• $7,3587
  • €8,957
  • 436.709
  • 1536.11
29 Ekim 2012 Pazartesi

Cumhuriyetimizin geleceği

Tarih okuması veya çalışması bize, geçmişi anmak veya hatırlamak için lazım değildir. Entelektüel ilgi ve merakı gidermek için de...
O çaba, her şeyden önce 'gelecek inşası' içindir.
Tarihe bakış, 'pasif bir tavır gibi' görülemez.
Cumhuriyet Bayramımızı kutluyoruz. Yeni devletimizin rejimi 89 yıl önce bugün hayatımıza girdi. Çok değil, sadece 11 yıl sonra tam bir asır olacak.
Cumhuriyetin birinci yüzyılında 'nasıl bir Türkiye?' sorusunun tam zamanı.
Hani kutlama tartışmaları yapılıyor ya, yüzüncü yıl için ne kadar görkemli, orjinal ve ne kadar unutulmaz törenler düzenleyeceğiz? Halkımız coşkuyla kutlayabilecek mi? Onuncu Yıl Marşı'nı aşıp, 80 milyonun üzerine çıkacak olan nüfusumuza hep bir ağızdan 'Yüzüncü Yıl Marşı' söyletebilecek miyiz? Mesela ona yakışır bir eser, ne bileyim anıt, kültür merkezi...
Her açıdan Cumhuriyeti aşmak... Onu hep daha ileriye taşımak...
Bayramlarımız, Atatürk'ün fikirlerini tekrar etme günü değil ki aslında.
Onları geliştirmek, tazelemek, yeni sentezlerle güçlendirmek...
Maalesef Cumhuriyet kuşakları olarak bizler O'nu anlamayı başaramadık.
Tarihimizi, geçmişimizi ya 'aşırı politize' ediyoruz, ya da 'de-politize'... Ama illa 'kategorize' edip, ayrıştırıyoruz. Reddediyoruz veya yüceltiyoruz.
Ben inanıyorum ki, Atatürk bugün gelse, baksa bizim anladığımız Atatürk'e, 'Bu ben değilim ki' der...
Mesela önce 12 Eylülcülere, hep 'Atatürk' diye diye kendisine en büyük zararı verenlere kızar. Halkının ona gönülden bağlı olduğunu görmekten ne kadar memnun olursa, devletin ve sözüm ona aydınların (ki buna kendini Kemalist veya Atatürkçü zannedenler dahil) içi boşaltılmış, biçimsel Atatürkçülüğünden o denli dehşete kapılırdı.
En büyük proJemİz demokrasİ
İkinci asrına daha güçlü girmesi için Cumhuriyetimizin başarması gereken hayati vazifeler var. Bugünün soğukkanlı, hakşinas ama aynı zamanda eleştirel bilançosu ile işe başlamalı. Zira, Cumhuriyetin 2000'li yılları halen işbaşındaki iktidarla geçiliyor. Üstelik bu kadro, 2023 için iddialı hedefler ortaya koyuyor. Muhtemeldir ki, o gün devletin kimi önemli makamlarında bu ekipten isimler olacak.
Son on yıl...
Liberal, sivil, dünyaya entegre ama muhafazakar bakışla yaşandı, yaşanıyor.
Bu kelimelerin her birini tek tek ele alıp, dünden bugüne, bugünden yarına Cumhuriyet muhasebesi yapmalı, bizim yerimiz bugün yetmez. Bu özelliklerle dünyaya bağlanan bir ülkede nelerin olup, nelerin ihtimal dışı olacağı bellidir.
Darbeler dönemi bitti. Dine dayalı yönetim modeli de... Demokrasi çağındayız. Onun gereklerine hazır mıyız, soru ve sorun o...
Ekonomiden umutluyum. Hükümet o açıdan evrensel akışa ve mantığa uyuyor. Hatta fazlasıyla bile liberal...
Dünyanın her yerinde girişimcilerimiz var; yerkürenin neredeyse tüm önemli şehirlerinde okuyan zehir gibi gençlerimiz... Anadolu adeta ayağa kalkmış.
Gelin görün ki 'Demokratik cumhuriyete' geçemedik. Çok eksiğimiz var. Hukuk sistemimiz güven vermiyor. Doğrusu eğitim sistemimiz de... Acı ama gerçek...
Son on yılda yollar yaptık, hastaneler, barajlar... Ekonomik krizlerden korunduk. Fakat toplumdaki gerginliği azaltamadık, kutuplaşmayı tırmandırdık. Reformları da durdurduk. Ekonominin yapısal dönüşümünde frene bastık. Cumhuriyetin kadim problemleri de olduğu yerde duruyor. Her dönem gibi bu dönem de kendi mağdurunu yarattı. Üstelik yine dışlandığını, ezildiğini hisseden ve 'öteki' olduğunu düşünen kesimler ürettik.
Önümüzde ise 11 yıl duruyor. Ekonomide süper lige çıkabilir miyiz?
Demokraside en üst klasmanda yer bulabilir miyiz?
Hukukta evrensel normlara ulaşabilir miyiz?
Vatandaşlarımız kendilerini mutlu ve umutlu, Cumhuriyetlerini güvende hissedebilecekler mi? Evet, umutlu olmak için çok sebep var, ama her şeyi devletten ve siyasilerden bekleyerek olmaz. Önce Cumhuriyeti anlamalı sonra demokratik Cumhuriyet için taleplerde bulunmalı; demokrasi talebi... Günümüz siyasileri toplumdan gelen güçlü dip dalgalarına asla kayıtsız kalamaz. Demokrasi için artık iş sivil kuvvetlerde.

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı