• $9,5953
  • €11,1508
  • 557.064
  • 1492.93
6 Mayıs 2015 Çarşamba

Cumhuriyet finansörleri ve THKP-C

Birkaç yıl önce Atatürk’le ilgili küçümseyici ifadeler içeren ‘Mustafa’ adlı bir belgesel yayımlanmış ve birçok kesim bu yayına sert eleştiriler yöneltmişti. Hatta TÜSİAD’ın amiral gemisi gazete bu belgeselin tanıtımını yaptığı halde sonradan çark ederek tepkilere katılmıştı. Ama bu hassasiyet pek samimi olmasa gerek ki, üyeleri TÜSİADçılardan oluşan Cumhuriyet Vakfı finansörleri ‘Mustafa’ adlı eserin sahibini Cumhuriyet’in başına getirdiler. Gazetemiz yazarlarından Emin Pazarcı’nın yazısından öğrendiğimize göre onun da Genel Yayın Müdürü olarak ilk işi Mahir Çayan’ın eylemlerini öven bir yazı dizisi yayımlamak olmuş.

Bilindiği gibi Çayan ülkemizde diplomat olarak bulunan Efraim Elrom’u 22 Mayıs 1971’de öldürmüştür. Çayan, rehin aldığı ve o tarihte 60 yaşında olan Elrom’u uykusundayken beynine sıktığı bir kurşunla infaz etmiştir. Bu terör eylemi anti emperyalist bir mücadeleyle asla ilgili değildir. Tam tersine, Çayan ve arkadaşlarına bu işi Alman Nazi grupların ihale ettiği iddia edilmektedir. Elrom, ünlü Eichmann’ı Arjantin’den kaçırıp sorgulayan ekibin içindedir. Ölüm kampları führeri Eichmann, İsrail’de 3 Mayıs 1962 tarihinde idam edilmiş, yardımcısı Brunner ise Bekaa’daki FHKP-C kampında tanıştığı THKP-C unsurlarına yüklü bir para ödeyerek Elrom’u öldürtmüş ve böylece 9 yıl sonra intikam alınmıştır. (Bakınız Şalom Gazetesi:11.06.2014)
Cumhuriyet’in seçimlere 1 ay kala Çayan dizisiyle terör propagandası yapması anlamlıdır. Cumhuriyet Gazetesi finansörleri, İstanbul Maltepe’de Mahir Çayan adına bir park açan CHP ile birlikte medyayı da terör destekçiliğine yönlendiriyorlar. CHP’li belediyeler terörist örgütlerin liderlerini birçok kez anmışlardır. 26 yaşındaki gençlerden Türkiye devrimi lideri çıkaramayacaklarını onlar da biliyor, ancak yine de gençleri ölüme özendirmekten vazgeçmiyorlar. Mahir Çayan o yaşta bir genç iken Kızıldere’de arkadaşlarıyla beraber maalesef yaşamını kaybetmiştir. Militanlar ve rehineler o çatışmada ölmüş, sağ ele geçen Saffet Alp yakın ateşle katledilmiştir. Sağ yakalanın bile öldürüldüğü olaydan nasılsa canlı kurtulan HDP yöneticisi Ertuğrul Kürkçü de bu konuları iyi bilmektedir. Kızıldere’de MİT’in o zamanki mensuplarından da görev alanlar olduğu açıklanmıştır. Cumhuriyet Gazetesi’nde Mahir Çayan dizisini yayımlayan belgeselcinin babası da MİT mensubudur, böyle bir babanın oğlu olarak hangi hesaplarla bu diziye başlamıştır?
Bunların kirli siyaset oyunları olduğunun herkes farkında. Her ne kadar kısmen özeleştiri yapmış olsa da Aydın Doğan’ın savcı cinayeti yayınlarında da teröre övgüyü gördük.Bu zihniyet 1960, 1971, 1980 öncesinde sürekli deli-kanlıları kışkırtmış ve sonrasında da onları işkencelerden geçirip asmıştır. Mahir ölmüştür ama onun kurduğu örgüt daha birçok eyleminin yanında mesela 1996 yılında Özdemir Sabancı ve iş arkadaşlarını da katletmiştir. Politik girdaplarda ilke ve tutarlılık kaygısını unutanlar merhum Özdemir Bey’in anısından bile rahatsız olmuyorlar. Bir insan amcasına, akrabasına, meslek ve örgütdaşına nasıl bu kadar vefasız olabilir? Demek ki işler göründüğü gibi değil.
Cumhuriyet Gazetesi’ndeki teröre övgü dizisi aslında çok yararlı olmuştur. Terörün kaynağını, faili meçhullerin failini, kargaşa ve kanlı eylemlerden kimin beslendiğini, ‘Mustafa’ belgeselleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm değerlerini aşağılayanların nerelere kadar düşebileceklerini göstermesi açısından faydalıdır.

Cumhuriyet finansörü tüsiadçılara 6 soru

1. Atatürk’ü küçümseyici ifadeler içerdiği söylenen ‘Mustafa’ belgeseli sahibini neden ödüllendirip genel yayın müdürü yaptınız?
2. Bu kişinin seçim öncesi terörist Mahir Çayan’ı öven bir dizi yayınlamasını nasıl buldunuz?
3. Nazi kasabı Eichmann’ı yakalayan Elrom’un öldürülmesi sizce antisemit bir cinayet değil midir?
4.CHP’nin Mahir Çayan parkı açması sizce olağan mıdır?
5. Üyeniz, arkadaşınız ve akrabanız Özdemir Sabancı’nın Çayan’ın kurduğu örgüt tarafından öldürüldüğünü unuttunuz mu?
6. Beğenmediğiniz partiyi zayıflatmak için teröre destek dâhil her yol mubah mıdır?

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri