• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
25 Mayıs 2012 Cuma

İstanbul için hangisi iyi? Olimpiyat mı futbol mu?

Türkiye, 2020 için olimpiyatlarda kısa listeye kalarak Tokyo ve Madrid'le birlikte üç adaydan birisi olmaya hak kazandı. Aynı zamanda Avrupa Şampiyonası için hala en büyük favori durumda.
İkisini birden almamız imkansız...
Birini tercih etmemiz gerek.
Her iki organizasyonun seçici kurulu 'birinden vazgeçtiğinizi açıklayın' diyor. Bu beklentileri karşılanırsa yani hemen karar verirsek diğerinde çok şanslı olacağımız belirtiliyor. Ama yine de bu işlerin garantisi yok, günün sonunda elde sıfır kalabilir.
Beklenti ve çağrılara rağmen şu anda her ikisinde de adaylık statümüzü koruyoruz. Aslında böyle davranarak riske girmiş oluyoruz.
Elbette ikisinden birini tercih etmek zor. En güçlü pozisyonumuz neredeyse o kulvarda yarışmamız gerek ama nasıl emin olacağız?
Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin kısa listeleri duyurulduktan sonra Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ı aradım. Dün açıklaması vardı ama genel ifadeler içeriyordu. Bakan'a 'Hangisini seçeceksiniz?', 'Olimpiyatı mı futbol turnuvasını mı daha çok istiyorsunuz?', 'İkisinden birinden çekilecek miyiz, sonuna dek bekleyecek miyiz?' sorularını yönelttim. Bakan, durumun çok hassas olduğunu ve herhangi bir şekilde net ifadelerle bunları yanıtlaması durumunda Türkiye'nin stratejisinin zarar görebileceğini söyledi. Durumumuzla ilgili yazılmamak üzere bilgiler verdi.
Suat Kılıç'tan sadece şu cümleyi aktarabilirim:
'Bu konuların favorisi olmaz. Kesin ifadelerde bulunmak zor. Eğer son anda iki aday daha başvurmasaydı biz şu anda futbol şampiyonasını düzenlemeye hak kazanacaktık ve bu ilan edilecekti.'
Bakan'dan sonra Futbol Federasyonu, hükümete yakın kaynaklar, bürokrasi ve olimpiyat hazırlık komitesinden bazı isimlerle kısa görüşmeler yaptım.
KRİTİK KARAR BAŞBAKAN'IN
Şu kadarını söyleyebilirim, elbette Bakan'ın ve hükümetin gönlünden bu iki organizasyondan birisi daha çok geçiyor ancak bunu hemen deklare etmeye niyetleri yok. Genel hava şu anda böyle ama Başbakan'ın dün Kazakistan'daki 'İkisi de aynı döneme denk geliyor. İkisini de takip ediyoruz. Bakalım gelişmeler neyi gösterecek? Birinden birini tercih etmemiz söz konusu olacak' sözlerinden, öncelikle her iki organizasyonla da müzakere yapılacağı anlaşılıyor. Bir çeşit garanti arayışı...
Ankara'da halen tartışılan bir görüş de şu: Bekleyelim. Hangisi daha erken açıklanacak ona bakalım. Kazanırsak diğerinden çekilelim.
Peki bu strateji doğru mu?
Ya da şöyle sormak mümkün:
'Elimizde olsa hangisini seçmeliyiz?'
Spor camiası şu anda ikiye bölünmüş durumda. Kimisi daha çok ilgi çektiği için futboldan yana tercihini kullanıyor ve olimpiyatlarda seyirci bulmanın zor olacağını düşünüyor. Diğerleri ise bütün spor dallarına açık olduğu ve daha evrensel önemi nedeniyle olimpiyatı önemsiyor.
Geçtiğimiz hafta Azerbaycan'a giderken, Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel'le karşılaşmıştım. Uçakta uzun uzun kendisiyle konuştuk. Tercihini mutlak suretle olimpiyatlardan yana kullanıyor ve Türkiye için bunun çok önemli olacağını düşünüyor. 'Keşke futbol lobisi güçlü olmasa da var gücümüzle olimpiyat için çalışsak' diyor.
Bu büyük organizasyon sayesinde sporda bir kültür devrimi yaratacağımızı ve pek çok branşta gelecek nesiller açısından önemli bir sıçrama imkanı olacağını söylüyor. Örnek olarak da İspanya'nın düzenlediği 1992 Olimpiyatları'nı gösteriyor.
Büyük organizasyonları düzenlemek gerçekten son derece önemli. Ülkenin uluslararası alandaki şöhretini doğrudan ilgilendiriyor. Olimpiyat, futbol şampiyonası gibi turnuvalar canlı yayınlarla milyarlara ulaşıyor.
Paha biçilmez reklam katkısı yapıyor. Elbette bunun politik ve ekonomik yansıması da muazzam oluyor.
FUTBOLDA FİNAL ŞANSI
Bana sorarsanız önce futbol derim. Elbette olimpiyat büyük ancak kendi ülkemizdeki bir Avrupa şampiyonasında futbolda final oynayacağımıza çok inanırım. Bu aradığımız motivasyonu fazlasıyla sağlar. Olimpiyat için de bu bir tecrübe ve hazırlık anlamına gelir. Dört yıl sonrası için olimpiyatı düşünebiliriz. Dün Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'e de sordum. O da hiç tereddüt etmeden 'futbol' dedi.
Bizim için 2020 kritik bir takvim. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaklaşıyoruz. Hem dünyanın ilgisini çekmek, hem tesisleşmeyi sağlamak hem de sporda sürdürülebilir başarıları elde etmek için emsalsiz fırsat. Başbakan da kişisel ve ulusal hedeflemeleri bakımından çok önem veriyor. Olimpiyat Komitesi dün sitesinde Türkiye'nin dezavantajlarını sıralarken 'Hükümetin kararlılık ve istekliliği ise en büyük avantaj' vurgusu yapıyordu. Platini de aynı şeyleri söylüyordu. Son karar Başbakan'a kalmış durumda. Onun gönlünden olimpiyat geçiyor ama futbolun da kendine göre avantajları var.

<p>Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Akrep, Terazi, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçları yeni

Haftalık burç yorumları (25 Ocak – 31 Ocak 2021)

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor