• $7,3922
  • €8,9489
  • 436.774
  • 1457.1
28 Mayıs 2012 Pazartesi

Arena'nın fethi

Trafik saatler öncesinden tıkanmaya başlamıştı. Buna rağmen araçlar yine de akıyordu çünkü İstanbul'un belki bütün trafik polisleri o bölgede görevlendirilmişti. Galatasaray'ın stadı Türk Telekom Arena'ya doğru gidiyorduk. Her yer süslenmişti. Stadın etrafında davulcular vardı. Eline bayrağı alan Arena'ya koşmuştu. Bir siyasi parti kongresinden çok panayır havası hissediliyordu. Kalabalıktı. Seyyar satıcı sokulmamıştı. Hani kongre zamanlarında köfteciler filan olur ya, bu kez yoktu.
Etrafta, araçlara yardım etmek için İSPARK görevlileri vardı. Güvenlik önlemlerinin ardından stadın bulunduğu bölgeye girdik. Dışarıda dev ekranlardan TRT Türk haber kanalının yayını veriliyordu. Tam ben giriş yaptığım sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Uludere olayıyla ilgili 'özrün de ötesinde acı bir olay' sözleri ekrandaydı. 
Etrafa baktım, Galatasaray Store açıktı. İçeriye girdim, neredeyse kimse yoktu. Görevliye sordum, 'İşler nasıl' diye. 'Sakin' karşılığını verdi. 'Onbinlerce insan gelmiş, alışveriş yapmıyorlar mı' diye devam ettim, başını salladı, 'Yook' dedi.
Stat çok büyük, katılım çok yoğun. Kafileleri oturacakları yerlere göre bölgelere ayırmışlar. 1. bölge Adalar, Ataşehir diye gidiyor, 2. bölge Bayrampaşa, Beşiktaş diye...
Biz gazeteciler, takım arabalarının alındığı Batı bölümünden girdik. Arena'da 'bay mescid', 'bayan mescid' diye afişler, namaz kılmak için ayrılan bölmeleri gösteriyordu.
Arena'nın iç bölümüne girdiğiniz anda muazzam bir kitle sizi karşılıyordu. Gözünüzle görmeniz gerek, hınca hınç dolu tribünler. Sahanın iç tarafı da öyle. Teşkilat çok çalışmış, ciddi hazırlık yapmışlar.
Yanımdan 3 kupa geçiyordu, durdurup sordum, 'İstanbul ilçeler arasındaki futbol turnuvasında kazanan için yaptırılan kupaymış. Esenyurt'u finalde yenen Şile için...'
Başbakan gecikmedi. Saat 15.30'da eşi ve kızlarıyla birlikte Arena Stadı'na giriş yaptı. İl Başkanı Aziz Babuşcu ve Belediye Başkanı Kadir Topbaş onları karşıladı. Kızları yerlerine otururken Başbakan ve Emine Hanım bütün stadı dolaşıp, selamladılar ve karanfil dağıttılar.
Anons konuşmalarında en çok vurgu yapılan cümle, 'Bizim 2023 hedefimiz var' şeklindeydi.
Halkoyunları Karadeniz ağırlıklıydı, bitiminde Başbakan onları ayakta alkışladı.
Ve Başbakan'ın konuşma saati yaklaşırken Başkan Babuşcu kürsüden coşkuyu iyice artırdı. Başbakan'ın sesinden Necip Fazıl'ın Canım İstanbul şiiri okundu. Baktım, Erdoğan'ın yakın ekibinden Yalçın Akdoğan, Kadir Topbaş'la konuşuyordu. Kampanyalarını yapan Erol Olçak, metin yazarı Hüseyin Besli'yleydi. Basın Müşaviri Lütfullah Göktaş da bir köşeden stadı izliyordu. Onlar bile manzaradan etkilenmişti. Çok açık, beklediklerinin bile üzerindeydi.
Başbakan gelince kaldırıldı ama bütün pankartlarda Erdoğan'ın ustalığına gönderme vardı. En ironiği ise 'Demokrasi diyarı Silivri'den ustaya selam' yazılı olandı.
TT Arena'da dev boyutlu Türk bayrağı, Atatürk ve Erdoğan posterleri yan yana asılıydı. Balkanlar'dan gelen bakan misafirler için iki kadın görevli tarafından simultane tercüme yapıldı.
Düşünün, o statta İstiklal Marşı nasıl coşkuyla okundu. Hemen ardından 'aynı dağın yeliyiz biz/aynı sudan içmişiz biz' nakaratlarıyla ünlenen, haziran seçimlerine damgasını vuran şarkı...
Alkış ve tezahüratlar altında Başbakan kürsüye çıktı. 'Bir de canlı canlı benim sesimden dinleyin' diyerek Necip Fazıl'ın şiirinden bir bölüm daha okudu. 'İstanbul benim canım, vatanım da vatanım' dedi.
Kongrenin atmosferi hoşuna gitmişti. Memnundu. Uzun konuştu. Sert açıklamalar yaptı.
Türk Telekom Arena'da çok ilginç bir pazar günü yaşandı. Sadece siyaset gözlüğüyle bakarsak bütününü göremeyiz. Her renk oradaydı. Bir Türkiye fotoğrafı...
15 milyonluk bir dünya şehri. Başbakanın, belediye başkanlığından beri diri kalmış bir teşkilat. Büyük bir ekonomik örgütlenme. Söylemindeki milliyetçi ton gittikçe artan ve bu nedenle popülerliğini artıran bir parti lideri. Türkiye'ye hakim bir iktidarın imkanları... Gönül vermiş taraftarlar ve aynı zamanda gelecek umutlarını o partiye bağlamış gençler... İnsanlar güce koşar. Çok güçlü bir iktidar. Projeleri olan bir parti... Çekim merkezi olmuş. Hepsini toplayınca bir dava etrafında birleşmişler. Ama şurası gerçek; siyaset iddia işi. Ve o iddiayı sahiplenmek, çok çalışmak gerekiyor. Dün 27 Mayıs'ın yıldönümüydü. Başbakan Erdoğan 15 Ocak 2010'da, yapımında çok büyük emeği olan Arena'da protesto edilmişti. Aradan geçen zamanda biz Galatasaray, Saracoğlu'nda şampiyon olunca 'Kadıköy'ün fethi' başlığını atmıştık. Yarın da İstanbul'un fethinin yıldönümü. Aziz Babuşcu'nun başkanlığındaki AK Parti İl Başkanlığı dün Başbakan'a Arena'nın fethi duygusunu yaşattı.

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

vahşi hayvanların komik halleri

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı