• $7,3902
  • €8,9467
  • 436.802
  • 1450.48
12 Aralık 2012 Çarşamba

Karakıta'nın Türk madencileri

Onlar şimdi zengin üç genç işadamı.   
Üç ortak. 200'e yakın şirketlerinden oluşan dev bir holdingleri var.
ÜNİVERSİTE günlerinden, ODTÜ'den tanışıyorlar. Mühendisler.
BİRİ polis, diğeri öğretmen, üçüncüsü de işçi emeklisi babanın çocukları.
İSİMLERİ Gökhan Kantarcıgil, Vuslat Bayoğlu ve Tarık İmre. Holdinglerine kendi isimlerinin baş harfinden oluşan VTG adını koymuşlar. Hafta sonunda Güney Afrika'da ikinci kömür madenlerinin resmi açılış töreni vardı. Yakında isimlerini çok duyacağız. Hem Afrika'da çok sayıda maden arama sahası, hem Türkiye'de yatırımlar hem de ABD'de şirket satın alma operasyonları içindeler. Kararlılar, milyar dolarlık ciroya ulaşan, çok uluslu faaliyetleri olan bir dünya şirketi olacaklar.
BATA ÇIKA ÖĞRENDİLER

ÜNİVERSİTE sonrası önce başka iş denemeleri yapmışlar. Bir süre sonra üçü de maaşlı eleman olarak çalışmanın kendi doğalarına uygun olmadığını düşünüyor. Fark ediyorlar, diyelim. Önce yurtdışını deniyorlar. Biri Meksika'ya, diğer ikisi Güney Afrika'ya gidiyor. 
BU girişim ufuklarını açıyor elbette ama yine yetmiyor. Kendi işlerini yapmak, kendilerinin patronu olmak istiyorlar. Ortak bir şirket kuruyorlar. Vuslat, master programını Güney Afrika'da yapıyor. Şanslarını bu nefis ülkede denemeye karar veriyorlar. Deyim yerindeyse bata çıka ayakta kalmayı, yılmadan yeniden denemeyi öğreniyorlar. Sonra maden işine giriyorlar. Bütün paraları 200 bin dolar. Maden arama lisansı edinip sondaja başlıyorlar. Hep hüsran. Hiçbir sahada kömür bulamıyorlar. Paraları da bitiyor. Jeoloji mühendisleri son bir bataklık bölgeden bahsediyor, borç harç sondajı yapıyorlar, son deneme. Bingo. Çok zengin ve kaliteli kömür yatağını buluyorlar.
EVET kurtuluyorlar ama 60 milyon dolar yatırım gerekiyor ve paraları yok. Türkiye'de çok sayıda işadamına gidiyorlar, olmuyor. Türk bankaları müteahhit ve servis sektörünü iyi bilir, finans sağlar ama maden işine yabancı, riskli buluyor kredi vermiyor.
İMDATLARINA 2008'deki küresel kriz yetişiyor. Bütün dünyada olduğu gibi Güney Afrika'da da işler duruyor. Maden arama şirketleri de buna dahil. Bazı sondaj şirketlerine gidip 'Boş oturuyorsunuz, iş yok. Birlikte hareket edelim. Bizde kömür var, sizde sondaj imkanı. Gelin sondajı yapın. Mal çıktıkça parasını verelim' diyorlar. Bu formül işliyor.
HEDEF: DÜNYA 
ÇOK üst düzey çevre koruma önlemleri uyguluyorlar. Milyonlarca dolarlık yatırım yapıp, üretim maliyetlerini yukarı çekmeyi göze alıyorlar. Sadece sosyal sorumluluk projeleriyle yetinmiyorlar, maden arazisini stoklar bitince tekrar tarıma uygun hale getirip rehabilite ediyorlar.
MANDELA'nın avukatını ve Güney Afrika'nın eski Maden Bakanı'nı danışman olarak şirkete alıyorlar. Yerel bir işadamıyla yüzde 26 hisse karşılığında zorunlu ortaklık kuruyorlar.
YILLIK ciroları 200 milyonu aşmış. İyi de para kazanıyorlar. 'Bu para yedi sülalemize yeter deyip frene basmadık' diyorlar. Hedefleri dünya şirketi olmak. O yolun daha da yatırım yapmaktan, risk almaktan geçtiğinin farkındalar. Stratejilerini şöyle kurmuşlar:
'PARA kazanmak, kazandıkça hemen tamamıyla yeni yatırımlar yapmak, sürekli yeni maden sahaları aramak. Yatırımlarını hep aynı sektörde ama farklı saha ve coğrafyalarda çeşitlendirmek.' Girişimci ruhlarını canlı tutuyorlar.
GÜNLÜK operasyonlarla ilgili de çok akılcı bir strateji geliştirmişler. İşlerin neredeyse tamamını alt yüklenici şirketlere, taşeronlara devrediyorlar. Ama 'Ölçüm yapılan kantar ve malzeme satışları' dışındaki tüm işleri... Evet kar marjları düşüyor. Ancak, sorumluluk ve riski de dağıtmış oluyorlar. Daha önemlisi kendileri detayda boğulmuyor. Bunun yerine hep büyümeye, yeni iş imkanı aramaya ve iş geliştirmeye odaklanıyorlar. Kendi aralarında da güzel işleyen bir işbölümüne gitmişler. Biri neredeyse hiç konuşmuyor, o para işlerinden sorumlu. Diğeri işletmeyi ve günlük operasyonun koordinasyonunu üstlenmiş, üçüncüsü de ilişkiler, ortaklıklar, satış işlemleriyle ilgileniyor.
Hikayeleri çok ilginç, etkileyici ve öğretici.
Ders olur.

"foto.20121211221239.jpg"

Kömür ticaretiyle başladı holdinge dönüştü
VTG Holding'in temelini oluşturan ilk şirket 2006'da kömür ticaretiyle faaliyetlerine başladı. İki yıl sonra Güney Afrika'daki işlerini farklı ülkelere yaymaya başlayan ortaklar, Türkiye'de Oremine Madencilik, Kolombiya'da Enova Resources adlı iki şirket kurdu. 2009'da Güney Afrika'daki Hakkano madenini işletmeye alan ortaklar, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden Freeport-McMoRan ile 2010'da ortaklık kurdular. 2011'de Çaldağ Nikel'in alınması holdingleşmenin de yolunu açtı. Holding kurulduktan hemen sonra da Schoongezicht maden sahası açıldı.

54 sahada arama devam ediyor
l TÜRKİYE'de nikel, bakır, altın ve kömüre odaklanan VTG, ülke ekonomisine 20 yıl içinde 6 milyar dolar katkı sağlamayı hedefliyor. Türkiye'de yıllık üretimi 20 bin ton olan holdingin 54 sahada linyit, bakır ve altın arama faaliyetleri de sürüyor.
l GSMH'nın yüzde 20'sinin kömüre dayalı olduğu Güney Afrika'da iki  sahada üretimi olan VTG, üç sahada rezerv ispat çalışmaları yapıyor.
l 2012 yılında 4.5 milyon ton kömür üretim rakamına ulaşma hedefi olan Holding, 175 ayrı sahada demir cevheri, platin, altın, kömür, manganez ve krom arama faaliyeti içinde.

10 MİLYON TON ÜRETİM
l Yılda 1.8 milyon ton kömür ihraç ediyor.
l 2012 cirosu 205 milyon dolar
l 5 yılda; yıllık 10 milyon ton üretim, Güney Afrika'dan yıllık 4 milyon ton ihracat hedefinin yanı sıra satın alma planları da var.

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

vahşi hayvanların komik halleri

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı