• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
09 Kasım 2010 Salı

Kırmızı Kitap'ta soğuk savaş konsepti bitti

Londra

Gece yarısı, çok heyecanlı bir siyaset konuşması...  
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Londra gezisinin ikinci günündeyiz.
Büyükelçilik rezidansında Gül'le sohbet ederken, 'bir çay buluşması' talebimiz oldu.

Davet bitti, saatler ilerledi, tam herkes istirahat etmek üzereyken Başdanışman Ahmet Sever mesajı iletti:
Cumhurbaşkanı'ndan çay daveti.

Mandarin Otel'de, özel bir oda. Gül geldi, saatler 23.00; Türkiye saatiyle 01.00. Sohbet bir saat sürdü. Önce İngiltere'yi konuştuk, Chatham House Ödülü'nü. 'Bana veriliyor ama bizim takip ettiğimiz politikalara' sözüyle dış politika vurgusu dikkat çekici. Gül'ün en yakından izlediği alan, uluslararası ilişkiler.

Ve dışarıda güçlü sonbahar rüzgarları eserken, Türkiye'den onca uzak bir noktada heyecanlı bir bölüm. Kırmızı Kitap'ı konuşuyoruz. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ni (MGSB). Değişti, değişiyor denilen Türkiye Cumhuriyeti'nin 'gizli anayasası'. Biz soruyoruz, Reis-i Cumhur cevaplıyor. Bazı bölümleri 'örtük' kalsa da bütünüyle çok ilgi çekiciydi. O havayı olduğu gibi vermek gerek.


İÇ TEHDİT VAR MI?
Gece yarısı sohbetinin heyecanlı bölümü şu soruyla başladı:
'MGSB değişti, iç tehdit algılaması tamamen kaldırıldı mı?'
Gül, bir an durdu, Kırmızı Kitap'ın dönem dönem değiştirildiğini ve şartlara göre güncellendiğini anlattı sonra şu açıklamayı yaptı:
'Aradan beş yıl geçti. AB ile tam bütünleşmeyi hedefleyen ülke olarak tehdit algılamaları farklı konseptlerde ele alındı. Tamamen yeniden yazıldı.'
Bu sözler 'çerçeveyi' çizmeye dönüktü. Dış politika eksenliydi.

Soru, biraz provokatif biçimde tekrar edildi:
Kendi vatandaşını düşman gören bir anlayış var mı?

Yanıt net oldu:
'Hayır, hayır' Gül ilave etti:

'Soğuk savaş dönemi konsepti değil, modern ve demokratik, sağlam bir ülkenin anlayışı çerçevesinde yazıldı her şey.'

'TERÖR VAR, GÖRMEZDEN GELEMEYİZ'
Biraz daha netleştirmek adına ben söz aldım ve aynen şöyle sordum:
'Şu anda Türkiye'ye dönük tehdit kalmadı mı, mesela 1 numaralı tehdit algılamasında ne var?'

Konu biraz daha açıldı. Gül, 'Tehdit var tabii. Güllük gülistanlık değil.  Kendi vatandaşımızı kategorize etmiyoruz. Terör diye bir olay var. Görmezden gelemeyiz. Açık yazılırsa alınganlıklar olabilir.'


'KIRMIZI KİTAP ANAYASA ÜSTÜNDEYDİ'
Tabloyu gözünüzün önüne getirin lütfen. Kırmızı Kitap'ı konuşuyoruz. Ülkenin Cumhurbaşkanı'yla. Önemli bir eşik bence. Gül de buna işaret etti. 'Hatırlayın' diyerek, 'bir zamanlar karşılaştırması' yaptı:
'Dost ülkeler-düşman ülkeler, dost insanlar-düşman insanlar diye bakılırdı. Şimdi öyle değil. Bir zamanlar Kırmızı Kitap, anayasanın üstünde kabul edilirdi. Arşive girin, çok önemli insanlar neler demişti. Bu, Türkiye'nin geldiği durumu gösterir.'

GENELKURMAY BAŞKANI NASIL?
Artık saatler Türkiye'de 02.00'yi geçmişti. Gül'ün ertesi sabah yoğun programı vardı, Başbakan Cameron'la görüşecek, uluslararası medyaya mülakatlar verecek, dünyaca ünlü Chatham House ve Oxford'da konferanslarda konuşacaktı. Özel Kalem Müdürü Avni Karslıoğlu ve Basın Başdanışmanı Ahmet Sever usulca ayağa kalktılar, 'Efendim biraz istirahat etseniz...' diyerek.

Yazılmamak üzere biraz daha sohbet uzadı, derken Gül kalktı, vedalaşırken Amberin Zaman'dan şoke edici bir soru geldi:
'Genelkurmay Başkanı nasıl?'
Birkaç saniye duraklayan Gül, hafifçe tebessüm etti ve 'İyi, iyi, nasıl olacak'.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı