• $8,4456
  • €10,2006
  • 492.461
  • 1441.33
29 Ekim 2010 Cuma

Cumhuriyetimizin yolu

Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz cumhuriyetimizi en görkemli şekilde nasıl kutlamalıyız?
İçimizin coşması, bir ırmak gibi gürül gürül akması çok güzel ama yetmez.
Atatürk'e derin şükranlarımızı hissetmek, o duygularımızı söze dökmek harika ama yetmez.
Yıldönümlerini bayram tadında yaşamak, şarkılar-türküler söylemek; havai fişeklerle gökyüzünü aydınlatmak çok etkileyici ama yetmez.
Atatürk gibi kutlamalıyız, onun döneminde olduğu gibi...
İş yaparak, devrimler yaparak, ülkemizi büyüterek...
Sözü eyleme dökerek...
Çağdaş medeniyetler seviyesine yükselterek...

İSTANBUL'DAN İZMİR'E CUMHURİYET KÖPRÜSÜ
Cumhuriyetimizin 87. Yıldönümünü kutluyoruz. Ve ben dün 'büyük bir cumhuriyet projesinin temelinin atılmasına' tanıklık ettim.
Gebze'deydik, çok yağmur vardı. Ama herkes 'bereket' dedi.
Törenden önceki akşam Cumhuriyet gazetesinin resepsiyonuna katılmıştı, ne güzel. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'dan bahsediyorum. Gebze'de heyecanı yüzünden okunuyordu. Hiç tartışmam, hükümetin en büyük atılımları yaptığı alan ulaştırma ve iletişimdir.
Projenin detaylarını ekonomi sayfamızda okuyabilirsiniz, şu kadarını söyleyeyim: Bugüne kadarki en büyük yap-işlet-devret çalışması. Parayı özel sektör bulacak. İstanbul'dan İzmir'e, dikkat İzmir'e ilk defa otoyol yapılıyor. İzmit Körfez geçişine köprü inşa edilecek, dünyanın en uzun ikincisi; birinci değil, bir inci...
Projeden Antalya'ya kadar 18 il doğrudan etkilenecek, 50 bin kişilik de istihdam...
Cumhuriyetimizin yolu aydınlık olsun.

AĞAR DA ORADAYDI PEPE DE
Başbakan dün konuşmasında cumhuriyetimizden bahsetti hep. 'Bu bir Cumhuriyet Bayramı hediyesidir' dedi. Önyargıyla bakmayanlar ondaki son dönem cumhuriyet vurgularının arttığını görüyor. Son grup konuşmasını çok önemsedim, türban tartışmalarını da rafa kaldırttı, en az seçime kadar. Zamansızdı. Gereksizdi, gerginlik üretiyordu.
Törende Mehmet Ağar dikkat çekiciydi, eski Bakan Osman Pepe de. Erdoğan, Pepe'yle şakalaştı, demek ki küslük yok aralarında.

KILIÇDAROĞLU'NUN TEVAZUUNU SUİİSTİMAL EDİYORLAR

Bu duygular içinde İstanbul'a dönerken bir haber geldi. Konumuzla ilgili değil ama ilginç. İlgili arkadaşıma söyledim, araştırdı olay doğru.
Şöyle:
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu önceki akşam THY 20.00 uçağıyla İstanbul'dan Ankara'ya döndü.
Kendisine 1 D koltuğu verilmiş. 1A ve 1C de Devlet Bakanı Egemen Bağış'ın eşi Beyhan Hanım ile kızı Ecehan oturuyor. Yanlış. Protokole aykırı. Bu özensizlik. THY çalışanlarının bu önemli konuya  dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.   
Ana muhalefet partisi liderinden bahsediyoruz.
Kaldı ki Bağış Ailesi siyaset dünyasının en medeni, en sosyal çiftidir. O görüntü hoş olmamış.
Kemal Kılıçdaroğlu mütevazı ve sakin kişiliğiyle sevildi. Ama galiba ondaki tevazu duygusunu herkes iyi anlamıyor.

BERLİN'DE BENZERİ YAŞANMIŞTI

Dün olup bitenleri öğrenince aklıma geçen ay kendisiyle yaptığımız Almanya seyahati geldi. Berlin temasları güzel geçmişti, çok verimliydi. Büyükelçi Ahmet Acet de olabildiğince ilgiliydi. Çok tecrübeli bir isimdir, uzun bir tanışıklığımız da var. Ancak makam aracında hep büyükelçi sağ, Kılıçdaroğlu sol tarafa oturuyordu. Bu tuhaflığı da söyledim. Büyükelçi, 'Böyle mütevazı bir lider görmedim' demiş.
Arkadaş, tevazu başka bir şeydir, nezaket başka. Bir büyükelçiye protokolü hatırlatmak ise haddimiz değil. Biraz özen lütfen, biraz özen. Mütevazı demek hakkı yenebilir demek midir? Onun temsil ettiği kurumsal kimliği nasıl yok sayarsınız?

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda  şehit sayısı 14'ü kadın, 5'i çocuk olmak üzer

BMGK'nin Kudüs kararı ne olacak?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor