• $7,4042
  • €8,9785
  • 419.36
  • 1472.63
30 Aralık 2014 Salı

1914-2015 Türkiye yaşıyor, devleşiyor

Bugün 30 Aralık. 100 yıl önce Sarıkamış’ta karlar altında can veren atalarımızın anısı için hatırlayalım. 1912’den 1922’ye kadar uzanan 10 yıllık sürede bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan insanlar 5 milyon kayıp verdi. 1927’deki ilk sayımda nüfusumuz 13 milyondu. Hepsi verimli yaşta 5 milyon insanın ölümünden sonra 13 milyon. Kurtuluş Savaşı’nda bazı köylerde sadece ihtiyarlar, özürlüler, kadınlar ve çocuklar kalmıştı. 12 yaşından yukarı erkek çocuk bile yoktu. Bugün gurbetçilerle birlikte en az 80 milyonuz, hayatta kalmamıza, yeniden doğmamıza katkısı olan herkese teşekkür borçluyuz.

Birinci Dünya Savaşı’nda Yunanistan o zaman 4,8 milyon olan nüfusundan 176 bin, İngiltere 45 milyonda 900 bin, müttefikimiz Almanya o zamanki 65 milyonluk nüfusundan 2 buçuk milyon, 160 milyonluk koca Rusya ise sadece 3 milyon kayıp vermişti. Peki Türkiye neden 1923’teki topraklarda Müslüman nüfusunun üçte birini kaybetmişti? Atalarımız neden öldüler? Bu soruyu sormamak kendimize saygısızlıktır.
Batı uygarlığının önemli düşünürü Renan şöyle diyordu: ‘İslam fanatizmdir. İsmail’in çocukları sefaletten ölmedikçe veya terör uygulanarak çöllerin en dibine kadar sürülmedikçe savaş ebediyete kadar devam eder. İslam Avrupa’nın inkârıdır.’ (‘Semit halkların insanlık tarihindeki yeri’-1862)
Renan’ın öğrencisi Gustave le Bon 1884’te devam ediyordu: ‘İslam insan aklı için zararlıdır. Fethettiği ülkelerde insan ruhunu rasyonelliğe kapamıştır.’ (‘Arap Uygarlığı’)
Bu görüşler aslında tüm Batı uygarlığının vizyonuydu. Almanya olsun Anglo-Sakson cephesi olsun çatışan iki taraf Avrupa’da bir etnik temizlik yapmak ve Müslümanları (bu arada Yahudileri de) sürüp atmak peşindeydiler. Almanların Osmanlı’ya destek olur görünmeleri, Türkiye’yi asker deposu olarak kullanmaktan ve İslamiyet’i savaşlarla bitirme stratejisi izlemelerinden kaynaklanmaktaydı.
Ne yazık ki aynı anlayışın Türkiye’de de öğrencileri vardı, İttihat ve Terakki’nin yayın organı ‘Jön Türk’ dergisi Müdürü Jabotinsky yıllarca İttihatçı, Türkçü ve İngiltere aleyhtarı propaganda yaptıktan sonra savaş başlar başlamaz Türkiye’den ayrılmış ve Fransa’ya gelir gelmez şu cümleyi telafuz etmişti: ‘Türklerin bulunduğu yerde ne ot biter, ne de güneş doğar. Siyonizm için en iyisi Türkiye’nin parçalanmasıdır.’ ( http://www.terredisrael.com/Jabotinsky) Bir ibret belgesi değil mi? Türkiye’de politik manevralar yaparak kendini üst akıl sanan Siyonist gazeteci, o tarihte bir süre sonra Türklerin değil asıl Yahudilerin Avrupa’dan kazınacağını göremiyor ve cellatlarına alet oluyordu.
Türkiye’yi yok edip Müslümanları Asya içlerine doğru sürmek isteyenler amaçlarına ulaşamadılar. Halkımız en güçsüz olduğu dönemde ayakta kalmayı başardı. Tersine Batı kargaşaya düştü, kaos ve devrimler birbirini izledi. 1917 Rus devrimi Batı uygarlığı için bir sürprizdir. O tarihten itibaren Batı ve başta ABD-İngiliz odağı İslamiyet’i doğrudan hedef alan stratejisini gizlemeye başladı. İslamiyet’in içine Batı modernizmiyle İslam’ı birleştirdiğini iddia eden ajanlar yerleştirdi. ‘Zamana uygun İslam’ anlayışı yoluyla kadim uygarlığı yozlaştırma yöntemleri denendi. 1990’da Sovyet Rusya kampı dağılıp ‘dünya sistemi’ ne yönelik sosyalizm tehdidi ortadan kalkar kalkmaz ise o güne kadar gizli tutulan vizyon tüm açıklığıyla yine sahneye konuldu. İslam’ı sistemin dışına itmek ve İsmail’in çocuklarını çöllere sürüp açlıktan ölmeye mahkûm etmek çabaları Huntington’un ‘Uygarlıklar Çatışması’ makalesiyle (1993) yeniden gündeme geldi.
100 yıl sonra ABD’nin İslam dünyasına yönelik saldırıları başarısızlıkla sonuçlanıyor. İşte bu yılın son günlerinde Afganistan’a da boyun eğdiremeyip, çekiliyorlar. Irak müdahalesi sonucunda 2009 yılından beri ekonomik krizle boğuşuyorlar. Son dönemde sahneye koydukları IŞİD stratejisi de çıkmazdadır. Küresel kapitalist dünya sisteminin geleceği karanlıktır. Türkiye, 2015’e G20’nin başkanı olarak giriyor, güzel şeyler görmeye başlayacağız, bu bir kehanet değil.

<p>Süper Lig'in 27.haftasında Beşiktaş, düşme hattından kurtulmak isteyen Yukatel Denizlispor'u Voda

Beşiktaş-Denizlispor Maç Önü

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı

Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı'nda incelemelerde bulundu