• $7,4125
  • €9,024
  • 442.261
  • 1542.45
12 Aralık 2011 Pazartesi

Maestro olmayınca...

İki takım arasındaki geçmiş maçlara bakıp, daha iyi futbol bekleyenler yanıldı. İBB ikili mücadelelerde hala sert ve kararlı olsa da Abdullah Avcı'nın milli transferinden etkilenmiş. Oyun mantalitesi bir basamak gerilemiş. Daha ilk yarıda zaman kazanmaya başlamaları gerileme göstergesi.
Beşiktaş ise maestrosu olmayan bir orkestra gibiydi. Oyuncular istekliydi ama futbol zekası ve yaratıcılıktan uzaktı. Son vuruş öncesi gereksiz telaş vardı.
Soluma baktım, Bobo tribünde, sağıma baktım sakat Q7 locada, ufka baktım Guti çok uzaklarda...

SÜREKLİ GÜVEN DUYGUSU!
Fernandes orta alanda çok fazla top kaybediyor. Beşiktaş kalesi bu yüzden en az 3 ciddi tehlike yaşadı. Birisi ona halı sahada oynamadığını anlatmalı. Maç boyu ikili mücadeleler sert geçti. Beşiktaşlı oyuncular da hakemle oynuyorlar, ne gerek var... Daha Batılı, daha profesyonel olmayı öğrenmeli bu takım.
Maç saati tuhaftı, ilk yarı gündüz, ikinci yarı akşam oynandı. Yer yer boşluk olsa da İnönü taraftarla birlikte coşkulu günlerinden birini yaşadı. Ta ki 87'nci dakikadaki şoka kadar...
Aslında maçtaki ilk iki ciddi gol pozisyonuna girerek bunun işaretini İBB vermişti. Hele 22'de serbest vuruşta top kaleyi tutsa kesin goldü, Cenk bir türlü üst düzey algı oluşturamıyor. Zaman zaman çok iyi refleks gösteriyor ama kale komutanı için en hayati özellik olan 'sürekli güven' duygusunu vermiyor.
Beşiktaş'ın ilk gol pozisyonu ancak 28'inci dakikada gelirken, maç boyu Kartal'ın defansının sağı çok aksadı.

KARAMBOLDEN ATTILAR
Belediye'de 53 forma numaralı Rızvan Şahin çok hareketli, cıva gibi. Cihan Haspolatlı da sağlam pres yapıyor. Kartal'ın Egemen'i adeta istikrar abidesi. Kademeye girişleri çok başarılı. Duran toplarda ileriye de çıkıyor, kafa vurmayı öğrenirse çok gol atar.
Maçın büyük bölümü orta alan mücadelesi şeklinde geçti. Her iki takımın derinlemesine paslar ve organize pozisyonlarda zaman zaman denemeleri olsa da saman alevi gibiydi.
Dakikalar ilerledikçe, Belediye yerden kalkmıyor, siyah-beyaz tribünler sabırsızlanıyordu, oyuncu değişikliği doğru hamleydi, zamanlaması da iyiydi. Holosko oyunu hiç olmazsa biraz hareketlendirdi.
Beşiktaş 'seri' peşindeydi. Stoke City maçı öncesi moral hedefliyordu. İlk düdük çalmadan, City maçında konfeti şov yapılacağı anons edildi. Beşiktaş, 70. dakikada karambolden de olsa golü buldu. Zayatte'nin maç boyunca toptan çok, yaka paça futbolcularla didişip, odaklanma sorunu golde etkili oldu.

BAKIŞ AÇINI DEĞİŞTİR
Hep aynı hikaye. Golden sonra sahasında oynamaya başlayan Beşiktaş savunması 87'nci dakikada hata yaptı. Açığı değerlendiren Cihan, sağ çizgiden Tevfik'e 'al da at' pası vererek Beşiktaş'ın liderlik rüyasını bozdu.
Kendi sahasında 2 puan bırakan Beşiktaş'ın dünkü futbolu Avrupa maçında yetmez. Carvalhal iyi bir teknik adam, saha kenarı görüntüsü insanın hoşuna gidiyor. Ama Quaresma'sız da iyi futbolun çaresini bulmalı. Gözümüz Stoke City maçında, o çok daha önemli.
Avcı gitti, Belediye'nin 'Av mevsimi' sürüyor. O filmde, 'Bakış açını değiştir' diyordu. İşte Beşiktaş bunu yapmalı...

Stattan iki İzlenim
Ben dün maçı, Çarşı tarafında izledim, 90 dakika susmaz mı bir taraftar, Beşiktaş'ın en büyük avantajı onlar. Futbol vasat olsa da tribünler hep formda. Dikkat çekici bir başka not; bir süredir tribünlerdeki küçük çocuk sayısı hızla artıyor, hem kız hem erkek... Yıldız oyuncu ve şov futbolunun etkisi olsa gerek. Sportif başarı da  buna eklenirse, gelecek nesiller kazanılır.

<h3>Siyasetin gündemi reform ve ittifak çalışmaları oldu. Peki muhalefet neden reform ve ittifak çal

Siyasetin gündeminde ne var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu