• $7,3737
  • €8,9811
  • 443.09
  • 1551.57
30 Aralık 2012 Pazar

Yaşamın bahçevanları

Büyük edebiyatçılar hep şöyle hisseder: 'Yazmasam delirirdim.'  
Bu duyuşu, belki bütün sanatlara ve hatta tutkuyla yapılan bütün mesleklere uyarlayabiliriz.
Monet, 'Resim yapmaktan başka bir şey düşünemiyorum. Bıraksam aklımı yitiririm' demiş.
Öyledir, Monet'nin tüm dünyası resimdir. Işık ve renkle nefes alır.
Hayatının aşkı Alice ölünce tuvali bırakır, bunalımdadır.
Ama vazgeçmez. Girdiği bunalımdan yine tutkusuyla çıkar. Alice ile çıktığı son Venedik gezisinin tablolarını yapmaya verir kendini. Hayata döner. Sanat işte böyle bir yaşam gücü katar insana.
Yaşlandığında katarakt hastalığı ilerler, ksantopsi hastalığı nedeniyle bakışı bulanıklaşır ve sarımsı görmeye başlar. O dönemde çizdiği resimlerini, üç kornea ameliyatının ardından iyileştikten sonra görünce şoka uğrar ama 'Bunları ben mi çizdim' der. Yaşamı boyunca 'utandığı' pek çok tabloyu yok eden Monet aşırı sarı ve kırmızı tonların hakim olduğu resimleri saklar. Özellikle Japon Köprüsü serisini...
Monet Ekim'den beri İstanbul'da... Çok yakında gidiyor. Acaba onu gördünüz mü?
Onun Emirgan'daki dünyaca ünlü bahçesini kaçırdınız mı yoksa?
Biliyorsunuz, sanatçılar yaşamın bahçevanlarıdır. "foto.20121229231747.jpg"
Ve her bahçevan, muhakkak biraz da ressamdır.
Ama Monet özellikle hem ressam hem bahçevandır.
Çizmek için olağanüstü güzellikle bahçeler yapmıştır. Çok paralar harcamış, yıllarını vermiştir.
GÜLER SABANCI'NIN CÖMERTLİĞİ
Paris yakınlarındaki Argenteuil ve Giverny köyündeki 'renk bahçelerinde' ışık oyunlarını günün her saatinde görebilmiş ve ölümsüzleştirmiştir. 'Büyük ressamlar yalnızca ışığın yansımalarını görür ve çizerlermiş.'
Monet'nin bütün eserleri bir araya getirilmişti. 2010 Sonbaharında, buz gibi bir havada Paris'te Grand Palais Müzesi'nde sergiyi gezmiştim. Avrupa'da yılın sanat olayı olarak gösterilmişti. Çünkü 75 müzeden 200 Monet toplanmıştı.
Sonra bir Londra seyahatinde sevgili Nazan Ölçer'le sözleşip, protokol heyetinden ayrılmış ve Leonardo Da Vinci sergisine gitmiştik. Da Vinci, sanat tarihinin en görkemli ismi...
Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) Müdürü Nazan Ölçer'le o gün Monet'nin Türkiye'ye getirilmesi üzerine sohbetimiz olmuştu. Nazan Hanım'ın bu
projeyle uğraştığını öğrendiğimde ne mutlu olmuştum. 27 Kasım 2011'de bu müjdeyi okurlarımıza vermiştim. Sabancı Müzesi, Güler Hanım'ın cömert yatırımıyla bu projeyi hayata geçirdi ve Monet'yi İstanbul'la buluşturdu.
Kaçmaz...
Bence SSM, küçük olmasına rağmen bahçesi ve özel konumuyla dünyanın en güzel müzelerinden birisi...
Harika bir iş daha başardılar.

İKSV klasik müzikle büyüyor
2012 siyasetin keskin yapıldığı, zorlu ve yorucu bir yıldı. Hepimiz için.
Öyle görünüyor ki 2014 sonuna kadar böyle devam edecek.
Sanat ve kültür bize yaşamın siyasetten ibaret olmadığını gösteren en kıymetli zenginlikler. İstanbul, 2012'yi bu açıdan şahane bir yıl olarak yaşadı. Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Borusan uluslararası çapta birbirinden çarpıcı etkinliklerle sanatı İstanbul'a taşıdılar.

"foto1.20121229231840.jpg"

Pera'daki Frida ve SSM'deki, Rembrandt unutulmazlar arasındaydı. İKSV'yi her şeyin başına yazarım. Ülker de resim sanatına büyük yatırımlar gerçekleştirmeye başladı. Murat Ülker çok ciddi ve büyük koleksiyoner. Kurumsal olarak da ölçek büyüteceklerine inanıyorum. Hele bir mekan edinirler ve İstanbul'a armağan ederlerse işte o zaman nefis olur. 2012'deki Doğançay organizasyonları etkileyiciydi. 
Yaşam bize kendini açar. Tıpkı sanat eserleri gibi. Mesele onu görüp görememekte. Bakıp, görmeyi öğrenmek gerek.
Ne bildiğimiz kadar ne gördüğümüz de önemli. İstanbul belki kötü yapılaşıyor, kontrolsüz büyüyor ama kültür ve sanat alanında görmezden gelinemeyecek atılımlarla hayatımızı güzelleştiriyor.

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Enerji timlerinin zorlu öesaisi

Yol kenarında biriken kardan araba yaptı