• $7,3666
  • €8,9801
  • 442.872
  • 1551.57
18 Eylül 2012 Salı

Siyaset tükenmez

AKŞAM'ın dünkü özel manşetinde yer alan Başbakan Erdoğan'ın 'Elimden geleni yaptım, karşılık bulmadı' sözleri Türkiye'nin bir numaralı konusu oldu.
Başbakan'ın taziye telefonunda Sırrı Sakık'a ilettiği bu samimi sitemin o denli yankı bulmasının haber ve gazetecilik boyutu ayrı. Bugün derdimiz o değil. Türkiye'nin en güçlü siyasi figürünün içtenlikle ifade ettiği o sözlerin gündem olmasının memleketin ihtiyacıyla ilgili bir anlamı var.
Yorulduk.
Yılmadık ama yorulduk.
Artık kimse şehit haberleri duymak istemiyor.
Memleketin bölünmesine de izin verecek değiliz.
Türk'üyle Kürt'üyle halkın bu yönde en ufak bir talebi olmadığına göre...
Siyaset, problem çözmekse işte size yeni bir zemin...
Şu anda milletin içine düştüğü hakim psikoloji ve algının aksine, PKK'ya çok ağır darbeler indiriliyor. Belki eşi benzeri görülmedik operasyonlar yapılıyor. İşte Erdoğan'ın dün açıkladığı en son rakama göre bir ayda 500 PKK'lı öldürülmüş. 500 PKK'lı...
Erdoğan-Sırrı Sakık diyaloğunu herkesi atlatarak bütün detaylarıyla yazan ve gündem belirleyen muhabirimiz Helin Alp, dün manşet haberin devamı için BDP'lilerle görüştü. Yazı İşleri toplantısına bağlanarak izlenimlerini anlatmasını rica ettim. Onlar da yorgun, onlar da mutsuz. Çıkış olmadığını görüyorlar. İfadelerinde bir farklılık sezdik. PKK'lılarla kucaklaşma görüntüleri çok büyük hayal kırıklığı yaratmıştı. Silkinip toparlanmaları gerekiyor. Bakın, dünkü röportajında MHP'li Ümit Özdağ da BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı çıkıyor. Gerçekten de bu doğru bir yöntem değil. Denenmiş ve başarısız olmuş bir uygulama. PKK'nın bizi içine çekmeye çalıştığı tuzak tastamam bu. Siyaset tükensin, umutlar kırılsın, şiddet sarmalı güçlensin...
BDP'nin de zorlukları olduğunu anlamamız gerekiyor.
PKK'yı aradan çıkarmalıyız.
Yeni bir siyaset dili ve kanalı bulmalıyız. Bunu yapabiliriz.

İŞTE GELDİĞİMİZ NOKTA
Kanın durmasını en çok Güneydoğu'da yaşayan Kürt kardeşlerimiz istiyor, bundan eminim. Şehitlerimizin acısını herkes yüreğinde hissediyor, bölgede ağır bir hava ve baskı ortamı var. PKK'nın baskısı...
Belki de BDP üzerindeki PKK baskısını kaldıracak özel bir çaba gerekiyor.
Halka yönelik terör baskısını yok edecek ayrı bir çaba da...
Bakın yerel seçimler yaklaşıyor, terör örgütünün tehdit ortamını değiştirmek zorundayız.
Gelinen noktada çerçevemiz şu:
Öcalan etkisiz eleman...
PKK asla muhatap alınamaz ve güvenilemez bir terör örgütü.
BDP, PKK'nın ağır baskısı altında...
Halk, devletin ve milletin birliğinden yana.
İç ve dış istihbarat paylaşımında ilerleme var ama istenen düzeyden çok uzakta.
'Sahada' ortak operasyonlar anlamında mutlak iyileşme yaşanıyor.
KCK operasyonları ayrı bir devlet kurma arayışına ağır darbe indirdi.
ABD ve Avrupa terörle mücadelemize ses çıkarmıyor ama aktif desteği yok.
İran ve Suriye, Ortadoğu'da manevra alanımızı daraltmak için teröre destek sağlıyor, en iyimser ifadeyle göz yumuyor.
Bu tabloya bakarak, 'yine de çözüm var' diyecek noktadayız.
Siyaset tükenmez.
Yeter ki bilançonun artı ve eksi hanelerini doğru okuyalım.
Benim babam, on yıl önce ölüm döşeğindeydi. Üzüntümü hafifletmek ve teselli etmek için o haldeyken 'Oğlum hiç üzülme. Allah bize evlat acısı yaşatmasın' demişti.
İşte, Sırrı Sakık'ın o en büyük acıyı yaşarken, Başbakan'dan gelen taziye telefonunda söyledikleri ve Erdoğan'dan duydukları belki başka anne ve babaların gözyaşı dökmesini engelleyecek yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Ne dersiniz?

<p>Son zamanlarda hayvan dostlarımıza artan şiddete ve bir ticari mal gibi alınıp satışına karşı dur

Zeki Gümüş'le 'Rastgele' hayvan barınağında!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

ABD'nin 46'ncı başkanı Joe Biden, Beyaz Saray'a geldi