• $8,5081
  • €10,2833
  • 499.331
  • 1441.33
03 Mart 2015 Salı

Aziz Nesinlik bir sol

Vehbi Koç Vakfı, Aziz Nesin’in oğlu solcu Ali Nesin’e gençlere yönelik ‘Matematik Köyü’ çalışmalarından ötürü ödül vermiş. Bu ödülün sanayi ve finans işverenleri tarafından bir matematikçiye verilmiş olması tabii ki çok doğaldır. Garip ve Aziz Nesinlik olan tavır ise Ali Nesin’in ödül töreninde ‘Koç ve Nesin aileleri uygarlık mücadelesinde safları sıklaştırdı’ demesidir.
Ali Nesin, Koç ailesiyle birlikte verdikleri uygarlık mücadelesinden söz ederken bilinen bir denkleme değinmiştir. Ali Nesin burada herhalde geçmişten beri bütün darbelerin taraftarı olan, 12 Eylülleri gazete ilanlarıyla teşvik eden oligarşik bir zihniyetle işbirliği gereğini ifade etmek istememiştir. Burada kastedilen Koç Ailesi’nin ekonomik faaliyetleriyle baba Nesin’in edebiyat, oğul Nesin’in matematik faaliyetlerinin aynı uygarlık çizgisini paylaştığıdır.
Ne var ki, ekonomik gelişmenin kendiliğinden ve zorunlu olarak insanlık için daha iyi bir gelecek sağlayacağı iddiası bir matematikçiye yakışmayacak kadar sığ bir düşüncedir. Matematiğin kendisi de onu kullanan niyete göre uygarlığa da hizmet edebilir, barbarlığa da. Mizahın halkı ve demokrasiyi alaya alan, 28 Şubat gibi faşist darbeleri teşvik eden işlevleri de olabilir, egemenleri halk nazarında sıradanlaştırarak demokratikleşmeyi teşvik eden yanı da. Ancak tarihin düz bir çizgi izlediği, belirli aşamalardan geçtiği ve teknolojik gelişmenin mutlaka olumlu karşılanması gerektiği görüşü totaliter ve ilkel bir düşüncedir. Nitekim ‘planlama artı elektriğin yaygınlaşması eşittir komünizm’ şeklindeki denklem sonuçta ancak toplama kamplarını, baskı ve zulüm rejimini doğurmuştur. Bu sadece hızlı kalkınmacı bir devlet kapitalizmidir, pozitivist soldur. Bu tür bir eğilimin devlet eliyle palazlanmış Türk oligarşisi ve onun fikri temsilcileri tarafından paylaşılması olağandır.
Türkiye’de sol deyince herkesin aklına işçiden, emekten yana olduğunu söyleyen bir akım gelir. Gerçekte bu tanım solla değil, sosyalizmle ilgilidir.19’uncu yüzyılda sosyalistler ne sağda, ne de solda idiler. Onlar kapitalizmi değil bambaşka bir sistemi savunmaktaydılar. Fransız bayrağının renklerinde, tekrarlayalım, beyaz sağı, mavi solu, kırmızı ise sosyalizmi temsil etmekteydi. Sosyalizmin kurucularından hiçbirisi kendisini solcu olarak tanımlamamıştı. Fakat kapitalizmin Batı’da kesin başarı kazandığı ve sosyalizm umudunun tükendiği 20’nci yüzyılda Batılı sosyalistler de kendilerini sol olarak ifade etmeye başladılar. Sol, kapitalizmin kültürel üstyapısını savunur, sermayenin topluma daha iyi nüfuz edebilmesi için eski gelenekleri, tarihsel ve kimliksel dokuyu yok etmeye çalışır. Kapitalistler nasıl doğayı ve insan bedenini tahrip ediyorsa, onların fikri temsilcileri de insanı insan yapan ruhunu yok etmekle meşguldür. Bu bakımdan oligarşiyle sol arasındaki gönüllü işbölümünde şaşılacak bir şey yoktur.
Soğuk savaşın bitiminden ve Sovyetlerin çöküşünden sonra sistem kendisine yeni düşman olarak İslamiyet’i ilan etmiştir. Sol akımların büyük bir çoğunluğu bu yeni saflaşmada tereddütsüz olarak küresel kapitalizmden yana tavır almıştır. Solcuların kapitalizmi destekleme bahanesi ekonomik gelişmenin işçi sınıfının güçlenmesine yol açacağı, bunun da sistemi çökerteceği iddiasıydı. Oysa yeni sanayi devrimleri işçi sınıfını ortadan kaldırmış, sistem çökmemiş fakat sol, desteğini bu kez de ‘liberal hayat tarzında birleşme’ bahanesiyle devam ettirmiştir. Solcular ülkemizde halkın ve demokrasinin karşısındalar, zamanında Dersim katliamını destekledikleri gibi, bugün de Barış Süreci’ni dinamitlemek peşindeler. Sistemin desteklediği ve bu nedenle kültürel bir egemenlik kurmuş bulunan sol yazar ve aydınlar kimi zaman aralarına gerçekten değerli insanları da katabiliyorlar, ama Ali Nesin’in de altını çizdiği gibi sonuçta onlar da sistemle aynı saftalar. Adına ‘uygarlık denilen barbarlığa karşı tek başına kalabilmek cesareti’ göstermek için ancak büyük matematikçi Alexandre Grothendieck gibi olmak gerek.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı