• $7,6864
  • €9,1251
  • 416.906
  • 1529.44
29 Haziran 2011 Çarşamba

Atatürk'ün partisi yemin etmedi

Salonda rutin değil, 'olağanüstülük hali' var. Genel Kurul'un elektriği 367 krizinin çıktığı Cumhurbaşkanlığı seçim gününe benziyor.
Basın locasından aşağıya bakınca, her masanın üzerinde kırmızı beyaz karanfiller, vekillerin cep telefonları ve birer 'yemin metni' görünüyor.
BDP hariç, parti gruplarının sıraları dolu. İzleyici locaları da...
Cumhurbaşkanı Gül, danışman ekibiyle gelmiş...
Erdoğan'ın Başbakanlık'taki özel kalem müdürü Hasan Doğan'ı ve partideki özel kalem müdürü Fatih Can'ı Meclis'te ilk kez gördüm. Danışman kadrodan vekilliğe geçen arkadaşlarının mutlu günlerini paylaşmak istemiş olmalılar. 
Kabine sıralarına baktım, Erdoğan ve Arınç tören boyunca dudak okuma önlemi alarak konuşuyor. Oraya en yakın noktada Binali Yıldırım oturuyor, yerini bağımsız bakana bırakmıştı. Nimet Çubukçu ile uzaktan şakalaştılar.
Dünün en ilginç olayı, Oktay Ekşi'nin geçici Meclis Başkanı olması... Demokrasi işte böyle bir şey... Bir yazısı nedeniyle görevinden oldu, milletvekili seçilip, karşı karşıya geldiği iktidarın çoğunluğundaki parlamentoyu yönetti. Güzel de bir konuşma yaptı, bir an 'Kandil kutlaması da yapacak mı' diye merak ettim, çok şık olurdu.
CHP'lilerin adı okundukça kürsüye kimse çıkmadı. Başkan Ekşi 'yok' diye yüksek sesle zabıt tutturdu. Yazdılar mı bilmiyorum ama o sırada CHP'liler Meclis'teydi.
İlk yemin eden Adana Milletvekili Ömer Çelik oldu, önce Başbakan'a, ardından Gül'ün locasına selam verdi.
Bazı vekiller sadece Erdoğan'ı, bazıları da hem Erdoğan'ı hem Gül'ü başıyla selamladı. Başbakan Erdoğan, Gül anons edildiğinde oturma pozisyonunu değiştirip, locaya doğru baktı, selamladı ve alkışladı.
Seçimden yeni çıkmış, temsil oranı yüksek bir parlamento için dünkü fotoğraf iyi değil. Doğrusu, uzun süre taşınamaz. MHP, Gül'ün seçildiği oturuma katıldığı gibi, dün de stratejik bir karar verdi. İsabetli karar. Parti içinde sıkıntı yaşayan ve yüzde 50-26 travması yaşayan Kılıçdaroğlu 'biraz da gönülsüz' bu sembolik eylemi gerçekleştirdi. Rahat gözükseler de AKP açısından da tablo hoş değil. Dört yıllık yeni yasama dönemini daha sağlıklı bir zeminle sürdürmenin yolunu bulmalılar.
Oylama sırasında herkes Kılıçdaroğlu'nun, gruptaki konuşmasından bahsediyordu. İçerik olarak sağlam ve tutarlı. Bütün grup ayakta alkışlıyor, Baykal ve Cihaner hariç...
Yemin etme sırası Ankara'ya geldiğinde Oktay Ekşi 'kutsal bir görev' anonsuyla Atatürk'e 1 dakikalık saygı duruşu daveti yaptı. Bütün törenin en güzel ve duygusal anı. İşte o dakikada Cumhuriyetimizi olduğu gibi CHP'yi de kuran büyük lider Atatürk'ü düşündüm. Aynı zamanda üstün siyasal zeka sahibi Atatürk'ü...
O yaşasaydı, eminim çok daha etkili, şık, doğru ve yaratıcı bir çözüm bulurdu. Nedense Kılıçdaroğlu'na değil de onu büyük baskı altına alan, belki de partiyi bölünmenin eşiğine getiren o hiç pes etmeyen CHP içindeki güç odaklarına kızdım. Demokrasi adına...
Sonra yıllar öncesine gittim...
Leyla Zana'nın olaylı yemin törenine...
Dün gece birkaç kez o görüntüleri izledim.
Türkçe yemin ediyor, protestolar... Ürkütücü.
Sonunda Kürtçe bir ifade kullanıyor tepkiden... Soğukkanlılığını koruyamamış.
Tekrar kürsüye davet ediliyor, 'Sözünü geri al' uyarısı... Alıyor. Başkan 'Duymadık, bir daha' diyor. O da 'Geri aldım' diyor, sesindeki titreme net. Sonra duruyor, bir an salona bakıyor. Üzüldüm.
Kendi kendime 'O dönemde bunlar yaşanmasaydı, bugün her şey daha farklı olurdu' diye düşündüm.
Büyük devletsek; olgunlaşmaya başlayan demokrasimiz, çözümcü siyasal aklımız bizi bu krizden kurtarsın.

<p>3-5 yaş arası çocuklarda internet kullanımının günde 1 saat olmasını belirten Uzman Psikolog Dery

Çocukların internet kullanımına nasıl sınır koyarım?

ABD'nin Yunanistan'a hibe edeceği silahlar! İşte o liste

Adana'da yanan ormanlık alanlar tekrar ağaçlandırılmak üzere hazırlanıyor

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu