• $8,5093
  • €10,2826
  • 499.732
  • 1441.33
27 Mart 2011 Pazar

21'inci yüzyılın Jön Türkleri

Dünya siyasetinin geleceğinde Türklerin etkinliği her geçen yıl daha da artacak, iddiam bu. Washington, New York, Londra, Brüksel veya Moskova; hatta Ortadoğu şehirleri... Hiç fark etmez, nereye gitseniz pırıl pırıl Türk gençlerini görürsünüz.
Siyasetle çok yakından, aktif olarak ilgileniyorlar. Master veya doktora yapıyorlar. Sivil toplum örgütlerinde, düşünce kuruluşlarında görev alıyorlar. Çoğu o ülkenin partileriyle de dirsek teması içinde. Türkiye'yi ve dünyayı dikkatle takip ediyorlar. Yazıyorlar, paneller düzenliyorlar.
Gelecek 20-30 yılda küresel düzlemde siyaset ve fikir üretiminde en çok Türklerin adı duyulacak. Şu anda uluslararası kuruluşlarda Türkiye'nin etkinliği zaten artıyor. Ama 'yeni yüzyılın Jön Türkleri' gelecek yıllara damgasını çok daha güçlü vuracak.

DEVRİMCİ, DÖNÜŞTÜRÜCÜ GENÇLER
Hemen her seyahatte bu arkadaşlarla tanışıyorum, çoğu; yapıp ettiklerinden elektronik postayla bizleri düzenli olarak haberdar ediyor. Bu arkadaşlardan AKŞAM'da zaman zaman bahsedeceğiz.
Jön Türk kavramı 1970'lere kadar dünya literatüründe hemen bütün dillerde 'devrimci, dönüştürücü, yenilikçi' anlamıyla kullanıldı.
Günümüzde örneklerine sıkça rastlıyoruz.
Prestijli London School of Economics'e gidin mesela, Türklerin etkinliğine inanamazsınız. Washington çok daha aktif olduğumuz bir yer.
Bir süre önce Cumhurbaşkanı Gül, Strazburg yolunda, 'Avrupa'da güçlü siyasetçi yok' demişti. Dünyanın sorunu bu. 21. yüzyılda, birikimli liderlerle henüz tanışamadık.
Şöyle bir düşünün; 'bilge, saygın, stratejist' bir lider nicedir yaşlı kıtadan çıkmıyor. Genel anlamda da Avrupa siyaseti hızla gerileme sürecinde. Maalesef Amerika da öyle. Obama belki en son umuttu. Hayal kırıklığı yaratıyor. Bunlar global bir trendin yansıması.
Küreselleşme çağında ekonominin siyasete hükmetmesi bunun başlıca sebebi.
Türkiye bu eğilimi kendi lehine tersine çevirecek gibi. Heves, hırs ve iştah Türklere geçti. Biz yeni başlıyoruz.
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı, dünyada Türk siyasetinin ağırlığının iyice arttığı bir sürecin merkez noktası olacak gibi. Bunların hükümetten daha çok, küresel bir akış ve onunla paralel bir Türkiye eğilimiyle ilgisi var. Bizim hükümet şu anda o trendi iyi değerlendiriyor, arkasına o rüzgarı iyi alıyor.

PARAYA DA SİYASETE DE YÖN VERİYORLAR
Başbakan Erdoğan'ın gezilerinde bu gençlerle çok karşılaşıyoruz. Başbakan dışa açık vizyonu gereği olarak her yerde onlara vakit ayırıyor, onları dinliyor. Çok da destek veriyor. Kılıçdaroğlu'nun Almanya ve İngiltere seyahatlerinde de öyle oldu. İyi yetişmiş, şık giyinen, güzel konuşan bir başka 'yeni Jön Türk profili' de finansa yani paraya bilgi ve ilişki üzerinden hakimiyet kuruyor. Londra'da bir hafta kalın, belli yerlere girin çıkın gözlerinize, kulaklarınıza inanamazsınız. Londra'dayken Kılıçdaroğlu'yla da toplantı üstüne toplantı yaptılar. Bunların bir grubu da İşçi Partisi'yle çok yakın ilişki tesis etmişti.

TÜRK ASRI OLUR MU?
Biz Türkler ne yazık ki; lobicilikte çok zayıfız. Yurtdışındaki onca nüfusumuza rağmen hiçbir zaman ülkemizin çıkarlarını koruyacak bir kulis ve etkileme seviyesinde olamadık. Şimdi tablo değişiyor. Bundan sonra Ankara'da işbaşında kim olursa olsun kaçınılmaz olarak aktif diplomasi izlenecek. Yurtdışındaki Türkler ise üçüncü kuşak eğitimli ve bilinçli olduğu için örgütleniyor. Pozisyonları da güçleniyor, kariyerleri de.
Yakın bir gelecekte NATO'da, BM'de en üst pozisyonlarda Türkler yer alacaktır.
Jön Türk dediğim gençlerin devreye girmesi de 'dipten gelen büyük enerji kaynağı' olacak.
Geçen hafta Tataristan'da Davutoğlu beni bir gençle tanıştırdı. 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı dönemini çalışıyor. Hoca olduğu için Davutoğlu'nun her yerde 'stratejik derinlik, inanç ve güven' kazanmış öğrencileri var. Onlardan biri de Tataristan'da bakan.
Bizim gençlerimiz her alanda derinlemesine çalışmalı. Tarihsel perspektif önemli.
Bir Amerikalı'nın, Walter G. Andrews'un halen yaşayan en büyük iki Divan şiiri uzmanından biri olduğunu öğrendiğimde nasıl şaşırmıştım. Diğeri de Victoria R. Holbrook'tur.
Siyaset, fikir ve strateji üretimi, gücünü tarihsel ve kültürel birikimden alırsa sürekli olabilir. Bizim gençlerimiz işte bu alana girmeye başladılar. Umutlu olmak için yeterince sağlam bir başlangıç.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı