GTA 5'te aşı kuyrukları oluştu | TeknoZone #11

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor