• $7,5236
  • €9,0206
  • 409.754
  • 1538.04
22 Haziran 2012 Cuma

Başbakan'ın 'çözüm' planı

RIO DE JANEIRO

Uluslararası iki büyük zirvenin ve lider düzeyinde çok sayıda ikili temasın ardından Başbakan Erdoğan'la bir saatlik görüşme gerçekleştirdik.
Brezilya'nın Rio kentinde, Copacabana Palace Otel'de bir araya geldiğimiz buluşmanın ana konusu, bölücü örgütün saldırısı, şehitlerimiz ve terörün çözümüydü.
Başbakan'ın sorularımıza verdiği yanıtları haberde okuyabilirsiniz. Erdoğan'ın kafasında nasıl bir yol haritası olduğunu onun sözleri üzerinden yorumlamaya çalışalım.
Başbakan'ın kafasındaki oyun planına ve buna bağlı müttefiklik ilişkilerine ilişkin tablo belirginleşmiş.
BEDEL ÖDEMEYE HAZIR
Öncelikle, 'riske girmeye hazır' olduğunu kabul etmeliyiz. Siyasi bedel ödemeyi göze almış. Bunu, TRT ŞEŞ, Kürtçe seçmeli ders gibi birey hak ve özgürlükleri kapsamında yeni iyileştirmelerin devam edeceği şeklinde okumalıyız. Milletin çoğunluğunun çözümden yana olduğuna inanıyor. Kırmızı çizgisini ise şehit ailelerinin hassasiyet sınırı üzerine çizmiş.
Yani, süreç içinde önüne getirilecek önerilere işte bu iki çerçeve arasında yanıt verecek. Şehit ailelerini incitecek adımlara kapısı kapalı.
CHP ile yol almak istiyor, samimiyetlerine inanmaya hazır. Somut öneri gelirse olumlu yanıt verecek.
TSK ile ve onun komuta kademesiyle tam bir uyum içinde. Uludere'de savunuyor samimiyetlerine inanmış; son operasyonda komutanların bizzat bölgede olmasına sevinmiş.
BARIŞTAN YANA OLANLAR AYRIŞACAK
PKK için 'bölgesel ve uluslararası izolasyon politikası' uyguluyor. Örgütü marjinalleştirmek için BDP, Kuzey Irak ve Güneydoğu'da yeni stratejiler uyguluyor.
Barzani'yi çok ama çok önemsiyor. Yardımlarını sonuç alıcı ve yaşamsal buluyor. Türkiye ile Kuzey Irak daha da yakınlaşacak. BDP'nin ılımlılarıyla işbirliği arıyor. Bazı görüşmeler olacak. PKK ve BDP için de barıştan yana olanlarla kandan yana tercih kullananlar arasında ayrıştırmaya gidilecek.
ABD'nin katkısı son derece kritik. Washington'ın Kuzey Irak üzerindeki etkisinden de yararlanıyor. Buradaki kırmızı çizgi ise bölgede bağımsız Kürt Devleti'nin önüne geçmek. Bunun yerine Türkiye'nin öncülüğünde entegrasyon ve dünyaya açılma politikası izlemeyi öneriyor.
Güneydoğu'ya yatırımlar da olanca hızıyla devam edecek. Hemen bugünden yarına 'çözüm' planını sakıncalı buluyor. 'Süreç yönetimi' yoluyla halkı kazanma politikasını yürütüyor. Çok çarpıcı cümlelerinden biri 26 teröristin öldürülmesiyle ilgili 'Biz de bunların olmasını istemeyiz' demesiydi. İki taraftan da anaların ağlamamasına vurgu sözcükleri... (Genelkurmay dün ölen terörist sayısının 31'e çıktığını açıkladı)
Başbakan soğukkanlıydı ve morali yüksekti. PKK sorununun çözümü yolunda bir strateji kurmuş, buna uygun müttefiklik ilişkileri oluşturmuş. PKK'nın silah bırakmasını her şeyin üzerinde görüyor. Kürt siyasetinin akil ve ılımlı isimlerinin devrede olması ve taleplerde makulda buluşulması halinde hızla çözüme gidileceğini düşünüyor. Biraz zaman kazanmak istiyor; Türkiye'nin ekonomisini büyütüp, etkinliğini artırdıkça cazibe noktası haline geleceğini, terörün bu yolla marjinalleşeceğini planlıyor. Siyaseten iyi bir oyun planı. Mantıklı da. Yeter ki Türkiye büyümeye devam etsin, bir de demokrasisini geliştirsin. AB yolunda olmak ise bu denklemin olmazsa olmazı...

<p>İyi Parti'den ayrılan Bağımsız Milletvekili İsmail Koncuk ile Meclis'te basın toplantısı düzenley

İhraç edilip geri dönmüştü: Ümit Özdağ İYİ Parti'den istifa etti

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi