• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
19 Ocak 2013 Cumartesi

Birand'ı niye sevdik?

İyi gazeteciydi.
Çok iyiydi hatta. Ama sektörümüzde sayıları hiç de az değildir onların.
Batı tipi gazeteciydi.
Araştırır, okur, gezer, öğrenir, anlatırdı.
Eleştirir ama hep üslubuna dikkat ederdi.
Sayıları azdır ama meslektaşlarımız arasında onlardan da vardır.
Muhabirdi, evet. Muhabirlikten asla vazgeçmedi. Pek çok yönetici tanırım, 'muhabir ruhunu' hiç kaybetmeyen... Bizim mesleğin generallik mertebesidir o. 'Meslek tatmininin' doruk noktasıdır.
Birand'ı bunlar için sevmedik.
Hayatı mücadeleyle geçmiş. Türlü zorlukları aşmış. En tepeye tırnaklarıyla gelmiş.
Ama bunlar da değil.
Başarının, kendisine altın tepside sunulduğu kaç kişi vardır ki gazetecilikte?
Elbette hepsinin etkisi ve payı olmuştur ama biz onu 'Mehmet Ali Ağabey' diye sevdiysek her şeyden önce 'gerçekten iyi bir insan' olmasıyla ilgiliydi.
Hayata, insanlara ve olaylara gülümserdi.
Ben en çok buna önem veririm.
Bizim mesleğimizde azdır örneği. Çoğumuz ciddiyizdir, asık suratlı. Maskeler, maskeler...
O ne yaptıysa bunu yıkmayı başarmış.
Olumlu ve yapıcıydı. Dedim ya, eleştirirken bile...
Ama sanmayın ki kolay adamdı. Hayır. Sert ve mücadeleci, rekabetçiydi de.
Ufuk Güldemir gibi ekol sahibi
Bilgi, kültür ve tecrübesini aktaran meslek büyüğü çok azdır gazetecilikte. Birand gibisini ben görmedim. Mesleğe yeni başlayan muhabirlere bile yardımcı olduğuna, sorularını yanıtladığına çok defa tanık oldum.
Bu açıdan Ufuk Güldemir'e benzetebiliriz. O nedenle ikisinin de ekol oluşturduğunu söyleyebiliriz.
Gençlerle çalışmayı seviyordu. Mesleğe yenilikler katışından da bellidir.
Habere inanan biriydi. Tutkuyla bağlıydı buna. İşini yaparken sevgi doluydu. Benim için belki en önemli özelliği buydu.
Mütevazıydı, ki bizim gazetecilerimiz genelde böyle değildir. Çoğunluk kendine odaklıdır ama o dışarıya odaklıydı. Ve asla pes etmezdi.
Mehmet Ali Birand'ın ölümünden sonra o hava kendiliğinden oluştu. Hatta 'beklenmedik ölçüde bir sevgi ve vefa görüntüsüyle' karşılaştı Türkiye. Pek çoklarının aklına Barış Manço'nun hayata gözlerini yumduğu gün geldi.
Demokrat bir zihindi. Kalıplarla düşünmez, klişelerle konuşmazdı. Kendini tanımlarken de 'Hayatım boyunca hiç sürüden olmak istemedim. Farklıyı yakalamaya ve başımı yukarı kaldırmaya çalıştım' derdi.
Evet bunu sevdik. Yargılamazdı. Anlamaya çalışırdı. Hani 'iyi düşünürlerle vakit geçirin' diye tavsiye edilir ya. O hesap, Birand'dan her defasında bir şey öğrenirdiniz. Hiç olmazsa, 'farklı bir bakış açısı' görürdünüz.
Sahici biriydi. Hiç yapmacıklık yoktu onda. İşte bu nedenle hataları bile sevimliydi.
Mehmet Ali Birand'ı sevdik. Emin olun, bugün bizim meslektaşlarımızın çok ama çok büyük bölümü derin bir üzüntü ve eksiklik duygusunun içinde. Türk basını ve televizyonculuğu büyük bir rengini yitirdi. Umut ve tesellimiz, öğrencilerinin o bayrağı taşıması. 
Unutmadan...
Bir insan kendini ölüme böyle mi güzel hazırlar?
Bir insan böyle mi güzel ölmeyi başarabilir?
Ruhu şad olsun...

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı