• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
28 Ocak 2013 Pazartesi

Terim'in kazandıran hamlesi

Her iki yarının başındaki golleri saymayalım. Onlar sürpriz...
Maçı kazandıran formül Fatih Terim'in hamlesiydi.
Henüz sekizinci dakikada kilidi ve rakibi çözdü, İmparator. Kalecisine bağırıyordu, 'Emre Çolak'a oyna' aynı talimatı takımın neredeyse tüm orta saha oyuncularına veriyordu. Bütün Arena şahit...
Galatasaray 'aklıyla' kazandı.
'Genç Beşiktaş' iyi mücadele etti ama hep ağır kaldı. Bir türlü oyunu hızlandıramadı. İleride çoğalamadı. Kendi sahanda ve orta alanda çok pas yapmışsın pozisyon üretemedikten sonra neye yarar?

DROGBA İLE SANTRA
Yanlış anlaşılmasın 'beyin özürlü'ydü. Fernandes 90 dakika boyunca tel tel döküldü. Samet seyretti. Takımın en önemli oyuncusu bu kadar kötüyse ve teknik yönetim seyirci kalıyorsa varın gerisini siz hesap edin.
Soğuk, kar yağışlı, buz gibi bir kış akşamında oynandı maç. Çimler yetişmişti. Flaş transferler de... Hatta 24 saat önce 'işi bitirilen' Drogba bile neredeyse santra vuruşu dakikasına denk getirilmişti. Arena şova hazırlanıyordu yani...
Maç kıran kırana oynandı. Heyecanlıydı, gelin görün ki futbol kalitesi vasatın üstüne çıkamadı. Derbilerin çoğunda böyle olur.

FEDA DEĞİL VEFA
Galatasaray hep soldan bindirme yaptı. O aralarda hızlı da oynadı. Samet kendi takımının sağını çökertmişti çünkü. İkinci yarıda aynı fırsatları Kartal yakalayabilirdi. Gökhan Süzen, tıpkı Emre Çolak gibi o kadar boş alan bulmuştu ki... Ama nerede onu görecek futbol aklı, nerede onu pozisyona sokacak pas zekası, nerede golü bulacak yetenek?
Beşiktaş belki koşuyor, topa basıyor, mücadele ediyor ama oyunu bir türlü kenarlara doğru açmayı bilemiyor.
Koskoca ikinci yarıda doğru dürüst pozisyon bile üretemedi. Oysa rakibi on kişi kalmıştı. Holosko'ya uzun hava topları gönderildi, çoğu boşa gitti. Nadiren Holosko'nun indirdiği toplara ise müdahale edecek Beşiktaşlı oyuncu yoktu hücum bölgesinde.
Terim, saha kenarındaki duruşuyla oyuna doğrudan etki eden bir teknik patron. Burası tartışma götürmez. Ondaki karizma ne Samet'te ne de Aykut'ta var.
Galatasaray bileğinin hakkıyla kazandı. Ahım şahım top oynamasa da 52 bin taraftarının önünde üç puanı hanesine yazdırmayı bildi. Terim bir derbiden daha alnının akıyla çıktı.
Arenada 'vefa' günüydü. Maçtan önce dev ekranlarda Mehmet Ali Birand görüntüleri vardı. Birand'ın oğlu Umur babasının kombine koltuğuna oturmuş, gururla izliyordu. '32'nci dakikada' bütün stat alkışlarla andı usta haberciyi. 

HEDEF AVRUPA'DA İLK 10
Lutfi Arıboğan'ın odasında Başkan Ünal Aysal'ı da gördüm. Heyecanlıydılar. İki flaş transferin mutluluğu içindeydiler. 'Niye bu transferler?' diye sordum. Ünal Aysal gülümsedi, Lutfi Arıboğan, 'Bir basamak daha yukarı çıkmak istiyoruz. Her anlamda. 2020'de Avrupa'nın ilk on takımı arasına girmek hedefindeyiz' diye yanıtladı. Avrupa'da tur, Türkiye'de şampiyonluk, daha çok seyirci ve şov peşindeler.
Bir iki sürpriz hamleleri daha var. Galatasaraylılar dün mutluydu. Hak ettiler. Kutlamak lazım.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler