• $7,2821
  • €8,7827
  • 404.817
  • 1527.45
15 Haziran 2012 Cuma

İKSV'nin Cumhuriyeti Cumhuriyetin İKSV'si

Zamanında çok tartışılmıştı, İstanbul tam da hedeflendiği gibi uluslararası etkinlikler için harika kongre merkezlerine kavuştu. Lütfi Kırdar'la ilgili ilk tartışmaları hatırlasanıza...
İstanbul markasını güçlendirmek için stratejik vizyon geliştirilmiş, hedefler konulmuştu; başarıldı.
Aynı mantık, kültür ve estetik dünyası için de işletilmeli...
Maalesef İstanbul'da Cemal Reşit Rey dışında uluslararası standartlarda bir konser salonu yok. Mecburiyetten kongre salonlarında konserler düzenleniyor.
Bu nedenle Sabancı Grubu'nun AKM'yi sahiplenmesi, yüklü miktarda yatırımı göze alması alkışlanacak bir girişimdi.
Zorlu Grubu da inşaatı büyük hızla devam eden Zorlu Center'da en üst kalitede bir konser salonu yapıyormuş; sevindirici haber...
İstanbul bir marka şehir olmalı.
İKSV bunun için elimizdeki en önemli avantajlarımızdan birisi.
Bu yıl 40'ıncı yılını kutluyor ve çıtayı zirveye doğru taşıyor.
50'nci yılına ulaştığında İKSV, İstanbul ve Türkiye için büyük vizyon geliştirmek zorunda. İstanbul artık kültürle, sanatla ve konser salonlarıyla tanınmalı, övünebilmeli.
Her yere lüks AVM'ler yaparken, tüketimi estetik değerlerle desteklemeli, dengelemeli.
Ekonomisi ve diplomatik değeri artarken İstanbul aynı zamanda kültürün başkenti olmalı. Ama sözde değil özde...
8 bin yıllık tarihi olan bu olağanüstü şehre hepimizin borcu var. Bu borcu insanlık adına ödemek zorundayız.
Oteller nicedir dolu. Yabancılar sürekli İstanbul turlarında. Bu kent, dünyaya açılmaya başladı. Dünyanın ilgisini yeniden çekiyor. Ama gündelik yaşam ve estetik değerler bakımından kalite sorunu yaşıyor.
'Göz bebeğimiz', dünya başkenti olacaksa, sadece ekonomik dinamizm ve çok yönlü diplomasiyle bunu başaramayız. Londra, Viyana, Berlin, Paris ve New York ayarına çıkmak için bunlar yetmez.
İKSV, her yıl İstanbul'a getirdiği uluslararası çapta solist ve grupları, orkestra ve korolarıyla dünyanın kültür çevrelerinin ilgisini çekmeyi başardı. Artık bunu bütün Türkiye'ye göstermek durumundayız.
İKSV'yi daha çok desteklemeli, bunu yaparken ona çok daha büyük misyonlar yüklemeliyiz. İKSV'nin 50'nci yıldönümü 2022'yi adeta Cumhuriyetimizin 100'üncü yıldönümüyle çakıştırmalıyız. İnanın hiç abartılı değil. Cumhuriyet aynı zamanda bir kültür devrimidir. 50'nci yıl etkinliklerini İstanbul dışına taşımalıyız. Mardin, Urfa, Trabzon, Antalya, Hatay, İzmir, Diyarbakır...
Cumhuriyetin estetik yönünü de Anadolu'ya İKSV aracılığıyla en güçlü biçimde gösterebilmeliyiz.
Ama önce İKSV için İstanbul'da kendi adıyla anılacak bir konser salonu olmalı. Yeni dünyanın müziğini İstanbul'dan başlayarak Türkler yaratabilmeli ve evrensel seslere ev sahipliği yapabilmeli. Bir şey daha... İKSV 50'nci yıldönümünde klasik müzik konserlerini kitleselleştirebilmeli. Hem coğrafi olarak yaygınlaştırmalı hem de yüz binlere ulaştırmalı.
Kalkınmacı hamleler Türk çağı için yetmez. Kültürel dokunuşlara ve ataklara ihtiyacımız var. Bunu İKSV yapabilir. Kolları şimdiden sıvamalı.

<p><span>28 Şubat darbesiyle iktidardan uzaklaştırılan ve bu uğurda büyük bedeller ödeyen Erbakan'ı

CHP'nin 'Erbakan' ilgisi

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu