• $12,5719
  • €14,1887
  • 726.446
  • 1779.45
14 Ocak 2013 Pazartesi

Türkiye nasıl büyüyecek? Nasıl mutlu olacak?

Tolstoy'un o ölümsüz Anna Karenina romanının giriş cümlesini biraz değiştirerek şöyle desem olur mu acaba?
'Bütün gelişmiş ve mutlu ülkelerin toplumları birbirine benzer. Her mutsuz toplumun mutsuzluğu ise kendine göredir.'
Türkiye bir kırılma noktasında.
Büyüyecek mi, gelişmiş ülkeler arasına girecek mi, halkını mutluluğa ve refaha ulaştırabilecek mi?
Yoksa patinaj mı yapacak?
'Mucizeler süreklilik istiyor.'
Sıçrama için zamanlama uygun.
Tarihte ilk kez yükselmekte olan ülke ekonomilerinin büyüklüğü, gelişmiş ülkelerinkini bu yıl geçiyor. Brezilya, Çin, Hindistan, Rusya...
'Türk asrı da yakın mı acaba?'
Ne yapmalıyız, neleri yapmaktan kaçınmalıyız? Gelin beraber zihin egzersizine geçelim. Tartışalım. Gerekirse hafta boyu bunun üzerine konuşalım, yazalım. Bugün büyük fotoğrafı çizelim, konu başlıklarıyla ilerleyelim. Görüş, öneri ve eleştirilerinizle konuları yeri geldiğince tek tek açalım.
YARGI VE EĞİTİM REFORMU ŞART
Cumhurbaşkanı Gül 'orta gelir tuzağı' diyerek bir noktaya kadar gelip orada durmaya dikkat çekmişti.
Başbakan Yardımcısı Babacan, geçen hafta 'büyük hedeflere ulaşabilmek için yargı ve eğitim reformu yapmak zorundayız' dedi.
Haklı elbette. 'Toplumun bir numaralı beklentisi adalet.'
Gerçek ve hızlı adalet. Her türlü müdahaleden arındırılmış bir yargı sistemi her şeyin başı. Eğitim sistemi ise adeta yap boz tahtasına döndü.
Üniversiteler açısından çok olumlu gelişmeler de yaşanıyor, geriye gidiş de...
Hayati önemde bir konu.
İlk on ülke arasına gireceksek, 'nasıl bir üniversite' tartışmasını yapmalıyız.
Yargı ve eğitim dosyalarını tek tek, detaylı ele almalı eğer 'Büyük Türkiye hayali' kuruyorsak.
TERÖRÜ ÇÖZDÜRÜRLER Mİ?
Başbakan Erdoğan, 'er veya geç bu prangaları atacağız, terör belasından kurtulacağız' dedi önceki gün.
Bir an düşünsenize...
Bizim ülkemizde terör bitmiş, en azından marjinal hale getirilmiş. Neler olurdu? Erdoğan Fransa'ya 'ne görüştün teröristlerle?' diye haklı olarak tepki gösteriyor.
Bugün bizim topraklarımızda ABD, Alman, Fransız, İngiliz ajanları cirit atıyor. Kürt sorununun ve PKK kartının Ortadoğu denkleminden çıkartılmasını acaba kimler ister, kimler itiraz eder?
Türkiye büyüsün istiyorsak, asker de güçlü olmalı elbette. Hele bugünkü gibi kurumlar arası işbirliğinin sağlandığı bir ortamda.
CHP'Yİ OYUNA DAHİL ETMEK...
Kılıçdaroğlu, kalabalık bir heyetle Çin'e gitti. Çok önemli bir gösterge. Önce Avrupa'yı ziyaret etmişti. Amerikalılar ona geldiler. Suriye konusunda farklı bir çizgi izledi. Türkiye adına bir güçtür. Hiç ucuz politikaya malzeme yapılmasın. Bugün hiçbir ülke monolitik değil. ABD için bile 'hangi Amerika' sorusu gündeme getirilir. Önemli olan ülkenin ulusal çıkarını artırmaktır. Bunu kimin yaptığına takılıp kalamayız.
Kılıçdaroğlu inisiyatif alıyor. Almalı da. Erdoğan Afrika'ya gidiyor, Kılıçdaroğlu Çin'e, Gül yakında Mısır yolcusu. İşte böyle...
İç barış en hayati konumuz. Kemal Derviş ekonomik hedeflere ulaşmak için bunu şart gösteriyordu.
Enerji bağımsızlığı veya en azından enerji güvenliğini garanti edecek karşılıklı bağımlılıklar ise bir diğer kritik başlık...
Yarına devam edelim, hep beraber...
<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Kedi ile köpeğin şaşırtan dostluğu

Omicron varyantının semptomları açıklandı

Zor şartlarda mangal kömürü üretip ailelerinin geçimlerini sağlıyorlar