• $8,4386
  • €10,2015
  • 492.236
  • 1441.33
13 Mart 2011 Pazar

Hangisi haklı, Nazlı Eray mı Ayşe Kulin mi?

İki hafta önceki pazar yazımda Nazlı Eray'ın son kitabında şu anda hayatta olmayan eski eşi Metin And'la ilgili kimi mahrem bilgileri yazmasını eleştirmiştim.
Dünya çapında bir kültür adamı olan Profesör Metin And'la ilgili özel ve tamamına yakını olumsuz anıların ve onu küçük düşürecek anekdotların Tozlu Altın Kafes kitabında yer alması iç sızlatıyordu. Çok telefon geldi. Çiftin yakınlarından başta olmak üzere... Polemiğe sebep olmak istemem, geçelim.
Gazeteci Ahmet Tan aradı, 'Beni meşhur etmişsin' dedi. Nazlı Eray-Metin And nikah fotoğrafında Murat Karayalçın'la birlikte Ahmet Tan da görünüyordu. Yaklaşımını anlattı, aynen benim gibi düşünüyor, Metin And'a haksızlık yapıldığına inanıyor. Hatta meslek örgütlerinin devreye girmesi gerektiğini söyledi.

HASTA YATAĞINDA DEŞİFRE EDİLEN İLİŞKİ
Yazımdan sonraki gün Kılıçdaroğlu ile Londra'ya gidiyorduk. Kemal Bey'in hemen arkasında oturan İzmirli kadın yolcu Tozlu Altın Kafes'i okuyordu. O da rahatsız olmuş. Yanımızda Muharrem Sarıkaya vardı, Nazlı Eray'la ilgili yazdıklarım ona bir gazeteci büyüğümüzün yaşadıklarını anımsatmış. Hikayeyi bilmiyordum. İlginç, biraz da acıklı.
Yazdıklarım Nergis'e de (Bozkurt) aynı konuyu çağrıştırmıştı.
Çok dramatik... Meğer gazeteci büyüğümüz evliyken bir kadın gazeteci (o şimdi hayatta değil, onun için isim vermiyorum) ile uzun yıllar birlikte olmuş. Boşanmamış, bir yanda eşi, diğer yanda gazeteci sevgilisi... Arada kalmış. Ancak kadın gazeteci ölümcül bir hastalığa yakalanınca bir kitap yazarak ilişkisini, kendisi deşifre etmiş... Yaşadıkları unutulup gitsin istememiş.

AYŞE KULİN: 'MAHREM YAZMAM'
Kısa süre önce Ayşe Kulin, TRT Türk'teki 1 HAFTA-lık programında son kitapları Hayat ve Hüzün hakkında konuşuyordu. Sunucu Buket Aydın'ın 'anı yazmanın zorlukları' ile ilgili sorusunu yanıtlarken şunları söyledi:
'Hayatımı anlatırken bir çekince duymadım. Elimi biraz dikkatli tuttum. Yani her şeyi yazmadım. Bütün çıplaklığıyla anlatmadım. Onları kendime sakladım. Dikkatli yazılmış bir kitaptır. Eğer başka insanlar da içindeyse, onları hırpalamamak lazımdı. Mahremiyet diye bir şey var. Mesela benim çocuklarımın babalarıyla sorunları oldu. Hele bir tanesi... Onu sokakta yürüyemez hale getirmek istemedim. Dolayısıyla her şeyi yazmadım. Kendim ve yakın çevrem mevzubahis olunca kontrol mekanizmasından geçirilerek yazılmış kitaplardır bunlar.'

NAZLI ERAY:          'HAYATIMI SANSÜRLEMEM'
Nazlı Eray'dan yazıdan sonra iki ayrı mail aldım. Mahremiyet ihlali eleştirime zarif bir yanıt göndermişti. 'Sevgili İsmail' diye başlayan elektronik postasında 'Tozlu Altın Kafes bir Metin And kitabı değil. Hayatının bir bölümünü de Metin And ile yaşamış olan yazar Nazlı Eray'ın o evliliği ile ilgili iyi ve kötü bazı anıları. Yazamadığım o kadar çok şey var ki; en mahrem lafı bana tuhaf geldi. Kitap Metin And'ı afişe etmek için yazılmış bir kitap değil. Benim hayatımı, onun bazı bölümlerinde iz bırakanları, bir hoca değil bir koca olarak Metin And'ı anlatan kitap. Hayatım bana ait ve onu hiçbir zaman sansürleyemem. İkonlara ve tabulara inanmıyorum. Gene de yazdığınıza çok saygı duyuyorum.'

BAKIN METİN AND NASIL BİR DEĞER
Nazlı Hanım çok zarif. Müthiş bir olgunlukla eleştirilerimi yanıtlamış. Katılmadım ama saygı duydum. Dediğim gibi, hayatta olmayan birisiyle ilgili söylediklerimiz, yazdıklarımız çok kritiktir. Cevap hakkı yok ki. Ölen birine, eski eşe, önceki patrona, düşene, hapishanedekine, işini kaybetmiş birine, eşit şartlarda olmadığımız insanlara söz söylerken bir kere değil bin kere düşünmeli.
Kafam kaç gündür bunlarla meşgulken, NTV Tarih dergisinin Mart sayısında yeni çıkan kitaplar köşesinde ne göreyim... '16'ncı yüzyılda İstanbul: Kent, Saray ve Günlük Yaşam', 315 sayfalık bir kitap. Lütfen konusunu anlamak için ismini bir daha okur musunuz. Yazarı Metin And. Kısa tanıtım yazısındaki şu ifadeye ne dersiniz: 'İlk defa 1994'te yayımlanan bu kitap, Viyana'da Avusturya ulusal kitaplığında Metin And'ın bulduğu resimlerin orijinal boyuttaki görüntüleriyle birlikte yeniden basıldı.'
Ben Metin And'ı işte böyle anmak isterim. Yaptıklarıyla, eserleriyle...

<p>Bedir Acar, 'Görüntüler öyle acımasız ve vahşi ki 21. Yüzyılda devlet terörünün kitabını yazıyorl

İsrail aslında neyden korkuyor?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor