• $8,462
  • €10,2351
  • 494.991
  • 1441.33
19 Mart 2011 Cumartesi

'Mezhep değil kardeş çatışması'

Moskova ve Kazan ziyaretlerinin sonunda, artık Türkiye sınırına girmiştik. Moskova-Ankara yolunda soru-cevap bölümü de tamamlanmıştı. Bu kez, kahraman şehitlerimizi anma töreni için Çanakkale'ye gidiliyordu. Erdoğan yanımıza geldi, sohbet ediyorduk. 'Görüşmeniz nasıl geçti?' diye sordum, 'Hangisi?' dedi. Suudi Dışişleri Bakanı Prens Saud El Faysal program dışıydı. Acil bir görüşmeydi. 'İyi geçti' yanıtını verdi. Başbakan'ın sonraki açıklamalarından anladık ki ortada bir yanlış anlama var. Başbakan son grup konuşmasında Ortadoğu'daki karışıklıklardan bahsederken 'Kerbela' benzetmesi yapmıştı. Başta Lübnan olmak üzere Ortadoğu'da kimi televizyonlar buna çok farklı yorumlar getirmişler ve salt Bahreyn için söylenmiş gibi kullanmışlar. Durum karışık, çok da hassas. Erdoğan'ın her söylediği, bölgede büyük yankı yaratıyor. Dengeleri değiştiriyor. Suudi yönetimi de biliyorsunuz Bahreyn'de hükümeti desteklemek için asker gönderdi. Türkiye ile konuşarak gelişmelerin kontrol altına alınması için aynı zamanda dışişleri bakanı olan prensi ivedi olarak Ankara'ya yolladı.

O ZAMAN ŞİA-SÜNNİ OLAYI YOKTU Kİ
Yanlış anlamadan ve 'aşırı yorumdan' Erdoğan da rahatsız olmuştu. 'Ben grup konuşmasında Libya'dan bahsediyordum' dedi, ekledi: 'Kardeş kanı akmaması konusunda Kerbela benzetmesi yapmıştım. Meseleyi Şia-Sünni ayrılığına çekenler oldu. Alakası yok. Ben Kerbela ile kardeş kanı akıtılmasını kastettim. Kerbela hadisesi yaşandığında henüz Sünni-Şia ayrımı yoktu. Kardeşin kardeşi vurmasından söz ettim.'
Başbakan, Kaddafi'nin çekilmesi temennisini dile getirdi.
Erdoğan'ın uçaktaki açıklamalarını haberimizde okuyabilirsiniz. Özellikle Ergenekon'la ilgili sözleri, gazeteci arkadaşlar Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanma sürecine ilişkin verdiği yanıt çok çarpıcıydı.
Şimdi gezinin son gününden, beni Türkiye adına çok memnun eden bir notu aktarayım.

TÜRK BAKANLARA 'ÇUKUROVA' TEŞEKKÜRÜ
Çok yoğun bir gün bitmişti. Artık ertesi sabah iki görüşme daha yapılacak ve dönüşe geçilecekti. Odamda yazımı yazdım, internet imkanı lobide olduğu için indim, asansörde Enerji Bakanı Taner Yıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Suat Kılıç vardı. Gel dediler, bindim. Suat Kılıç anlattı: 'Bize mihmandarlık yapmak üzere yanımızda Tataristan'ın Sanayi Bakanı vardı, Çukurova Grubu ile iş yapıyorlarmış, iş makineleri alıyorlarmış. Yanındakiler de dahil o kadar çok Çukurova'dan ve Mehmet Emin Karamehmet'ten bahsettiler ki çok memnun olduk...'
Elbette bunun üzerine birkaç söz ettim. Enerji Bakanı da...
İnsan mutlu oluyor. Türkiye'den o kadar uzak bir bölge... Kültürel olarak bize kardeş kadar yakın Tataristan. Başbakan'ın beraberinde Türk bakanlar... Muhatapları bir Türk şirketinden bahsediyorlar, memnuniyetlerini ifade ediyorlar. Buna benzer sahneleri çeşitli ülkelerde farklı farklı gruplar için o kadar çok yaşıyoruz ki... İnsan bir Türk olarak gurur duyuyor.

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda  şehit sayısı 14'ü kadın, 5'i çocuk olmak üzer

BMGK'nin Kudüs kararı ne olacak?

Mescid'i Aksa'da bir araya gelen Müslümanlar, Ramazan Bayramı namazını kıldı

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde 87 yıl sonra bir ilk

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu