• $7,3661
  • €8,957
  • 436.845
  • 1536.11
02 Ağustos 2012 Perşembe

Olimpiyat'ta zafer sayısı

Spor organizasyonlarının en büyüğü olimpiyatlar. Bütün dünyanın gözü kulağı 4 yılda bir onda.
Ülkeler arası rekabetin en heyecanlı sahnesi.
Ekonomik ve siyasi gelişmişlikle birlikte spordaki başarı da toplumların evrensel çaptaki algı, prestij ve şöhretinin göstergesi.
Küresel ölçekte ağırlığını gitgide artıran Çin, madalya sayısında ABD'nin önüne geçti, geçer.
Çünkü 'ulusların yükselişi' tek bir alanda olmaz, hayatın pek çok penceresinde kendini gösterir. Sanat, spor, ekonomi bundan öncelikle nasibini alır.
Bizim durum çok parlak görünmüyor; neden acaba?
Başbakan'ın onca önemsemesine ve motive edici girişimine rağmen.
Üstelik bu olimpiyattaki performansımızın, 2020'yi İstanbul'a alabilmemiz için ne hoş etkisi olabilirdi.
Sabah 08.00 uçağı için, 06.00'da alana yaklaşırken köprülere asılı '2012-İstanbul Spor Başkenti' pankartları dikkatimi çekti. Acaba sloganda mı kaldı bizim spor hevesimiz? Neticeye neden yansımıyor?
MÜTHİŞ OYUN İLK GALİBİYET
Ben de hep olimpiyat izlemek istemiştim, 'bir gazeteci için mutlaka deneyimlenmesi gereken olaylardan'...
Kısmet Londra'yaymış. 1.5 günlüğüne Londra'ya gittim. Filenin Sultanları'nın Sırbistan maçını izlemeye.
İlk iki maçı kaybettik, bu kez umutluyduk.
İnanılır gibi değil; ama Londra şu an 'ghost city-hayalet şehir' olarak gösteriliyor. Caddeler neredeyse bomboş. İstanbul'un trafik kaosu yaşadığı gün, burada yollar açık. Heathrow'dan şehir merkezine 20 dakikada geldik, normalde 1 saati geçerdi.
Eczacıbaşı CEO'su Dr. Erdal Karamercan 'Hiç böyle Londra görmedim' derken şaşkınlığını ifade ediyordu.
Kurumsal İlişkiler Sorumlusu Okşan Atilla Sanön de tabloya inanamıyordu.
Maça Eczacıbaşı'yla geldik, çünkü milli takım oyuncularının yarısı Eczacıbaşı'ndan, teknik ekip dahil.
Düzenleme komitesinin derdi ise başkaydı:
'Neden tribünler boş?'
Koltukları askerlerle doldurmayı denediler, o da tutmadı.
Şehirdeki bütün ilanlar ise olimpiyatla ilgili, spor sloganlarını dönüştürerek kullanmışlar.
Neyse...
Filenin Sultanları'nı desteklemek üzere Earls Court Salonu'na girdik.
Yılmaz Aksoy kaleci, Arsenal alt yapısından. Spor salonunun önünde bilet sordu, bedava verdiler.
Salona girişte gerçekten havaalanı güvenliği gibi sıkı kontrol vardı.
Ama müthiş sistem kurulmuş, saat gibi işliyor. Görevlilerin hepsi güler yüzlü.
Aralarında Deniz (Gökçe) Hoca ve bizim Murat'ın (Tarhan) olduğu basın mensuplarıyla karşılaştık.
UĞURLU GELDİK
Bizim maçta dün salon doluydu.
Çünkü ev sahibi İngiltere de bizden sonra aynı salonda oynadı.
Aslında şehirde oyunlara ilgi çok fazla, hep bu konuşuluyor. Her yerde TV'ler açık; dev ekranlar.
Neslihan'ın eşi Orkun'la tanıştım, o da Galatasaray voleybol takımını yönetiyormuş. Kızları Zeynep 4 yaşındaymış ve voleybola ilgili, yetenekliymiş.
Çok iyi bir maça denk geldik. Gerçekten çok heyecanlıydı. Sesimiz kısıldı.
İlk iki set çok çok iyi oynadık, 'uğurlu geldiniz' diye Türkiye'den mesajlar alıyorduk.
Nefes nefese mücadeleden sonra Sultanlar, Sırbistan'ı 3-0'la devirdi. O coşkuyu yaşamak müthiş. Şansımıza olimpiyatta zafer izlemek de varmış.

<h3>Başkan Erdoğan'da aşı açıklaması</h3><h3>'50 MİLYON DOZ AŞI GELECEK'</h3><p>Başkan Erdoğan, Kovi

26 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı