• $9,2456
  • €10,806
  • 531.195
  • 1432.8
16 Mayıs 2015 Cumartesi

Borsada inip çıkan turuncu devrim fiyatları

Sırbistan, Ukrayna ve Makedonya turuncu devrim süreçlerinde de gördüğümüz gibi zamanında beyaz zehir ve beyaz kadın ticaretiyle uğraşmayı meslek edinmiş bazı beyaz güçler son dönemde turuncu devrimciliği daha kârlı bir sektör olarak değerlendirmeye başlamışlardır. Petrol ve doğalgaz mücadeleleri ve bununla ilişkili finans savaşları sadece topla, tüfekle yapılmıyor. Boru hatlarının geçtiği ülkelerde yüz binleri sokağa dökmeyi ya da ABD çıkarları için kullanmayı becerebilen çıkar çevreleri bu sayede milyarlar kazanabiliyorlar.

Petrol fiyatlarını etkilemek, boru hatlarını engellemek ya da kaynakları yağmalamak isteyen gizli servisler sivil toplum kuruluşu ya da gazeteci kılığında kendilerine bağlı çok sayıda ajan besliyorlar. Bu tür örgütlenme, propaganda ve kışkırtma faaliyeti ilk bakışta pahalı görünmekle beraber gerçek bir savaşa nazaran son derece ucuzdur.
Ukrayna’daki Maydan kalkışması açıkça Rus doğal gazının Avrupa’ya ulaşmasını engellemek içindi. Mısır’daki Tahrir kalkışması İsrail’in kullandığı doğalgazın dörtte üçünü gönderen Mısır kaynağını garanti altına aldı. Türkiye’deki Gezi olayında da aynı stratejik hedefler rol oynamıştır.
Enerji savaşları dünyada yeni bir beyaz ya da turuncu devrimciler sınıfı, Gene Sharp gibi fikir önderleri, NED, Açık Toplum Ensitüsü, Albert Einstein Vakfı gibi kuruluşları ortaya çıkarmıştır. İstanbul Borsası ve para piyasalarında etkili olan uluslararası çevreler her ürün gibi bu ajanların eylemlerine de kendilerince fiyat vermektedirler. Planlanmış kurgu devrimleri gizli servislerle olan ilişkileri nedeniyle önceden bildikleri için o konu üzerinde de oynamaktadırlar. ABD’nin Makedonya’da bir turuncu devrim hazırlığı içinde olduğu 15 Ocak’tan itibaren bu çevrelerde konuşulmuş ve bu planlar borsa deyimiyle satın alınmıştı. Bu etkileşimle Türkiye piyasalarında nedeni anlaşılamayan hareketler oldu.
ABD’nin bu tür yöntemlere başvurup rahatça kurgu devrimler organize edebilmesinin bir nedeni de tüm dünyada solun içine düştüğü derin bunalım ve tükenmişlik duygusudur. Sol hareket ve bireyler giderek daha belirgin bir şekilde siyasal konum ve eylemlerini küresel lobiler emrinde bir kazanç kapısına dönüştürmüşlerdir. Gerçi Troçkist sol gruplar eskiden beri ‘dünya devrimi’ için ekonomik koşulları oluşturacak güç olarak gördükleri küresel kapitalizmi desteklemeyi ilke edinmişlerdir. Macaristan’da gaz projesi için toplanılan 7 Nisan günü bu ülkeye karşı kampanya başlatılması sebepsiz değildir. Gezi bahanesiyle yeni havaalanı ve üçüncü köprüye karşı çıkanları de unutmadık.
Mayıs ayı içinde gördüğümüz başka bir gerçek küresel kapitalizme yanaşma çabasında kendine destek arayan solun tarihi çarpıtma çabasıdır. Batıcı sol, İkinci Dünya Savaşı’nı sadece bir Yahudi Soykırımı meselesine indirgemiş, emperyalistler arasındaki çatışmayı ve Nazilerin ‘hayat alanı’ olarak gördükleri Doğu Avrupa’da aşağı ırk saydıkları Slavlardan en az 40 milyonunu katlettiklerini unutmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın bitişi olan 8 Mayıs onlar için önemsizdir.
Liberalleşmiş sol, artık küresel kapitalizmin ve onun yerel unsurlarının yandaşıdır. Bu özelliğiyle de gerek ülkemizde, gerekse pek çok başka ülkede bağımsız bir güç olma vasfını kaybetmiş bir stepnedir. Halka karşı oligarşiden yana tavır almak tam anlamıyla gezi zihniyetidir, içi boş hatıralar ve romantik isyancı gevezeliği ise turuncu renkli devrim gazıdır.

<p>Trump için Rahip Brunson neyse Biden  için Osman Kavala o mu? 10 ülkenin büyükelçisinin yayınladı

ABD'nin Kavala ısrarı neden?

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor