• $7,4144
  • €9,0214
  • 443.735
  • 1543.75
02 Nisan 2012 Pazartesi

Başbakan'ın anayasa planı

Yeni anayasa çalışmalarında 'frene basıldı' demek doğru olmasa bile, 'boş vitese' geçildiği kesin.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, çabalarını sürdürüyor ama bunlar 'nafile turlar.'
Sonuç almak için Erdoğan'ın irade ortaya koyması ve uğruna kavga vermesi şart, şu an öyle bir hava yok. Erdoğan'ın ifadelerinden neyi, ne kadar ve hangi zamanlamayla arzuladığını anlamak hep kolay olmuştur. Anayasa için o eski retorikten eser yok. Oysa bakın, 4+4+4 için nasıl konuştu, neler yaptırdı...
Peki neden?
Bu tavrın arkasında neler yatıyor?
Yanıt, Başbakan Erdoğan'ın kısa ve orta vadeli siyasi hedeflerinde ve buna uygun stratejilerinde gizli.
Her şeyden önce Başbakan anayasa için yükümlülüğe girmek istemiyor. Uzlaşmanın olmayacağını görüyor. Zorlamaktan yana değil. 
İlginç... Yeni anayasa talebinin muhalefetten gelmesini bekliyor.
Aslında haklı.
Erdoğan, yıllarca şikayet ettiği eski statükoyu değiştirdi. 12 Eylül referandumu, iktidarın anayasa değişikliğinden beklentilerini zaten karşıladı. Eğitim sistemi deseniz, üç gün önce imam hatipleri kapsayacak şekilde revize edildi. Askerler asli görev alanlarına çekildiler.
Başbakan'ın kurmayları, yakında muhalefetin böyle bir talebi seslendireceğine inanıyor. Çünkü sistem şu anda eski statükonun tam tersi istikametinde işliyor. Muhalefet parlamentoda sayıca az ve etkisiz. Anayasa Mahkemesi'nden istediği kararları da çıkaramıyor.
Evet, Başbakan seçim öncesinde söz vermişti ve bunun için oy istemişti. Ama millet ona parlamentoda güçlü bir çoğunluk sağlasa da anayasa değişikliği için 367'yi veya referandum için gerekli 330 vekil sayısını vermedi. Esasında Başbakan'ın eli rahatlamış oldu. 330 civarında vekil çıkarsaydı referandum öncesindeki gibi zorlu bir süreç işleyecekti.

KÖŞK'E YÜZDE 60'LA ÇIKMA HEDEFİ
Başbakan, halkın seçeceği ilk cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü'ne çıkmaya hazırlanıyor. Belli oldu ki, mevcut düzen ve anayasayla bunu yapacak. Başkanlık veya yarı başkanlık gündeme gelmeyecek. Erdoğan'a veya rakiplerine ilk tur için yüzde 50+1 oy gerek. Alabilir.
CHP merkez sağdan bir aday gösterecek, MHP de kendi adayını...
Olur da ikinci tura kalırsa Erdoğan'ın oy yüzdesi daha yukarı çıkabilir. O zaman hedefi yüzde 60 olur.
Onun elindeki gösterge en son referandumdaki yüzde 58'i.
O zaman Kürtler, PKK baskısı ve BDP çağrıları sonucunda sandığa gitmemişti. Bu kez durum farklı. Üstelik devlet şu anda daha güçlü. KCK operasyonlarından sonra özellikle şehirlerde insanlar daha rahat.
CHP tabanından oy gelmeyeceğine göre, Köşk seçimi için geriye bir de MHP seçmen kitlesi kalır. Referandumda 'evet' diyen geniş bir kitle... Başbakan şimdi ince ince o noktaya temas ediyor. Son zamanlardaki milliyetçi ve muhafazakar söylemlerde artan tonlamanın sebebi bu. MHP yönetimi referandumda hatalıydı. Sağda AK Parti'yi yalnız bıraktı. Hala sağ bir partiye karşı nasıl muhalefet yapılması gerektiğini çözdüklerini söyleyemeyiz. Erimeyi önlemek için bu kez 4+4+4'te seçmeli Kur'an-ı Kerim dersinin önergesini MHP verdi. Bu, Gül'ün kazandığı cumhurbaşkanlığı seçimindeki krizi, Meclis'te oylamaya katılarak bitiren MHP hamlesinin tıpatıp aynısıydı. Büyük olasılıkla, 2014'te Köşk seçimi ikinci tura kalırsa MHP'nin adayı elenir ve Bahçeli tabanını serbest bırakır. Erdoğan'ın karşısında 'CHP'nin adayına oy verin' çağrısında bulunmasını beklemem.
Son bir not... Başbakan'ın yeni anayasa stratejisinde Kürt sorunu kilit unsurlardan biri. Karşılanamaz talepleri gördüğü için frene basmayı tercih eder. Önümüzdeki iki yıl içinde Kürt sorununun çözümünde atacağı adımların zemini ve iklimi nasıl etkileyeceğini görmek ister. Köşk günlerinde tarihe kalmak için bu soruna eğilir, çözmek için çok ciddi eğilir.

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı