• $7,3885
  • €8,9494
  • 437.25
  • 1464.94
13 Mayıs 2012 Pazar

Kadıköy Arena'dan Aslan çıktı

G.Saray açısından hak edilmiş bir şampiyonluk.   
Kadıköy'de 55 bin 'sarı-lacivertli'nin arasında yenilmeden, istediğini almayı başardı.
Ama F.Bahçe kazansaydı onlar için 'tarihin en önemli lig kupası' olurdu.
Dünkü final, Türk futbolunun 'unutulmazları listesinin' başına yerleşti.
Ezeli rekabetin bugüne kadarki en sıra dışı maçını yaşadık.
G.Saray 34 maçlık lig maratonundaki açık üstünlüğü ile zaten favoriydi, kupaya en yakın takımdı. F.Bahçe ise olağanüstü krizli bir sezonda hiç beklenmedik performansıyla gerçekten çok büyük camia olduğunu ispatladı. Hem play off-süper final dörtlüsü arasına girerek, hem de G.Saray-Beşiktaş-Trabzon'la foto finish maçlarındaki başarısıyla adeta imkansızı başardı. Play-off'un en iyi takımı oldular, finali hak ettiler. Bir gol atsalar, 'bütün zamanların en önemli şampiyonluğuna' da ulaşacaklardı.
G.Saray'ı canı gönülden kutlarım. Fatih Terim müthiş sinir harbinden alnının akıyla çıktı. Zamana da oynadı, oyunu da yavaşlattı, ihtiyacı olan 1 puanı riske etmedi. Böylesi finallerde önemli olan sonuca ulaşmaktır. Tarih, sahadaki güzel oyunu değil, skor tabelasındaki neticeyi yazar.
F.Bahçeliler ise gerçekten kazanmayı çok istedi, çok da çalıştı. Bunca maça gittim, Şükrü Saraçoğlu'nda böylesine bir taraftar tezahüratı görmedim. Coşkuluydular. Futbolcular da hakemin ilk düdüğünden itibaren olanca gücüyle saldırdı, her topa bastı, yardımlaştı. F.Bahçe, Fatih Terim'in bir zamanlar Avrupa şampiyonu olan takımı gibi hücum pres yaptı. Sadece gol pozisyonu üretmekte zorlandılar. Alex'in sakatlığı F.Bahçe'nin en ciddi handikapı oldu. Son 15 dakikada ölümüne sahaya girdi ama topa vururken Alex'in durumunun ciddi olduğu her defasında belliydi.
Ben hakemi beğendim. Avrupa'nın en iyi hakemlerinden birisi olduğunu dün de gösterdi. Bir kere bütün pozisyonlara çok yakındı, hep koşuyordu. İnisiyatifi elinden hiç kaçırmadı.
G.Saray, ilk dakikadan itibaren beraberliğin kendilerine kupayı getireceği bilinciyle oynadı. Bir ara işi abarttılar, Fatih Terim 40'ıncı dakikada 'ileri-ileri' diyerek oyuncularına kızıyordu. Ama sonuçta sinir harbinden başarıyla çıktılar.
Maç, şampiyonluk finaline yakışır nitelikteydi. Düşünün, bir Beşiktaşlı olarak heyecanım maç boyunca azalmadı, nefes kesiciydi. İçeride-dışarıda bunca maç izledim, Şampiyonlar Ligi dahil onca finalde tribündeydim. Böylesine bir heyecan fırtınası yaşamadım. Stat izlenimlerimi yarın aktarmaya devam edeceğim. Ama şu kadarını söylemeliyim. Başkanı cezaevinde olan, tarihinin en sıkıntılı sezonunu geçiren ve yılın başından beri küme düşecek mi diye tartışma konusu yapılan bir takım final oynadı. G.Saray'ı alnının teriyle kazandığı şampiyonluk için kutlarken, F.Bahçe'yi de şahsi tarihimde 'yılın takımı' olarak gördüğümü belirtmek isterim. Sarı kırmızılılar için dün gecenin anlamı, o hep ters gelen F.Bahçe Stadı'nın tılsımını bozmaktı. Kadıköy'den şampiyon çıkmak, sarı kırmızılı camia için büyük bir rüyaydı, onu gerçeğe dönüştürdüler. Unutulmaz bir geceydi. Bir daha böylesi yaşanır mı bilinmez... Her iki takımı da yürekten kutlarım.

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Şayet Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın müs

'Bahçeli'nin Şuşa'da yaptırmak istediği okul kardeşliğin sembolü olacak'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları