• $13,4638
  • €15,3261
  • 770.851
  • 1857.4
2 Ocak 2013 Çarşamba

Türkiye'nin çıkarı nasıl korunur?

ABD-Türkiye-Irak' hattında olağanüstü gelişmeler yaşanıyor.    
Suriye ve İran da sürece dahil edilince Ortadoğu 'gerilim hattına' dönüşüyor.
Ulusal çıkarlarımız ve bölge istikrarı açısından sorunun en can alıcı bölümünü 'Kürt dosyası' oluşturuyor.
Ortadoğu'da, paralel biçimde Sünni-Şii rekabeti de ilerliyor.
Fakat merkezdeki konu: Petrol...
Bölgedeki son 150 yılın bütün denklemlerindeki 'tek bilinen' aynı: Kara elmas. 'Tek sabit' de diyebiliriz. Kavga petrol paylaşımları üzerinden yürüyor.
Bu perspektif ışığında Irak'a yakından bakmanın tam zamanı. Baş döndürücü olaylar, inanılmaz planlar ve şaşırtıcı müdahaleler oluyor.
Üç gündür arkadaşımız Şenay Yıldız'ın 'Oyunun Adı Irak' dizisini yayımlıyoruz.  Ortadoğu'yu yakından izleyen saygın akademisyenler Prof. Recep Boztemur, Prof. Meliha Altunışık ve Doç. Veysel Ayhan'la yaptığı röportajlar neler olup bittiğini anlamak için 'adeta pusula' gibi. Dahası, yakın ve ileri tarihlerde yaşanabilecek muhtemel olaylarla ilgili de 'işaret fişeği' niteliğinde. Ben faydalandım, hem genişlemesine, hem de derinlemesine analizler ortaya çıkmış. Yarın da Çukurova iştiraki Genel Enerji'nin Başkanı Mehmet Sepil'le yapılan bir röportaj daha yayınlayacağız. Sepil, 'Türkiye, Osmanlı'da olduğu gibi petrol mücadelesinin dışında kalmamak için ne yapmalı?' konusundaki önerilerini anlatıyor.
ANKARA'NIN HEDEFİ NE?
Prof. Boztemur, Ankara'nın, 'Barzani üzerinden bütün Kürt hareketinin hamisi olmaya çalıştığını' söylüyor. Türkiye-Kuzey Irak yakınlaşmasının ana motivasyonu olarak da şunu görüyor: 'Batılı devletler Irak'ın kuzeyinde peş peşe petrol anlaşmaları imzalarken, oyunun dışında kalmamak.'
Başbakan, Kürt petrolünü Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımayı, bölgedeki doğalgaz sayesinde de Rusya'ya bağımlılığı sona erdirmeyi planlıyor. Kürt sorunuyla ilgili mevcut veya potansiyel bütün gelişmelerde de 'masada olmayı' istiyor.
Prof. Altunışık ise, Şii-Sünni gerginliğine dikkat çekiyor. Çok haklı. Bakın Irak'ta Şii destekli Bağdat yönetimine karşı Sünni ayaklanmaları başladı. Arap-Kürt uyuşmazlığı zaten had safhada. Bütün bu sosyolojik dinamikler Suriye için de geçerli. Varın bölgedeki için için kaynamayı siz hesaplayın.
Altunışık ve Doç. Ayhan, ABD'nin bölgeye bakışında ana unsurun petrol ve doğalgaz olduğu görüşünü dile getiriyorlar. Bunun arka planında hem fiyatı kontrol etme hem de bu iki stratejik ürüne hakim olma hedefinin yattığını söylüyorlar. Haklılar. Olayın elbette 'bir de güçler dengesi' faktörü var.
WASHINGTON FRENE NEDEN BASTIRDI?
Irak bölünebilir ya da İranlaşabilir.
Hatırlarsınız, iki hafta önce Başbakan Erdoğan, Irak için 'Suriye gibi olabilir, kaygımız bu' demişti. 
Tablo işte böyle...
Bir ucunda petrol ve doğalgaz, diğer ucunda Şii-Sünni rekabeti...
Arap-Kürt gerginliği...
Suriye'deki iç savaş tedirginliği...
Washington son üç aydır Ankara ve Erbil'i sıklıkla uyarıyor: 'Birbirinize çok yaklaştınız, hızlı ve ileri gidiyorsunuz.'
ABD, frene bastırıyor.
Türkiye'nin kontrolsüz büyümesinden endişe ediyorlar büyük olasılıkla. Rahatsız oluyorlar.
Ankara ve Erbil ise kararlı görünüyor. Aslında her ikisi için de kendi çıkarları açısından başka şans yok.
Türkiye büyümek için enerji bağımlılığını gidermeye mahkum. Kuzey Irak Kürtleri ise dünyaya açılmak için Türkiye'ye...
Erdoğan'ın ekibi, ABD'ye gitmek için planlama yapıyor. Gündemin ilk maddesinde Suriye değil, Irak var. Ve bu ikisi de birbiriyle ilişkili.

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı