• $9,4927
  • €11,0592
  • 543.606
  • 1455.42
29 Ağustos 2015 Cumartesi

‘Evet, onu başkan seçtireceğiz’ dendi mi ki?

Yeni bir seçim dönemine girilirken günlük polemiklere takılı siyaset yapanlar insanlara birkaç ay önce yaşananları dahi unutturabileceklerini sanıyorlar. 1 Kasım’ın sonucunu bugünden merak edenlerin ilkbaharı hatırlamalarında yarar var.

7 Haziran seçim kampanyasında CHP, MHP ve HDP’nin söylemleri arasında pek fark yoktu. Hepsi hep bir ağızdan aynı sloganı tekrarlıyorlardı: ‘Seni başkan seçtirmeyeceğiz’. Bunun anlamı açıktı. Hem başkanlık sistemi önerisi, hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan hedef alınmıştı. Karşılarında ise iki ana sloganı ‘ikinci yarı başlıyor’ ve ‘onlar konuşur Ak Parti yapar’ olan bir iktidar partisi vardı. Bu çizgi, seçmen tarafından 13 yıllık statükoyu koruyan bir tutum olarak algılandı. Bunu bir fırsat olarak değerlendiren muhalefet partileri de Cumhurbaşkanı’na yönelik saldırıların dozunu atttırdıkça arttırdı.


Seçimlerden önce CHP, MHP ve HDP bir blok oluşturdukları algısını yaratmışlardı. Bazı CHP’liler, Ak Parti’nin tek başına hükümet kuramaması için HDP’nin yüzde 10’u aşmasına yardımcı olunması gereğini vurguluyorlardı. MHP de HDP’ye karşı anlayışlı bir tutum alıyor, örneğin HDP’nin desteklenmesi yolunda soldan gelen çağrıları eleştirmiyordu bile. Bu blok karşısında iktidar partisi sadece koalisyonun zararlarından söz ediyor ve seçmenden tek başına iktidar talep ediyordu.


Seçimde ne oldu? Seçmen Ak Parti’ye tek başına hükümet kuracak bir çoğunluk vermedi. 7 Haziran öncesi tartışmalar nesnel bir biçimde değerlendirildiğinde seçmenler koalisyon kurma görevini aslında yüzde 54’lük CHP-MHP-HDP blokuna vermiş oldu. Ne var ki, bu blokun partileri Ak Parti’yi hükümetten düşürme uğruna aralarındaki derin ayrılıkları gizlemiş, bir bakıma kendi seçmenlerini aldatmışlardı. Meclis başkanı seçiminde gerçek ortaya çıktı ve blok parçalandı, muhalefet partilerinin bir koalisyonda birleşme olanağı da ortadan kalktı. Bunun tek sorumlusu bizzat bu partilerdi. Tek başına hükümet olma iddiasıyla seçime giren Ak Parti’nin bir koalisyon kurma mecburiyeti bulunmuyordu ve seçmenin ondan böyle bir beklentisi de yoktu. Ancak ülkeyi hükümetsiz bırakmama gerekçesiyle de olsa koalisyon konusunda gösterilen aşırı titiz tutum bir kısım kamuoyu tarafından ters anlaşıldı. Bu durum muhalefet tarafından yine bir fırsat gibi değerlendirildi ve Cumhurbaşkanı tekrar hedef tahtasına konuldu.


Ak Parti’nin diğer partilerden en önemli farkı Türkiye’nin kangrenleşmiş sorunlarına çare aramasıdır. CHP ve MHP yıllardır herhangi bir konuda, herhangi bir çözüm önerisi getirmektense idare-i maslahatçılığı benimsemişlerdir. Bürokratik bir zihniyete sahip bu partilerin kadroları ‘iş de yapma, hata da yapma’ anlayışındadır. HDP’ye gelince terör örgütünün sivil kanadı olarak kendisi başlıbaşına bir sorundur. Ak Parti’nin seçmen tarafından en çok beğenilen yönü olan statüko karşıtlığı istikrarın da en büyük güvencesidir. Çünkü ülkemize yönelik çeşitli saldırı ve risklere karşı statükoya sarılarak değil aksine dinamik çözümler üretilerek çare bulunabilir. Muhalefet ise barış olanağı var olduğunda çözüm sürecini, şiddet eylemleri arttığında ise terörle mücadeleyi eleştirmektedir. Muhalefet yapmaktan başka bir işlevi olmayan bu partilerin oy oranlarında kazanacakları her yüzde, Türkiye’nin istikrarına vurulmuş bir darbedir. İşte hep birlikte parlatıp, meşruiyet kazandırdıkları HDP’nin barajı geçmesi teröristlerin şımarmasına ve terörün azmasına neden olmuştur.


Sonuç olarak patinaj yapan bugünkü hastalıklı parlamenter sistemle 2015 yılı adeta yitirilmiştir. Hiç anlatılmamış bir sistemin seçmenler tarafından kabul görmeyeceğini sanmak bir önyargıdır.Tam tersine başkanlık sisteminin ülkemizin geleceği için ne kadar önemli olduğu pratik içinde görülmüştür.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu