• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
29 Kasım 2010 Pazartesi

İşte Davutoğlu'nun ABD dosyası

Hükümet, 'içeride' seçim için kritik takvim ilerlerken, 'dışarıda' diplomatik gelişmeler hızlanırken ABD başkentine önemli ziyaretler gerçekleştirmeye başladı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Washington temaslarının ikinci gününde neler olup bittiğini aktarmaya çalışacağız. Davutoğlu'na, AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in eşlik etmesi parti politikaları açısından kayda değer bir detay. Ziyaret, hükümetin diplomasi yaklaşımları dışında, iktidar partisinin kurumsal kimliğini ve dış politika ilişkilerini de potaya sokuyor.  

Bakan'ın Washington'dan ayrılmasına saatler kala bu defa Adalet Bakanı Sadullah Ergin gelecek. Ergin de referandum sonrası yüksek yargıda oluşan havayı aktaracak olmalı. 'Türkiye demokratikleşiyor' tezinin işleneceği anlaşılıyor. Ziyaretlerin başka isimlerle de sürdürülmesi planlanıyor. Ankara'daki beklenti belli:

İlişkilerin rayına oturması...

Böylece Washington'dan Ankara ve İstanbul yönüne esen sert rüzgarların, yerini ılıman iklime bırakması hedefleniyor.

Bakan Davutoğlu ile uçakta  yaptığımız söyleşinin Ortadoğu bölümünü bugüne bırakmıştım. Başta Clinton olmak üzere Washington temaslarında ağırlıklı konuların başında Irak ve İran dosyaları yer alıyor. Sonra AB ve Kıbrıs konuları. Davutoğlu 'Sadece Ortadoğu'yu değil, ABD'li meslektaşlarla AB ve Kıbrıs'ı da konuşacağız' dedi.
Bir süre önce, uzun uğraşların ardından Irak'ta hükümet kurulmuştu. Ancak Talabani'nin Ankara'ya sitemleri şaşırtıcı olmuştu. Bakan'a bunları sordum.

'IRAK SİYASETİ BORSA GİBİDİR'
İkili temaslarla ilgili, yazılmamak üzere verdiği bilgileri bir yana bırakıyorum. Ortadoğu'da nasıl bir diplomatik rekabetin yaşandığı ortada. Bakan bunları anlattı.

Sonra çarpıcı bir cümlesi oldu:

'Irak siyaseti borsa gibidir, bir saat  takip etmezseniz izleyemez, kaybedersiniz.'
Sonra da o zorlu sürecin nasıl işlediğini ortaya koyan şöyle bir açıklaması oldu:
'Türkiye olarak herhangi bir grubu özellikle desteklemedik, onlardan birisi üzerinden diğerlerini manipüle etmeye çalışmadık. Sadece mümkün olduğunca çok grubu birleştirmeye çalıştık. Irakiye partisi bu çabanın ürünüdür. Bunun dışında Kürtlerle bir centilmenlik anlaşması yaptık. Birbirimize haber vermeden ilerlemeyecektik. ABD kongre seçimleri öncesinde Irak'ta hükümetin kurulmasını acil olarak hedefleyince aslında İran'la yaklaşmış oldular. O arada iş aceleye geldi. Biz hemen çıkıp Kürt cumhurbaşkanı olsun deklarasyonu yapmadık. Yoksa parçalayıcı etkisi olurdu. Sanırım Talabani açık bir deklarasyon bekledi, olmadığı için o açıklamaları yaptı. Sonrasında düzeltme yoluna gitti. Barzani'nin açıklamaları ise zaten olayın ne olduğunu ortaya koyuyordu.'

Davutoğlu film şeridi gibi gelişen o heyecanlı olayları anlatırken sık sık 'Buraları yazmayın' ricasında bulundu. Fakat şu kadarını söyleyebilirim ki bizlerin gördüğünden çok daha çetin bir rekabet yaşanıyor. Hem de işbirliği içinde rekabet, rekabet içinde işbirliği diyebileceğim türden karmaşık denklemler içinde... Washington'da da en önemli dosyaların başında Irak konusu geliyor. ABD'nin halen 50 bin askeri bulunan ve 2011 sonuna kadar çekilmesi gereken ordusuyla ilgili gelişmeler nedeniyle de konu hassas. Dikkatle izlemeye devam edeceğiz.

SMS'le gelen hükümet mesajları...

Bakan Davutoğlu Meclis'teki plan bütçe görüşmeleri sırasında yaşadığı bir olayı da bizlere şöyle aktardı:

'Bir yandan bütçe çalışmasındaydık. Diğer yandan SMS'le Irak'tan haber geliyordu. Meclis Başkanı'nın seçildiği haberi gelince sevindim. Biraz sonra ikinci SMS, Irakiye partisinin meclisi terk ettiğini ve Talabani'nin seçilmesinin tehlikeye girdiğini gösteriyordu. Bütçe komisyonu başkanına not yollayıp yarım saat ara rica ettim. Çıktım muhalefet beni Başbakan çağırdı zannetmiş. Oysa biz o sırada Irak'la görüşüyorduk. Irakiye partisini ikna edip seçimin yapılması sağlandı. Sonra Talabani'yi arayıp tebrik ettim ve artık cumhurbaşkanı olduğunu belirtip herkesi kuşatması gerektiğini söyledim. Cumhurbaşkanımız ve başbakanımızın selamını söyledim.'  

'DAHA NASIL SONUÇ ALALIM'
Dünkü yazımda Davutoğlu'nun övgü aldığı kadar ağır ve yer yer acımasız eleştiriler de aldığını yazmış ve bunun Bakan üzerindeki etkisini aktarmıştım. O konuya devam edelim.

Davutoğlu, 'Sonuç odaklı değil sloganik politika yürütüyor' eleştirilerine üzülüyor, bu belli. Haksız buluyor.

'Daha nasıl sonuç alalım' dedi ve örnekler verdi. Bakan'ın sıraladığı sonuç aldığını düşündüğü olayların başında Ortadoğu konuları var. Sekiz yıl öncesine göre muazzam ilerleme olduğunu söylüyor. Burada haklı. Sonra devam etti. 'Türk-Yunan ilişkilerinde sonuç almadık mı? AB yolunda ilerlemedik mi? Müzakerelerde değil miyiz? Annan Planı'nı kabul ederek moral üstünlük sağlamadık mı, Kıbrıs konusunda eskisi kadar baskı altında mıyız? Rusya ile ilişkiler eskisi gibi mi?'

Araya girdim, 'İsrail konusunda geriye gidiş yok mu' diye sordum. Davutoğlu'nun yanıtı '2008'e kadar sorun yoktu, daha iyiydi. Sonradan bozulmasında bizim suçumuz yok. Bizi suçlayanlar alternatifi söylesin. Mavi Marmara sonrasında biz mi özür dileyecektik' yanıtını verdi.

Evet, Washington'dan ikinci gün izlenimleri böyle. Bakan Davutoğlu'nun dosyaları arasında Ortadoğu ağırlıklı yer tutuyor. Dünya deviyle bölgesel ve küresel bağlamda işbirliğinin zorunlu olduğu alanlar. Zaman zaman görüş ayrılıkları söz konusu olabiliyor. AKP hükümeti için ABD her zaman önemli oldu, parti yeni kurulduğu günlerden önce başladı balayı günleri. 1 Mart tezkeresi sonrası Washington'ın hayal kırıklığı bile minimum hasarla atlatıldı. Hamas temasları da öyle. Ancak son bir yılda İsrail'le gerilen ilişkiler, BM oylamalarında Türkiye'nin Batı ittifakından kopması ve İran politikalarındaki görüş ayrılıkları, ilişkileri germiş durumda. Bu henüz yönetim katına çok ulaşmamış gibi görünüyor ama gidişat iyi değil. Bakan'ın bu ziyareti yeni bir döneme kapı açmayı hedefliyor. Ne derece başarılı olacağını asıl bugünden itibaren yapacağı görüşmeler belirleyecek. Onları aktarmayı sürdüreceğiz. 

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı