• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
11 Haziran 2012 Pazartesi

Başbakan Kürt sorununu nasıl çözecek?

Kurulu yapıyı değiştirdiği için, Başbakan Erdoğan adeta yeni bir Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ni uygulamaya koydu.
Eski tarz, yazılı, gizemli ve kırmızı kaplı olandan bahsetmiyorum.
Devletin zirvesinde, ülkenin temel meselelerinde bir anlayış birliğine ulaşıldı. Bu, Erdoğan'ın bakış açısına uygun şekillendi.
Yeni tehdit algılamasına göre Kürt sorununa yaklaşımda 'melez bir çözüm arayış paketi' ön plana alındı.
Açılım yok artık.
Fakat eski model sertlik politikaları da yok.
Büyük fotoğrafın detaylarına tek tek bakarak, ilerleyelim.
Albay rütbesinde garnizon komutanı türbanlı öğrenciye diplomasını veriyor. Oysa daha iki-üç yıl öncesinde Cumhurbaşkanı'nın eşine nasıl selam verileceği, aynı ortamda bulunmaktan nasıl kaçılacağı veya protokol kurallarının yeniden hangi şekilde yazılacağı tartışılıyordu.
Radikal değişikliklerden önemlisi: Asker-polis işbirliği...
Güneydoğu'daki bütün askeri operasyonlarda istihbarat paylaşımından başlayan, ortak askeri harekatlara uzanan çizgide tam bir iş bölümü yapılıyor.
Polisin KCK operasyonlarındaki kararlı tutumunun bu zemini sağladığına hiç kuşku yok. Emniyet, KCK dalgalarıyla 'doğrudan halkın muhatap alınacağı bir zemini' hazırlıyor.
BDP üzerindeki PKK ve KCK baskısının ortadan kaldırılması hesaplanıyor. Böylece halkın da rahatlayacağı düşünülüyor.
Çünkü, 'açılım' sürecindeki gelişmelerin istismar edildiği ve  'Türkiye'yi bölünmeye doğru götürdüğü' fark edildi.
Bundan böyle iyileştirmeler 'adı konulmadan' adım adım, vatandaşın fark edeceği şekilde uygulamaya konulacak.
Mesela yerel yönetimler güçlendirilecek. Yeni belediyeler yasası aslında bunun için önemseniyor.

'ARTIK BDP'DEN BELEDİYE KAZANMAK ZORLAŞIR'
Güvenlik politikalarında uzman isim olan Mardin Milletvekili Muammer Güler'i gördüm, İçişleri Komisyonu Başkanlığı da yapıyor. Artık BDP'lilerden belediye kazanmanın iyice zorlaşacağını söyledi. Doğudaki siyasal rekabetin bütün zorluklarını ve gerçeklikleri tek tek sıraladı. Sonunda sözü şöyle bağladı:
'Bölgede yarış adil geçmiyor açıkçası. Şiddete başvuruyorlar. Onun için KCK üzerindeki baskıyı doğru buluyorum. Farklı amaçlarla örgütleniyorlardı. Ancak şimdi yeni belediyeler yasasıyla bizim için farklı bir sorun ortaya çıkıyor. Eskiden hiç olmazsa merkezleri alabiliyorduk. Bundan sonra BDP'den almak çok daha zor.' 
'Peki niye yapılıyor?' diye sordum. 'Yerelleşmek için' yanıtını verdi.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi bölgedeki tansiyonun düşürülmesi bağlamında üzerinde en çok durulan konulardan birisi. Basın AKP-CHP rekabetine bağlıyordu ama demek ki daha farklı açılardan da hesaplamalar yapılıyormuş.

'HALKIN GÖZÜNDE KÜRT SORUNU YOK'
Meselenin can alıcı bir boyutu ekonomik...
AKP Hükümeti bölgeye çok ciddi yatırımlar gerçekleştirdi. Bu kesin. 'Yeni anlayış' bunu da hızlandırarak sürdürmeye dayalı. Geçen haftanın en popüler siyasetçisi Bitlis Milletvekili Vahit Kiler'e bölgedeki son durumu sordum. Değerlendirmesi hayli ilginçti:
'Ben de Kürt kökenliyim. Bölgede halkımız için bir sorun yok. Artık halkla devlet arasında eski gerilim yaşanmıyor. Bu, on yıl önceki gerçeklikti. Yol, baraj, okul, sağlık konusunda ciddi ilerlemeler sağlandı. Bugün Tekirdağ'ın köylerinde ne varsa Güneydoğu'da da var. Hatta daha yeni yapıldığı için modernleri bölgede. Devlet baskısı tamamen ortadan kalktı. Sorunu hep gündemde tutmak için farklı talepleri dillendiriyorlar. Halkın gündeminde olmayan talepler. Rantı bırakmak istemeyenlerin oyunu. Terörden siyasi ve ekonomik rant elde ediyorlar. Orada yaşayan Kürt halkının derdi sağlık; eğitim, yol, su, elektrik, işsizlik. Karnı doysun istiyor. Ayrı devlet talebi yok. Kürtçülük yapan bir kesim var.'
Konunun dış boyutuna gelince...
Hükümet, Ortadoğu dengelerine bakarak Kürt sorununa farklı bir pencereden bakmaya başladı. Washington'la tam mutabakat halinde yürüyorlar. Kuzey Irak'la yakınlaşma bunun neticesi. Ekonomik entegrasyon yoluyla kültürel ve siyasal bağları güçlendirmeye çalışıyorlar. Suriye'deki muhtemel gelişmeleri de aynı bakış açısıyla ele alıyorlar.

İYİLEŞTİRMELER SESSİZCE YÜRÜTÜLECEK
Kabaca fotoğraf kareleri bize bunları gösteriyor. Sonuçta Erdoğan, Uludere başta olmak üzere TSK'yı ve komuta kademesini koruyor, orduya sahip çıkıyor.
Halkın 'Kürt sorunu çözülsün' beklentisi içinde olduğunu biliyor. Ama bunu 'Türk sorunu yaratmadan' halletmesi gerektiğinin farkında... Çünkü yaygın biçimde bölünme korkusu var. Onun için stratejiyi şöyle kurmuş:
'İyileştirmeler sessizce yürütülecek, yatırımlar devam edecek. KCK ve PKK baskısı ortadan kaldırılacak. Uluslararası güç dengeleri kullanılarak PKK marjinalize edilecek. Günün birinde müzakere için masaya oturulduğunda halkı kazanmış ve güçlü devletle, eli zayıflamış ve talepleri makul hale gelmiş muhataplar olacak.'

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı