• $ 7,8158
  • € 9,4809
  • 461.388
  • 1330.87
Reklamı Kapat

Akıllı güç kullanırsak büyürüz

Türkiye nasıl büyür, toplum mutluluğa nasıl ulaşır' sorusunun peşindeki yolculuğumuza devam ediyoruz.  
Nüfus yapımız şansımız, coğrafyamız hem avantaj hem dezavantajımız...
Her ikisini nasıl kullandığımıza bakarak ülkemizin gelecek projeksiyonunu yapabiliriz.
Enerji bağımlılığımız, büyük hedeflere ulaşma konusunda ciddi sorun.
Nükleer santral ihalelerinin arka planında işte bu engeli aşma çabası yatıyor. Yetmez. Su kaynakları ve rüzgar gibi çevre dostu yatırımlara da hız vermeli. Çok yavaşız.
Dün 'eğitim ve yargı reformu'nun gerekliliğinden bahsetmiştik.
Acaba bu iki alandan ne kadar umutluyuz?
Sanat ve sporda maalesef hak ettiğimiz ilerlemeleri sağlamaktan çok uzağız. Oysa 'büyük Türkiye hayali' estetik ve sportif alandaki uluslararası algımıza bağlı.
Yaratıcılığı teşvik edici iklim mi yok acaba? Sorgulamalıyız.
Nihayet krizlere dayanıklılığını kanıtlayan ekonomik yapımız ise en büyük güvencemiz.
Alt edilmesi gereken en ciddi sorun terör...
Ve bununla bağlantılı ulusal birlik projesi...
Gerilimlerin hızla azaltılması, toplumsal kesimler arasında uzlaşıya ulaşılması...
Muhafazakar kesimler nasıl ki sisteme entegre edildi, son on yılda kendisini dışlanmış hisseden toplumsal dinamiklerin de o büyük hedefler doğrultusunda kenetlenmesi sağlanabilecek mi?
Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki eski ekolün tasfiye edildiği görülüyor. Ama Kürt sorunu konusunda o iddialı barış adımları atılırken acaba hala onca subayın cezaevinde kalması çelişki olmayacak mı?

KAYMAKAM, VALİ VE ELÇİ ATAMALARI...
Sağlıkta halk memnuniyeti sağlandı. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı ayrımı hastanelerde bitti. Ama sistemi taşıyacak ana unsur olan doktorlar mutsuz. Ayrıca son zamanlarda anlaşmalı özel hastanelerdeki yüksek fiyat farkları şikayet konusu.
Geçmişe göre daha iddialı bir ülkeyiz, burası kesin.
Pek çok açıdan şartlarımızı da geliştirmeyi başardık. Ne var ki, çok da düşman edindik.
Peki, 'yeni dostluklar kurup, yeni stratejik ilişkiler tesis edebildik mi?'
Bunun için 'siyaset, fikir ve proje üretimi' açısından nasıl bir performans sergiliyoruz.
İçeride kendi vatandaşımızın mutluluğu için kaymakam, emniyet müdürü ve vali seçimlerinde, dışarıda büyükelçi atamalarında zihniyetin değiştiği muhakkak.
THY adeta bütün dönüşüm süreçlerinin hızlandırıcısı gibi konumlandı.
Rektör seçimleri ise kötü gidiyor, uyarayım.
Türkiye, kendini uluslararası sistem içinde ayrıcalıklı bir noktaya konumladı. Geri kalmış Müslüman dünyanın en Batılı yüzü... Demokratik tek örneği... İslami pratiklerin özgürce uygulanabildiği yegane seküler devlet ve toplum yapısı... Bunlar cumhuriyetin kazanımları. Yumuşak gücümüz burası...
İki gündür, okurlarımızın 'Türkiye nasıl büyür' yorumlarını dikkatle takip ediyorum. Çoğunluk 'zihniyet değişikliği' istiyor. İlginç değil mi?
ARGE ve inovasyon yatırımları talep ediliyor. 
Vergi adaleti 'olmazsa olmaz' görülüyor.
Reçete kabul edilen 'Siyasi partiler ve seçim sistemi değişiklikleri' hakkındaki yorumlara katılıyorum. Mecburuz. 
Türkiye tarihi bir kırılma noktasında. Ya bir sıçrama daha yapacak, kazanımlarını kalıcı hale getirirken bir üst basamağa çıkacak ya da patinaj yapacak.
Gerçekten büyük ülke olmak istiyorsak yumuşak güç ve askeri gücün sentezini iyi yapıp akıllı güç stratejileri geliştirmek zorundayız.

Minik Azze ile sevimli Baron'un dostluğu

Minik Azze ile sevimli Baron'un dostluğu

Türkiye'deki havucun yüzde 70'i burada yetişiyor

Türkiye'deki havucun yüzde 70'i burada yetişiyor

Türk bilim insanları arıların gen haritasını ç

Türk bilim insanları arıların gen haritasını çıkaracak

Çin Seddi'nin bilinmeyenleri

Çin Seddi'nin bilinmeyenleri