• $7,4396
  • €9,0131
  • 420.908
  • 1468.63
20 Nisan 2011 Çarşamba

Rusya'da izin verirler mi?

Cüretleri inanılmaz...  Bu kadarını kimse beklemiyordu. Belgesini de yayınladık... Turkcell'i ele geçirirsek diye 'özel bir tarife' anlaşması yapmışlar. Ve ödüllendirmeyi şöyle planlamışlar:
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan onay alınması için 313 bin dolar,
SPK'dan geçmesi için 313 bin dolar daha,
Rekabet Kurumu'ndan 'evet' için yeni bir 313 bin dolar,
Turkcell tamamen kontrol altına alınsın diye 313 bin dolarlık final ödeme...
Gerçekten akılalmaz...
Önce bir ortak, Türk gazetecileri İsveç'te ağırladı, ardından Rus ortak başka
gazetecileri Moskova'da...
Bu arada SPK'ya gittiler, BTK'ya da... Hükümet kapısını aşındırdılar, en sonunda Çankaya Köşkü'ne de çıktılar...
Herhalde 'Turkcell'i ele geçireceğiz bizi destekleyin' derken umutluydular.
Ama o belge var ya o belge...
Çok şey anlatıyor.
Bu vesileyle gerçekleri hatırlayalım...

ASLINDA BÜTÜN MAL DEVLETİN
Turkcell ve diğer GSM şirketlerinin devletle yaptıkları imtiyaz sözleşmeleri var. Faaliyetler bu esaslara göre yürütülür. Adeta ticari anayasa... Taraflar devletle masaya oturduklarında, bu ülkenin koyduğu şartlara uyacaklarını ve hizmetin belirli bir süreyle verileceğini kabul ederler, imza atarlar. İmtiyaz sözleşmeleri süreyle sınırlıdır.
Devlet kendisine ait frekansları belli
şartlarda kullanıma açar. Yani, lisans bedeli karşılığında şirketlere ayrıcalık tanır, belli şartları kayda alır. Hani 'Turkcell Türk kalmalıdır' tezini işlerken bu değişmez realiteyi kimse unutmasın. Zemin o imtiyaz sözleşmelerinde kurulmuştur.  

DÜZENLEMEYE TABİ, STRATEJİK SEKTÖR
Devam edelim...
Telekomünikasyon, regüle bir sektördür. Yani düzenlemeye tabidir. Sistem ne kadar liberalleştirilse de devlet gözetimindedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin belirli
hassasiyetleri daha ilk dakikadan itibaren ön plana alınır.
Yapılan sözleşmenin bitim tarihinde Turkcell gibi şirketler, bütün değerleri ve malvarlığıyla birlikte devlete devredilir. Devlet ve onun kurumları, belirli tarihte geri alacağı şirketlerle ilgilenmek zorundadır. Onun değerini koruması, kalitesini sürdürmesi önem taşır.
Elbette yurtiçinde böylesine hassas, etkili, bölgede bu kadar prestijli bir şirketin
yönetiminde aranan asgari şartlar Türkiye'nin çıkarlarının gözetilmesidir. Aksi söz konusu bile olamaz. Halka açık hisse oranı da devlete bunu adeta dayatır.

BAĞIMSIZI ALKIŞLIYORLARDI, NE OLDU?
Şirkette üç ayrı ortağın ikişer üyesi bulunuyor. Bir de bağımsız üye... Üç ortak da o bağımsız üyeye en baştan beri onay vermiş. Bir anda kendi istedikleri olmayınca, ele geçirme planlarına destek bulamayınca, düne kadar bağımsızlığına şapka çıkardıkları ve maaşına zam yaptırdıkları bu kişiyle ilgili veryansın ediyorlar. Kim inanır?
İşin bir boyutu daha var...
Yabancılar hazırlıksız yakalandıklarında Turkcell'i ele geçirme peşinde olduklarını birçok kez söylediler. Ama bunun dışında bir strateji ile hareket etmeye çalıştıklarında 'Hayır sadece finansal yatırımcıyız' argümanına sarıldılar. Eğer öyle olsaydı, şu ana kadar koydukları paraları kat be kat geri almış durumdalar. Bu anlamda şikayetçi olmalarını gerektirecek en küçük bir husus ortada yok. Şirketin halihazırdaki nakit varlığı bile başlı başına bir değer.

MAHKEMEYİ NEDEN BEKLEMİYORLAR?
Evet, açık yüreklilikle ve cesaretle şunu söyleyebilirim: Turkcell Türk kalmalıdır. Onun sahibinin adının Çukurova olup olmaması önemli değil. Yönetimin Türklerde olması, stratejinin Türkler tarafından belirlenmesi gerekli. Kimse özel olarak Mehmet Emin Bey'in hakkını korumak durumunda değil, böyle bir beklenti de yok. Hakkı yenmesin yeter.
Ortaklar arasında davalar var. Konu yargıda... Uluslararası hukuk en önemli davada Çukurova lehine bir karar verdi. Hem de ihtilaflı 16 maddenin 16'sında da Karamehmet'i haklı bularak... Şimdi o temyizde. Olması gereken, temyizin sonucunun beklenmesidir. Aksi halde oluşacak telafisi imkansız zararları kim karşılayabilir?

HANGİ ÜLKE GÖZ YUMUYOR?
Rusya benzeri girişimlere kendi ülkesinde izin vermedi. Megafon Rus kaldı. İsveç'in de tutumu aynı. İsveç hükümeti, Rusların tekliflerini de reddetti. Almanlar, İtalyan Telekom'u alma girişiminde bulundu, hükümet bir şekilde çeşitli şirketlere kaynak aktararak bunu engelledi.
Her ülke uluslararası marka haline getirdiği şirketlerini korur. Hele stratejik sektörlerden bahsediyorsak...
Yabancılar hissedar olabilirler; finansal yatırımcı da... Ama ülke menfaat ve tercihlerine de saygı göstermek zorundadırlar. Liberal düzende de bu gerçek değişmez. Kapitalizmin kalesi Amerika'da da böyledir, İngiltere'de de... Siz, bir Türk grubunun Rusya'da yatırım yapıp, Rus ortağıyla davası sürerken Moskova'ya gidip şirketin yönetimini ele geçirebileceğine inanır mısınız? Rus devleti buna izin verir mi? O Türk grup gidip kulis yaparak Putin'i, Medvedev'i ikna edebilir mi? Şirketlerle anlaşma yapıp 'Ele geçirirsek şu kadar prim veririz' diyerek adeta rüşvet tarifesine imza atabilir mi? Aklınız alıyor mu? Ruslar bunu yaptırır mı? Türkler niye yaptırsın?

<p>Ermenistan ordusundan Paşinyan'a istifa çağrısı!</p><p>GENELKURMAY BAŞKANI GÖREVDEN ALI

25 Şubat 2021 Güncel Haberler

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı

Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı'nda incelemelerde bulundu

Evde 12 metre derinliğinde tünel kazan 7 zanlı suçüstü yakalandı