• $7,5143
  • €9,0772
  • 443.616
  • 1522.01
30 Ekim 2012 Salı

Cumhuriyet nasıl kutlanır?

İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere saat 15.00 uçağına binmiştik. Meğer, TK 2158 tarifesi 'Resepsiyon özel seferi' olmuş. Cumhuriyet Yayın Yönetmeni Yıldız, Zaman Yayın Yönetmeni Dumanlı, Türkiye Yayın Yönetmeni Albayrak, Yeni Şafak Yayın Yönetmeni Karagül ve yazarı Ali Bayramoğlu ile Posta Temsilcisi Çelik hep beraber Köşk yolcularıydık. Hostes, iki kez anons yaptı, gayet güzel vurgularla Cumhuriyet Bayramımızı ve Atatürk'ü THY adına içtenlikle andı.
Yoğun bir gündü. Sabah okuyamadığım gazeteleri de yanıma almıştım. Ayrıntılı okudum. Shell ve Vodafone gibi az sayıda kuruluş, en büyüğünden en küçüğüne kadar bütün gazetelere ilan vermişti. Buna, Aydınlık ve Taraf gibi bir uçtan diğerine tüm gazeteler dahil... İş Bankası da böyle yapar. Özel günlerde, yılda belki sadece iki kere ayrım gözetmeksizin her yayın kuruluşuna ilanını verir.
Cumhuriyet hepimizin değil midir?
O bir kazanımsa, elde edilmesi için hepimiz emek harcadıysak, o bizim ortak değerimiz değil midir?
Ayrıştıranlar hangi mantıkla hareket ediyorlar acaba?
Onu kutlarken de bu hassasiyeti gözetmemiz gerekmez mi?
Cumhuriyet Bayramı törenleri belki 89 yılda ilk kez dün istenmeyen tartışmaların gölgesinde yapıldı. Yine coşkuluydu, belki her zamankinden bile yüksekti coşku. Özellikle İzmir ve Antalya'daki, hele Anıtkabir'deki manzara görkemliydi, görülmeye değerdi.
O yasağı ise anlamak mümkün değil. Cumhuriyeti kutlamak, bunun için yürümek, ne bileyim koşmak isteyenlere engel çıkarmak niye? Devletin bu yasakçı zihniyetinin, bir zamanların Kutlu Doğum Haftasını, Nevruz'u, Said Nursi anmalarını yasaklamaktan ne farkı var? Bugün onların hepsi kutlanıyor. Hem de on binler katılıyor. Devlete de Cumhuriyete de zararı mı var?
Her dönem kendi mağdurlarını yaratmak zorunda mı? Cumhuriyet Mitingleri yapıldı, kötü mü oldu? İnsanlar, endişe içindelerse bunu ifade etmelerinden kime ne zarar gelir?
Ayrıca CHP bu tutumu niye almak zorunda kaldı?
Çünkü peş peşe bayramlarla ilgili protokol değişiklikleri yapıldı, çeşitli gerekçelerle iptaller yaşandı, çelenk koyma konusu gibi komik yasaklar sahnelendi.
Madalyonun öbür yüzü de sakat...
Çankaya Köşkü'ndeki törene katılmamak, boykot etmek de neyin nesidir?
Arkadaş, Cumhurbaşkanları gelir gider.
Hükümetler gelir gider.
Bizim devlet geleneğimize ne oldu?
Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu'ndan bahsediyoruz. Gayet tabii ki Gül ev sahipliği yapacak, siz gündüz nerede kutlarsanız kutlayın akşam Köşk'te olmalısınız. Biraz ince düşünseniz aslında yaptığınızın tutarsızlık olduğunu anlarsınız. AKŞAM'da manşet yapmıştık. Cumhurbaşkanı Gül, daha geçen hafta 81 ilin valisine genelge göndererek 'En önemli ulusal bayramımızdır, coşkuyla kutlanmasını sağlayın' demişti.
Cumhuriyet bir kazanım...
Ulusal kazanımımız.
Ama onu olduğu gibi bırakırsak gücünü ve etkisini kaybetmez mi?
Cumhuriyet bir idealse, onun kurucusu Atatürk o idealin kendini sürekli yenilemesini ve çağa ayak uydurmasını istemez mi? Bizlere düşen, Cumhuriyeti evrensel normlarla buluşturmak, onu çağdaş dünyanın en iyi örneklerinden birisi haline getirmek. İktidar yasakçı da olsa, Cumhuriyeti kuran parti boykotçu olamaz. Hele Cumhuriyeti asla boykot edemez. Bakın halka... Anıtkabir'e, İzmir ve Antalya meydanına, Anadolu'nun dört bir tarafındaki meydanlara... Nasıl da coşkuyla kutlamış. Cumhuriyet sevgisi yasak dinler mi hiç?
Not: Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyonu baştan sona izledim. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Genelkurmay Başkanı dahil devletin zirvesiyle konuştum. Ayrıntıları yarın aktaracağım.

<p>İngiltere'de TikTok'a yüklenen ve faal bir tren hattının üzerine park etmiş otomobili gösteren vi

Tren yolunda TikTok videosu tepki çekti: Düpedüz aptallık

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Muş'ta ''kar kaplanları'' yolları açmak için metrelerce karla mücadele ediyor