• $7,3579
  • €8,9568
  • 437.161
  • 1536.11
19 Şubat 2012 Pazar

Kurtuluş formülü Demirören'de mi!

'Yargı hüküm vermeden kimse düşmesin' mesajı veren Başbakan Erdoğan, puan silmeye karşı. Kişilerle kulüplerin ayrılmasını istiyor
Tam tersi düşünen Erzik, puan silmede ısrarcıydı, son anda vazgeçti  Aydınlar da Yıldırım'ın planlı yüksek gerilim provokasyonlarına yenildi
Başbakan kendi çevresinden bir ismin adaylığını kesinlikle istemiyor
Erdoğan'ın reçetesine en uygun isim Yıldırım Demirören gözüküyor

BAŞBAKAN İSTERSE DEMİRÖREN BAŞKANLIĞA HAZIR
Türk futbolunun kaostan çıkışı için gerçekte en iyi formül, Mehmet Ali Aydınlar'ın başkanlığıydı.
KucaĞInda bulduğu krizi çözmeyi kendisi de istiyordu. Başbakan'ın gönlü de ondan yanaydı. Maalesef kriz yönetiminde yer yer soğukkanlılığını yitirdi, özellikle Aziz Yıldırım'ın planlı yüksek gerilim politikasının provokasyonlarına yenik düştü. Bunu da yadırgamıyorum. Çünkü 'içeride' ve savunma stratejisi geliştirmiş.
YILDIRIM, Aydınlar'ı devre dışı bıraktı ama bir konuda onun tam tersi düşünüyorum. 'Aydınlar TFF başkanı olamaz belki ama uzun vadede Fenerbahçe başkanlığına gelecektir, burun kıvıranlara o gün hatırlatırım.'
Hasar tespiti ve onarımı açısından Şenes Erzik, 'ikinci en iyi' senaryoydu. Dünyanın en tedbirli insanıdır. Stratejik düşünür, planlı davranır. Adaylığa ve başkanlığa hazırdı. Yolun taşlarını başarıyla, özenle döşemişti. UEFA ve FIFA'nın onayını da almıştı. Engel, bize gösterildiği gibi uluslararası sahalarda çıkmış olamaz. Erzik, Fenerbahçe'yi düşürmeyecek, puan silmeyle Türk futbolunun içinde bulunduğu tünelin ucundaki ışığı garanti altına alacaktı. Sorun buradan kaynaklandı.
Dün baktım, derin kulislerde ne çok aday çıkıverdi. Olmaz. Onların hiçbiri aday olamaz. Başbakan siyasi angajmanı bulunan, kendisine yakın birini mümkün değil TFF başkanı yaptırmaz. Başbakan, Aziz Yıldırım o eski güzel günlerinde önerdiğinde bile Göksel Gümüşdağ'a geçit vermemişti. Şimdi durum çok riskli.

BAŞBAKAN NE İSTER?
DÜĞÜM, Başbakan Erdoğan'ın futbola dair düşüncelerinde yatıyor, haliyle çözüm de orada. Şike operasyonundan son anda haberdar olan Erdoğan, yargı kesin hüküm vermeden kimsenin küme düşmesini istemez, bu kesin. Ama futbolun ve UEFA'nın işleyişini de bilir. Türk futbolundaki kaosu büyütmekten çekinir. Eğer duyduklarımız doğruysa, puan silmeye de karşı çıkıyorsa işler karışık demektir. Erzik'in son dakikada vazgeçmesinin arka planında bu faktör rol oynamış olabilir.
ErdoĞan, kişilerle kurumlar (kulüpler) arasında kesin ayrıma gidilmesinden yana. Talimatlarını bu yönde verdiği ortada. Eğer yanılmıyorsam ibre Yıldırım Demirören'e dönmüş demektir. Hatta buna mecbur kalınabilir.

'GEREKİRSE AVRUPA'YA GİTMEYELİM' DEMİŞTİ
En iyi iki seçenek devre dışı. UEFA'nın tercih edeceği Lutfi Arıboğan'ın başkanlığının çok zor mümkün olacağı anlaşıldı. Başbakan'ın kendisine yakın birine izin vermeyeceği de belli oldu. O halde sürpriz bir isim lazım. Yıldırım Demirören olabilir. Önceki gün Ankara'daydı.
Şenes Erzik'in 'hayır' açıklamasını duyduğu anda yoldan döndü, başkentte kaldı. Başbakan'la arasında iyi bir diyalog kuruldu. Şike cezalarını düşüren yasal değişikliğin gizli mimarıdır. Fenerbahçe de itiraz etmez. Hatırlayalım, 29 Ocak'ta AKŞAM'a neler demişti:
'Konu Türk futboludur. Taraftarla oynamayı bırakalım. Türk futbolunu masaya yatıralım. Gerekirse birkaç yıl Avrupa'ya gitmeyelim. UEFA ile karşı karşıya geleceksek hep beraber gelelim.'

RİSKLERİNİ ÜSTLENMEYE HAZIR MIYIZ?
DEMİRÖREN, can alıcı noktadan yaklaşıyor. Başbakan isterse bu zorlu görevi kabul edecektir. Elbette riskleri de var. İki üç yıl Avrupa dışında kalmayı kabul edebilir miyiz? 2020 Avrupa Şampiyonası ev sahipliğini tehlikeye atabilir miyiz? Bunları tartışmalıyız.
Öte yandan Türk futbolu da iyi gitmiyor. Çok istikrarsız. Dünyanın belki en yetenekli çocukları bizde ama sistem ve devamlılık yok. Futbolun altın nesilleri üçtür kaybediliyor. Başarılar, saman alevi gibi. Kim bilir, belki de gerçekten Demirören'in dediği gibi kapanmalı, futbolumuzu masaya yatırmalı, devrimler yaratmalıyız. Hem belki Başbakan'a verilen bilgi doğrudur, UEFA ve FIFA Türkiye'ye ceza vermekten yana değildir.
OLAYIN siyasi ve toplumsal boyutlarını irdelemek üzere yarın devam edeceğiz.

<p>Taceddin Kutay Kafa Konforu'nda bu hafta, 'hayatın tekliflerine karşı aldığımız pozisyonu nasıl t

'Refik'in kadar kıymetlisin hayatta...'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler