• $7,416
  • €8,9885
  • 437.505
  • 1467
26 Kasım 2011 Cumartesi

Bir dahiden yaşamayı öğrenmek

Londra-İstanbul
Leonardo gayrimeşru bir bebek olarak dünyaya gelir ama 'günah çocuğu' değil, 'aşk çocuğu' sayılmıştır. Zaten çok sonraları kendisi 'Birleşme karşılıklı büyük aşk ve büyük arzuyla gerçekleşirse, çocuk çok akıllı, epey zeki ve canlı olacaktır' diyecektir.
Londra'daki son gündeydik. Cumhurbaşkanı'nın basına 'kapalı' toplantıları vardı, bize de öğlene kadar boş zaman. Bütün gece YKY'den alıp yanımda götürdüğüm Leonardo da Vinci kitabı... Olağanüstü sergiden sonra bir kez daha okudum, baştan sona.
Kahvaltıda Nazan Ölçer'le Da Vinci sohbeti yaptık, aklıma ne geldiyse sordum. Formül de tutmuştu ya, doğru National Gallery'ye. Sergi 10.00'da açılıyor, yüzlerce kişi kuyrukta. Biri basın, diğeri heyet; iki kimliğimi de gösterip doğrudan içeri girdim, kıskanç bakışlar altında. İngiliz gazeteleri biletlerin tükenmesinden bahisle, 'müzenin, 16 pound olan bilet fiyatlarının karaborsada ve internette 400 pounda kadar alıcı bulduğunu açıkladığını' yazıyordu. Ama 'el değiştiren bilet sahiplerinin müzeye giremeyeceğini' de ekleyerek. Bunu nasıl yapacaklar anlamış değilim.
Bu kez vakit daha kısıtlı, doğrudan en seçme tablolara yöneldim. Dünya gözüyle bir kez daha...
KARISININ VE SEVGİLİSİNİN FARKI
Sforza'nın karısı Beatrice ve sevgilisi Cecilia'nın aynı odadaki iki portresinden başladım. Nazan Hoca'nın, 'karısının bakışındaki cesaret, olgunluk ve kararlılık; genç metresinin de saf güzelliği' yorumları kulağımda.
Aynı erkeği seven iki kadının bakışındaki yoğunluk ve psikolojik derinlik farkları...
Sanat uzmanı değilim ama amatör ve acemi bir resimsever olarak insanı derinden etkiliyor doğrusu.
Dahinin eserleri arasında turumu sürdürüyorum. Aslında müziği seven ama resmi seçen büyük ustanın dünyasında, 500 yıl sonra...
Da Vinci'nin tamamlanmamış Saint Jerome portresi. Ve dördüncü odada, 'Kayalıklardaki Bakire' tablolarının arasında durup, Leonardo'nun bir arada göremediği iki şaheseri seyretmek, yeniden.
Kayalıklar Madonnası'nın biri Louvre'da, diğeri National Gallery'de sergileniyor, bir daha aynı anda görülebileceklerine ihtimal verilmiyor.
Orhan Pamuk, 'Saf ve Düşünceli Romancı' kitabında; '... resimden zevk alabilmek için, on kere bakmak, yakınlaşıp uzaklaşmak, ayrıntılarıyla ilgilenmek, resimle bir süre geçirmek'ten bahseder. Resim 'insan ruhunu' işte böyle etkiler.
BURJUVA SANATI DESTEKLERSE
Bir yandan tabloların arasında kayboluyorum, diğer yandan okuduklarımı ve Nazan Hoca'nın anlattıklarını düşünüyorum. 'Da Vinci'nin o tarihte kendisini destekleyecek Sforza gibi aileleri bulması önemlidir' demişti Hoca. Milano'da Sforza'nın himayesine girmesi adeta dönüm noktası.
Devam...
Aziz Hieronymus tablosu, acının o eşsiz yansıması, insanın iliklerine kadar sızar.
Elbette bu sergi en çok da 'Salvator Mundi' var diye özel. Artık Da Vinci'nin olduğu kesin ve uzmanlar çok başarılı onarıldığını söylüyorlar. İlk kez sergilenen bir başyapıt diye tanımlanıyor.
KÖŞK'TEN SARAY'A 'TUTULMALAR'
Yazmıştım, Da Vinci sergisiyle ilgili Hayrünnisa Hanım'la biraz konuşmuştuk. Dönüş için uçağa binmeden önce hafta sonu eklerimizin yönetmeni İpek (Özbey) aradı ve 'Gül'ün Kraliçe'ye hediye ettiği tablonun ismini öğrenebilir miyiz' diye sordu. Uçakta Cumhurbaşkanı ile siyaset sohbetimiz bitince sordum, 'Onları hanım bilir, o ilgileniyor' deyince ben de doğru adresten bilgi aldım. Ahmet Yeşil'in 'Tutulmalar' tablosuymuş.
Bu arada, elbette takibi bırakmadım, sarayı devreye sokarak beş kişilik bilet temin edilmiş, Hayrünnisa Hanım, Zeynep Babacan, Sare Davutoğlu ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın eşi Şule Hanım, Büyükelçi Ünal Bey'in eşi Emel Çeviköz, Da Vinci'yi beraber gezmişler.
GÜZELLİĞİ ARAYAN ADAM
Nazan Ölçer, resimde en önemli olanın 'güzellik duygusu' olduğunu anlatmıştı.  Kitaba baktım, Da Vinci için 'Sürekli olarak güzelliğin özünü aradı. İnsan güzellikleri arasında etkileyici olanın süs değil, güzel bir yüz olduğunu söyledi. Belki de bu yüzden başta Mona Lisa olmak üzere çizdiği yüzlerdeki bakışın ve gülümseyişin esiri oluruz' diyor.
Aşk için de 'Eğer ruhumuz, doğduğu vücuda benzeyen birini bulursa aşık olur. Birçok insan kendisine benzeyen kadına aşık olur ve onlarla evlenir' demiş.
Çok öğrenci yetiştirmiş olan Da Vinci, şu inanılmaz kışkırtıcılığın da sahibi:
'Ustasını aşamayan öğrenci zavallıdır.'
Çok çalışmış birisi, deha sahibi ama yaratıcılığın ezici bölümünün çalışmaktan geçtiğini bilir. Defterinde şu not bulunmuş:
'Bir günde zenginleşmek isteyen bir yılda asılır.'
Komple bir sanatçının ve aynı zamanda deha sahibi bir bilim adamının sergisinden izlenimler böyle. Dedikleri gibi 'yaşamda bir kez olabilecek türden' güzelliklerdendi. Orhan Pamuk'la bitirelim: 'Bu dünyada olmanın, yaşamanın, var olmanın, her an hissettiğimiz deneyimler arasında en belirleyici olanı elbette ki görmektir.'

"ika.20111125223421.jpg"

<p>24 TV Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, Ankara'nın gündemini ve siyasette yaşanan son gelişmeleri

Restoran ve kafelerde son durum ne?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Define için 45 metre tünel kazmışlar! Suç üstü yakalandılar

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı