• $7,4191
  • €9,0034
  • 442.579
  • 1540.21
06 Eylül 2011 Salı

Heyecan verici bir aydın portresi

Size yaşadığınız ülkeyi anlatır ve o ülkenin geçirdiği tarihi dönüşümü...  
O dönüşümün aktörlerini analiz eder... Tarihe kayıt düşerler. Sancılı bir dönemin arkasındaki dinamikleri ve geleceğin neler getireceğini...
Etkilenirsiniz.
Heyecan duyarsınız.
Bir kere derindir tespitleri.
Yansızdır, sahihtir söyledikleri.
Sonra dünün dünyasını da bulursunuz, yarının dünyasını da onların çizdiği tabloda...
Profesör Ali Yaşar Sarıbay'ın dün ve bugün gazetemizde yayınladığımız röportajı üst perdeden gerçek bir entelektüel portrenin en güzel örneği.
Okudukça, bir aydının gerçekte nasıl olması gerektiğini anlıyorsunuz.
Entelektüel, her şeyden önce münzevidir. Entelektüellik, yalnızlık çekmektir; zihinsel yalnızlık.
Rahat konuşur, oto sansürden uzaktır çünkü bütün iktidar odaklarıyla arasına mesafe koyar.
Hoca, 'Yol göstericilik değil, o yolu sorgulamaktır' diyerek ne güzel tarif etmiş aydının sorumluluğunu. Söylediklerinin inandırıcılığı çok yüksek. Tavırlarında vicdan ve ahlak sahibi olmanın bütün gereklerini görüyorsunuz. Evet, sorgulama yaparken uygulanacak ilke kesindir:
'Fiiller yargılanmalı, faile bakarak tavır alıyorsan çelişkiye düşersin.'
Ahlak, kim sorusunu sormaz.
AKŞAM'a özgü bir yayıncılık özelliği haline geldi, Türkiye'nin gerçek aydınlarına söz hakkı veriyoruz. Onlara sayfalarımızı açıyoruz, manşetlerimizi ayırıyoruz. Öncelikle biz de merak ediyoruz. Yıllardır kitaplarını okuduğumuz o değerler, acaba Türkiye'yi nasıl görüyorlar. Geleceğimiz için hangi tasavvurlar içindeler.
Pazar günü Tanıl Bora röportajımız vardı mesela, enfesti. Ondan önce Süleyman Seyfi Öğün de... Tek tek sayacak değilim. Her gün televizyonlarda değildir bu büyük değerler. Saf tutmuş değillerdir, öyle ya entelektüel, siyasi angajmanını bir kenara koyarak analiz yapabilendir. Mesafe koyabilendir. Aksi halde nesnel bakışı nasıl koruyacak ki...
Bu aydınlarda gördüğümüz, 'evrensel zihin haritasının büyük ölçekli bakışına sahip' olmaları. Bu önemli, zira entelektüellik bugün geçim kaynağı haline gelmiş. Siyaset de Sarıbay'ın dediği gibi pop kültür figürü olmuş.
Oysa Batılı örnekleri böyle değil; hayatlarını okuyorum bu ara, Sartre, Camus, Zweig...
Ve daha niceleri... İtiraz etmişler hep. Hem de çok ağır toplumsal koşullara rağmen. Savaşlara direnmişler, ceberut iktidarlara.
Tenezzül etmemişler altın tepside sunulan nimetlere. Çok ama çok nadir Elysee Sarayı'ndaki bir davete katılmışlar ama karşılığında önemli bir 'dava' için...
Şart koşmuşlar.
Sahih aydınlarımıza bakınca şunu görürsünüz: Çok sağlam Batı okuması yapmışlar ama aynı zamanda kadim kültürümüzü ve yerel özelliklerimizi hem çok iyi biliyorlar, hem de yaşıyorlar. Bir de çok alçakgönüllüler. Çok yaşasınlar.

<p>EGE'DE TÜRKİYE'NİN HAKLILIĞI ÇOK AÇIKTIR'</p><p>'Adına Egeler denilen, aslında bizim Adala

'Ege'de Türkiye'nin haklılığı çok açıktır'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyayı şok eden iddia! ''Yolcu uçağı lazer silahıyla vurularak düşürüldü!''

Caddebostan Sahili kırmızıya bürüdü