• $7,5244
  • €8,9792
  • 412.881
  • 1541.98
26 Kasım 2012 Pazartesi

Kanuni filmi Bakan'ın hayaliymiş

Muhteşem Yüzyıl kesinlikle kötü dizi, kesinlikle kalitesiz.
Popüler bir film, kitlesellik kazandı.
Yayınlandığı her hafta en çok izlenen program listesinde birinci.
Popüler olan niteliksizdir, kaçınılmaz olarak.
Ticari bir değeri var artık. Ekonomisini oluşturdu.
Ama bunların önemi yok, anlamı da...
'Halk, eğlencesinden taviz vermez', vermiyor.
Başbakan Erdoğan'ın neden sert konuştuğunu anlamak hiç zor değil. Eminim, üç gün önceki bölümü izlemiş ve ciddi manada rahatsızlık duymuştur. 'Gündem değiştirmek için o sözleri sarf etti' demek, olayı anlamamak demek. Kuşkusuz gündeme yeni bir malzeme sunmuş oluyor. Bu, amaç veya sonuçlardan birisidir.
Ancak sadece bu kadar değildir. İzleyici olarak tepkisini ve görüşünü dile getirebilir, ne gam... Ama Başbakan olarak o sözleri yanlış olmuştur.
Gerçek şu, biz henüz tarih filmi yapamıyoruz. Ya-pa-mı-yo-ruz.
Çünkü birikim ister, derinlikli bakış açısı ve tarih bilinci gerektirir.
Dün pazardı, maalesef son güne bırakmıştım. Kaçırılmayacak bir etkinlikmiş gerçekten. Sabah açılır açılmaz İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı'na (Contemporary) gittim. Bugünlerin ve son yılların en hararetli tartışmaları cami ve başörtüsü gibi konu başlıklarının sanata nasıl yansıdığını gördüm. Yarına yazıyorum.
Fuardan sonra Kültür Bakanı ile bir toplantımız vardı. Gazete yayın yönetmenleri olarak telif haklarıyla ilgili Topkapı Sarayı'nda Ertuğrul Günay'la görüştük. Bakan'a, Başbakan Erdoğan'ın Muhteşem Yüzyıl hakkındaki sözleri soruldu. O da 'Konuyu değiştirmeyelim' diyerek tebessüm edip konuşmasını sürdürdü. Toplantı bitiminde Topkapı Sarayı'nda kısa bir tur atarken bu konuyu yine gündeme getirdik.

SENARYO DEĞİL GERÇEK
Günay haliyle çok dikkatliydi, Başbakan'la daha önce birkaç kez karşı karşıya gelmişti. Aynı görüntüyü tekrarlamaktan kaçındı. Sözleri aynen şöyle oldu:
'Kanuni filmi yapmak benim hayalimdi. Özellikle Kanuni ve Hürrem filmi. Ama Muhteşem Yüzyıl başlayınca tedirgin oldum. Bizim film fikrini olumsuz etkileyeceğinden korktum. Öyle de oldu.'
Söz aldım ve Bakan Günay'a 'Bu sizin neden hayalinizdi, neydi sizi etkileyen?' diye sordum, 'Çünkü muhteşem bir hikaye. Düşünün, Kanuni dünyayı titretiyor. Hürrem'le ilişkisi ise ortada. Ayrıca yan çadırda kendi evladı öldürülüyor. Bu gerçek. Senaryo değil. Çok trajik değil mi? Şekspir bile böyle bir hikaye bulamamış.'
Topkapı'nın avlusundaydık. Günay'a müzeye gelen kalabalığı gösterdim. Hepsi Türk'tü. Yazın turistlerle doludur saray. İnsanımız tarihine ilgi duyuyor, geçmişiyle barışıyor. Bu da madalyonun öteki yüzü. Bakan, rakam verdi: 'Buraya her gün 20 bin ziyaretçi geliyor.'
Öte yandan bakıyorum, en çok satan kitaplar listesinde haftalardır 'Grinin 50 Tonu'. Müstehcenlik dolu bir kitap. İlber Ortaylı'nın çok tartışılan kitabı D&R'da ikiye tırmandı ama listenin tepesine çıkamadı. Verilerle konuşalım ki; toplumu iyi tanıyalım. Ayrıca TV'lerde başka tarih filmleri de var, devlet televizyonunda da... Acaba ne kadar ilgi çekiyor? Ne kadar kaliteliler?
Demem o ki; Erdoğan'ın hassas olduğu aile-tarih-kadın konularında bir diziden izleyici olarak rahatsızlık duyması ne kadar doğalsa, Başbakan olarak bunu dünkü gibi ifade etme biçimi de o kadar yanlış ve sakıncalıdır.

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı