• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
23 Mart 2011 Çarşamba

Başbakan'dan askere polise sıcak mesaj

Hükümet - asker ve hükümet - polis ilişkileri her iktidar döneminde farklı dalga boylarında da olsa hep tartışma konusu yapılmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı da 8 yıl boyunca sayısız kez bu tecrübelerden geçti. Yeni bir seçime gidiyoruz. Başbakan Erdoğan'ın ve hükümetin bu iki güvenlik kurumuna bakışı, pek çok açıdan gösterge niteliğindedir. Yeni dönem politikalarının pusulasını biraz da asker ve polis üzerinden üretilen stratejilerde aramak doğru olur. Erdoğan'ın son gezisi bu bakımdan bana gözlem yapma fırsatı sundu. Üç ayrı tutumdan, daha doğrusu açıklamadan bahsedeceğim. İlki, bir 'tuzak soru' ile ilgili.
Erdoğan'ın söyleyecekleri bambaşka bir gündeme bizi sürükleyebilirdi. İşte onun sıcak ve heyecanlı hikayesi...

GENELKURMAY NİYE CEVAP VERMİYOR?
Ana uçağındayız, Cidde ekonomik forumundan dönüş yolunda. Libya'da savaş çıkmış, sorularımız var. Sohbetin büyük bölümünü bu konuyla geçirdik. Malzeme iyi. Sırada 'diğer gündem' maddeleri var. İç siyaset, yaklaşan seçimler, Tatlıses konusu ve hatta futbol...
Bir gazeteci arkadaşımız,  'ben bedelli askerlik sorusu sormak istiyorum' diyerek söz aldı ve Başbakan'a, 'Siz bu konuda girişimde bulunduğunuzda Genelkurmay karşı çıktı. Hemen tepki vermedi ve düzenleme yapılamadı. Kılıçdaroğlu'nun bedelli vaatlerine neden sessiz kalıyorlar?' diye sordu.
Bir anlık sessizlik. Gözler Erdoğan'da... Tuzak bir soru... Biraz da provokatif... Erdoğan tebessüm etti, sustu. Başka bir konuya geçti. Polemik yaratmak istemedi, bence doğrusunu yaptı.

'ASKER OPERASYON MERAKLISI DEĞİL'
Gelelim ikinci olaya...
Terörle mücadele konusu. 'Çok söyledim ama tekrar etmek isterim' sözleriyle başladı, demokratik adımların yanı sıra, güvenlik güçlerinin silahlı mücadeleyi bırakmalarının söz konusu dahi olmadığını vurguladı. Sonra şu çarpıcı cümle geldi:
'Asker operasyon meraklısı değil.'

'EMNİYETİN BAŞARISI HER TÜRLÜ TAKDİRE ŞAYAN'
Veee İbrahim Tatlıses'in vurulma olayı. Uçaktaki bir başka gündem konusu da buydu. Bütün Türkiye İbo ile ilgili gelişmeleri dikkatle izledi. Erdoğan Rusya'dan ve Suudi Arabistan'dan İstanbul Emniyeti ile sürekli görüşerek bilgi aldı. Başbakan zanlıların kısa sürede yakalanmasından çok memnundu. Aksi halde spekülasyonlar hiç bitmeyecekti. Erdoğan, 'Emniyetin bu olaydaki başarısı da her türlü takdire şayandır' sözleriyle Sezar'ın hakkını Sezar'a verdi.

İSİM UNUTMAK NEYİN GÖSTERGESİ?
Başbakan Erdoğan'ın yaklaşımları böyle. Hatırlarsınız, geçen hafta 'Askerle bizim kadar yakın çalışan, bizim kadar görüşen iktidar olmamıştır' dediğini aktarmıştım.
Balyoz gözaltılarında ortaya çıkan görüntülerle bu açıklamanın çelişkilerini ifade etmiş, yine de bunu vurgulamanın önemli olduğunu yazmıştım. Zirvede sağlıklı görüşme trafiği olmasa ilişkilerin gergin geçeceği ortada, yine de her şeye rağmen kontrollü gidiyor...
Geçen akşam Kanal D'de bir muhabir arkadaşımız Genelkurmay Başkanı'nın adını hatırlayamamış. Ekran heyecanı olamaz, kaç yıldır hemen her gün TV'de haber veren bir arkadaş.
Bu durum aslında, Işık Koşaner dönemindeki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tutumuyla yakından ilgili. Mümkün olduğunca az konuşmak, hiç görünmemek ve kamuoyundan uzak kalmak gibi bir tercihin yansıması.
Hani, yıllardır söylenir ya 'Batı ülkelerinde vatandaşlar komutanların adını bilmezler' diye... Galiba oraya gidiyoruz. MGK toplantıları nasıl artık haber değerini yitirdi, o hesap...

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi