• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
07 Şubat 2015 Cumartesi

Gülen’in günah-sevap anonim şirketi

Ortada ironik olmaktan çok dramatik bir durum var. Gülen hareketi dini motifler kullanılarak yaratılmış fakat başından beri insan hak ve hürriyetlerine aykırı bir kölelik yapısı olarak belirmiştir. Bu harekette insanların hayatı, malı, canı, bilinç ve kişiliği yok edilerek ‘her şey örgüt için’ ilkesi benimsenmiş, adeta bir ‘günah-sevap anonim şirketi’ kurulmuştur.
Fethullah Gülen aynen şöyle diyor: "İslamî cemaatlerden herhangi birine dahil olan her fert, manevî bir şirketin üyesi de sayılır. Dolayısıyla onun her ameli Hakk nezdinde, böyle bir şirkete üye olmanın bütün avantajlarını hâizdir. Yani fert, bu konumuyla, cemaate ait bütün sevaplara iştirak etmiş olur..." (Gülen, Fasıldan Fasıla-1, s.174)
Böyle inanılmaz bir vaade kapılarak topluluğa giren insanlardan artık kendi kişiliklerini unutmaları ve kendilerini tam anlamıyla kolektiviteye teslim etmeleri istenir. O andan itibaren günah-sevap terazisinde tartılacak olan insanların tek tek eylemleri değil bütünün kolektif eylemidir.
“Cemaat olma, kolektif şuura ulaşmakla elde edilir. Kolektif şuur, ferdi kendi yapısı içinde eritir ve onu çok buudlarından bir buudu haline getirir ve artık ortada mutlak fert yoktur, cemaat vardır. Fert cemaatleşmiş, cemaat da adeta tek bir fert olmuştur. (...) Böyle bir atmosferde yapılan ibadetler bütünüyle aynı havuza akmaktadır. (...) Cemaatin şahs-ı manevîsi hızla manevî mertebelere ve zirvelere yükselir. (...) Cemaat özünü, keyfiyet planında koruduğu sürece de hep yükselir. Öyle ki bazen bir cemaat, gavsiyet ve kutbiyeti bile temsil eder. (...) Bir cemaat, kutbiyet ve gaysiyeti temsil makamına yükselince, şefaat dairesi de o seviyede genişler ve bazen bütün cemaat fertlerini içine alır..." ( aynı yerde, s.171-172)
Görüldüğü gibi Gülen kendi topluluğuna çok yüksek bir makam, bir kutsallık atfetmektedir, nitekim “Velayetin 'şahs-ı manevî' ile temsil edilmesi, hem en kestirme hem de en garantili bir yoldur” ( aynı yerde, s.172) diyerek kuruluşunun manevî kişiliğine ve dolaylı olarak da bizzat kendisine ‘veleyat makamı’nı uygun görmektedir. Ayrıca ‘şefaat dairesi’ sözleriyle Ortaçağ’da sevap belgeleri satan papazları anımsatmaktadır. Bu sözcükleri okumak ve duymak irkilticidir.
Bu anlayışlar İslam geleneğinde yoktur. Tasavvufta bu yaklaşıma benzer söylemlere belli belirsiz rastlansa da, gavsiyet ve kutbiyet gibi ifadeler tüm yaşamlarını ibadetle geçirmiş dünya işleriyle, ticaretle, siyasetle asla ilgilenmemiş kişilerle ilgilidir. Bugün paralel yapıyı dışarıdan destekleyen ve daha çok seküler Batı değerlerine sahip olan insanlar konunun inanç boyutundaki aykırılığını haydi anlamadılar diyelim ancak böyle bir zihniyetin demokratik ve açık bir toplumda banka, okul, şirket, medya sahibi olmasını nasıl olağan bulabilirler?
Kimileri Gülen hareketini sadece günlük politika açısından ele alıyor ve muhalefet cephesinin bir parçası sayıyorlar. Bu tutum aymazlıktır. İradesini tamamıyla Pensilvanya’ya teslim etmiş olanların anayasa ve yasalara bağlı kalmayacakları yargı pratiğinde görülmüştür. Zihinleri bir tür köle ideolojisiyle felce uğramış olanlara değil yetki, herhangi bir konuda bilgi dahi vermek yanlıştır. Hangi aklı başında işadamı bu tür bir örgüte mensup olan bir muhasebeciye şirket bilgilerini teslim eder?
Her fırsatta demokrasi, özgürlük, sekülerlikten söz eden CHP ve bazı liberal solcular bu kıyametçi ve sapkın harekete iyice sarılmış durumdalar. Bunlara malum örgütün yasal kolunun medyatik eşbaşkanını de eklemeliyiz. Umudunu kendi halkına değil de ‘bıji Serok’ dedikleri Obama ve uçaklarına bağlayanlar Pensilvanya’ya destek mesajları yollamayı ihmal etmiyorlar. İlkesiz politikacının Atatürkçülüğü de, liberalliği de, Kürt politikası da boş bir kılıftır. Ancak bu sapkın hareketi içerde ve dışarıda destekleyenler bilmelidir ki, Batı medyasının Gülen yanlısı her yorumu Türkiye’de bu harekete desteği değil, Batı’ya olan tepkiyi artırıyor. Bu hareketten elde edecekleri bir gram fayda varsa, karşılığı kendilerine bir ton zarar olarak dönmektedir.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü