• $7,352
  • €8,9311
  • 438.357
  • 1545.07
23 Mayıs 2012 Çarşamba

Burhan Doğançay çağırıyor

Acı çekmeden görkem olmazmış. 
'On yıl tam bir miserable (sefil) gibi yaşadım' dedi. Şimdi Türkiye'nin en ünlü, hatta dünya çapında resim sanatçılarından birisi Burhan Doğançay. New York'ta ekmek alacak para bulamadığı günleri bile olmuş. Büyük yaşamlar hep büyük hayat dersleri taşır içinde. İnişli-çıkışlıdır ya yaşam... İnsan bu farkındalığı her daim içinde taşımalı. Burhan Doğançay, futbol da oynamış diplomatlık da yapmış. Diplomatlık döneminde çevresi genişmiş tabii ki. Resim tutkusu nedeniyle diplomasiyi bıraktığında ise büyük şoka uğramış. 'İnsanların ne kadar şeyyyy olduğunu anladım o zaman' cümlesi döküldü dudaklarından.
Ne diye sorduğumuzda 'adi' yanıtını verdi. Sert değil mi?
Kırılmış besbelli, sebebini açıkladı:
'Etrafım bir anda boşalıverdi. En yakın arkadaşlarım bile beni görünce yolunu değiştirmeye başladılar.'
Fakat, bütün başarı öykülerinde olduğu gibi ısrarcılık, kararlılık, pes etmemek, tutkusunun ve hayallerinin peşinden gitmek Burhan Doğançay'a da ünü ve aradığı hayatı getirmiş.
Önceki akşam İstanbul Modern'de Burhan Doğançay'la bir buluşma vardı. Ülker Grubu'nun sponsorluğunda Burhan Doğançay'ın dünyanın çeşitli ülkelerinden, önemli müzelerden ve özel koleksiyonlardan toplanan eserlerinin sergisi nedeniyle verilen küçük bir davet. Ülker'in Kurumsal İletişim Müdürü Zuhal Şeker'in organize ettiği etkinlikte Oya Eczacıbaşı, Murat Ülker ve bir grup gazeteci Burhan Doğançay eşliğinde bir saat eserleri inceledi. Ardından o gece için özel tasarlanmış bir masada yemekli sohbete geçildi.
Doğançay'ı dinlemek büyük keyif, çok güzel Türkçe kullanıyor.
Murat Ülker'le karşılaştığı anda içtenlikle 'ne saadet ne saadet' deyip sarılıverdi.
Konuşmasında öncelikle Murat Ülker'in hakkını şu sözlerle teslim etti: 'Bizde gerçek sponsorluk bilinmiyor. Batıda sponsorlar bir karşılık beklemeden destek veriyor. Murat Ülker işte böyle yapıyor.'
BOĞAZİÇİ'NDEN İKİ ARKADAŞ
Akşam boyunca Oya Eczacıbaşı bütün konuklarıyla o her zamanki zarafetiyle ilgileniyordu. Murat Ülker'le de Boğaziçi'nden sınıf arkadaşları... İkisi bir başka ortak noktaları olan sanat alanında güzel bir işbirliği yapıyor.
Burhan Doğançay, 'Ne iş yaparsak yapalım dünya ligini hedeflemeliyiz' derken vizyonerliğini de ortaya koyuyor. Herkese 'dünyaya açılın' mesajı veriyor. Hep bunun altını çiziyor. Devletin sanat ve kültürle olan ilişkisi çok tartışılıyor ya, şu mesajı da siyasete olsun:
'Sanata değer vermeyen toplum ve devletler gelişemez, büyüyemez. İki kere iki dört. Tarihe bakın, görürsünüz.'
İstanbullular veya imkan bulanlar zaman ayırıp sergiyi mutlaka görmeli. Bir süre önce Mimar Sinan'da Dali sergisi vardı. Abdi İbrahim'de Van Gogh yeni bitti. Sabancı'da Rembrandt, Pera'da Goya sergileri devam ediyor. Büyük ustalar... Her biri dünya çapında sanat etkinlikleri... 
İstanbul'da yaşamanın zorluğu da çok, derdi de... Ama en azından sanata daha yakın olmayı sağladığı muhakkak.

"ika.20120522225108.jpg"

<p><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri HDP Binası'na 6 saatlik

Kandil değil HDP binası

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı