• $ 8,3465
  • € 9,6728
  • 504.287
  • 1112.37
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Hürriyet gazetesinde ‘Polis müdahalesi’

Hürriyet gazetesinin dünya basın tarihine geçecek bir buluşu çoğu kişinin gözünden kaçsa da ihmal edilmeyecek önemdedir. ‘Eski güzel günlerinde’ manşetleriyle hükümet kurup, düşüren oligarşinin amiral gemisi son bir yıldır yeni bir saptırıcı başlık buldu: ‘Polis müdahalesi’.
Nerede birileri sokak eylemi yapsa, polise molotof atsa, esnafın ekmek teknesi zarar görse, nerede belediye otobüsleri bazen içinde yolcularıyla yakılsa ‘Hürriyet’ gazetesi haberi hemen şu başlıkla veriyor: ‘Polis müdahalesi’. ‘Okmeydanı’nda polis müdahalesi’...’Taksim’de polis müdahalesi’...’Kızılay’da polis müdahalesi’...
Hürriyet gazetesi sanki halkın terörize edilmesi, kamu görevlileri ve malının zarar görmesi haber değilmiş de, ‘normal’ olaylarmış da, polis müdahalesi ‘anormal’miş gibi başlıklar atıyor. Gazetecilikte bir kural vardır: ‘köpeğin insanı ısırması haber değildir, insanın köpeği ısırması haberdir’ şeklinde. Çünkü birinci durum olağan, ikinci durum olağanüstü sayılır ki, bu da mantıklıdır. Hürriyet için haber değeri taşıyan olay polisin müdahalesi olmalı ki başlıkları bu şekilde atıyor. Sanki eylemin kendisinin haber değeri yokmuş gibi.
Dünyanın her yerinde, asgari bir medya ahlakı olan her yayın kurumu bu tür olayları en fazlasından ‘filanca yerde falanca eylem’ şeklinde verir. ‘Polis müdahalesi’ ifadesi ancak terör örgütlerinin ve eylemleri destekleyen tertipçilerin kullanabileceği bir ifadedir.
Türkiye’de 50 bin kişinin öldüğü, faili meçhul cinayetlerin zirve yaptığı yıllarda aynı Hürriyet gazetesi polisi, askeri göklere çıkarır ve gösteri yapan eylemcilere yönelik ‘kansızlar’, ‘hainler’, ‘falanca dölleri’ gibi utanç verici başlıklar atardı. Ne zaman ki oligarşi hükümetle takışmaya başladı, Hürriyet için asker-polis tu kaka oldu, eylemciler ise cici çocuklar.
Şimdi Hürriyet, ‘polis müdahalesi’ şeklinde başlıklar atıyor ki, ‘polis devleti’ imajı verilsin, Türkiye Batı’ya kötü gösterilsin. En önemlisi de, eylem yapmak isteyenlere destek anlamında ‘gaz verilsin’, ‘medya arkanızda, imajınız ekranlarda’ denilsin. Biber gazına karşı ‘Hürriyet gazı’ bu. Hürriyet’in psikolojik savaş uzmanları bu buluşlarını o kadar ustaca medyada yaydılar ki, bugün bu ifadeyi maalesef her görüşten gazete ve TV kanalları kullanıyor. Hatta dünya medyasından bile Türkiye’deki olayları verirken bu icattan etkilenenler oldu. Bunun nedeni gazetecilerin psikolojik savaş yöntemleri hakkında bilgili olmamasıdır.
Yine de, Türkiye halkı uzun yılların birikimi sonucu oluşan tecrübesiyle bu saçmalıktan etkilenmiyor. ‘Hürriyet’ zaten kötü niyetli olan küresel finans medyasına malzeme taşırken aklı beş karış havada birkaç zengin çocuğunu da hayal dünyasında yaşatır ama Türkiye halkı da kimin, nerede ne yaptığını iyi bilir.
Bu nedenle Hürriyet, son on iki yılda defalarca yaptığı gibi yine kaldırdığı taşı ayağına düşürüyor. Hükümete karşı yaptığı sokak terörü kışkırtması aslında seçmenleri hükümet etrafında kilitliyor. Dahası, Hürriyet ‘Pandora’nın kutusu’nu açarak aslında kendi kuyusunu kazıyor. Gezi olayında, ilk iki günde küresel sermaye merkezlerine sanki Eurovision’a katılırmış gibi gururla gösterebilecekleri mini etekli kızlar ve at kuyruklu gitar çalan oğlanlardan iyi bir ekip oluşturmuşlardı. Ama gaz fazla kaçınca varoşlardan başkaları da geldi ve işin rengi değişti.
Fraksiyoncu sol örgütlerden gelen eylemcilere ‘oligarşiye alet olmayın’ demekteyiz ama onlar gerçeği zaten biliyorlar ve şimdilik kendi örgüt çıkarları için oligarşiyle birlikte davranıyorlar. Bir anlamda karşılıklı bir kullan-kullan ilişkisi görülmekte. Kendi yarattıkları ‘Frankenstein canavarı’nın yavaş yavaş ayağa kalkmaya başladığı, cumartesi akşamı ekranlarda görülen Nişantaşı sokaklarından ve duvara yazılan ‘sosyete uyuma’ sloganından belli oluyor.
Bu çocuklar, aynı eylemleri (tasvire gerek yok) yarın da Hürriyet binasının önünde yaparlarsa, Hürriyet yine ‘polis müdahalesi’ başlığını atacak mı? Yoksa müdahalenin yetersizliğinden mi şikayet edecek? Gerçek amiral gemisi Nazenin ne diyecek bu işe?

Ege'deki deprem Büyük Marmara'yı tetikler mi?

Ege'deki deprem Büyük Marmara'yı tetikler mi?

İzmir'deki depremin merkez üssü Seferihisar havadan görüntü

İzmir'deki depremin merkez üssü Seferihisar havadan görüntülendi

Binanın yan yatmaması için 3 vinçle destek verildi

Binanın yan yatmaması için 3 vinçle destek verildi

İzmir depremi: Spor dünyası tek yürek

İzmir depremi: Spor dünyası tek yürek