• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
28 Ekim 2011 Cuma

İnönü'de egemenlik mücadelesi...

Hava maç için çok uygun, zemin fena değildi. Tribünler ise neredeyse tam dolu ve fazlasıyla coşkulu.
Çarşı, şehitlerimizi de Metris'teki Beşiktaş yöneticilerini de unutmamıştı.
Maç sonunda depremzedelere de benzersiz bir jest yaptılar. Forma, kaşkol ve şapkaları saha kenarına attılar.
Daha maç bile başlamamışken F.Bahçe'ye küfür etmek ise siyah beyaz tribünlere hiç yakışmadı. 90 dakika boyunca küfür devam etti.
Ama o da ne?
Maç başladıktan sonra Fener taraftarını stada almak da neyin nesi? Görülmüş şey değil. Tam kaos haliydi.
Kadrolar açıklandığında Ernst'in ilk 11'de olmasına futbol adına sevindim. Benim favorilerim daima 'mücadeleci futbolcular'dır. Bu yılın yıldız adayı Egemen gibi. Fener'in cengaveri Caner gibi.
Ve futbol...
Adeta golle başladı maç.
O ne gol öyle. 12. dakikada Simao'nun jenerik golü İnönü'deki coşkuyu zirve yaptırdı. Ernst'in presinin de payı büyüktü.
İlk 20 dakikada Q7'nin kendi savunmasına yardımcı olma gayreti görülmeye değerdi. Tekniği olağanüstü, futbolu estetik bu topcu dakikalar ilerledikçe oyunu ağırlaştırıyor. Ayağında çok top tutuyor ve egoistleştikçe verdiği keyif eziyete, biraz da tepkiye dönüşüyor. Ama 'yıldız oyuncu gerçeği', skoru değiştirebilen sonuç odaklı heyecanlı yüzünü yine gösterdi.
Q7 olağanüstü bir gol pası verdi.

BERABERLİK 'GELİYORUM' DEDİ

Golden sonraki ilk dakikalarda Beşiktaş çok daha ayağa oynamaya başladı.
Bir süredir, özellikle Avrupa'da 'tek top, bol pas, hep yardımlaşma' kuralını iyi uyguluyor takım.
Ancak ilk yarının sonlarına doğru sarı-lacivertliler beraberliğe çok yaklaştı. Hem de 5 kez...
30'uncu dakikada Fener'in ofsayttan iptal edilen gol pozisyonu ve 33'üncü dakikada Egemen'in çizgiden çıkardığı, 35'te Sivok'un müdahalesi, 39'da kalecinin topu çelmesi...
Uzatmanın son dakikalarında Alex'in kaçırdığı pozisyon Fener için şanssızlıktan çok beceriksizlik olarak nitelendirilmeli.

SÜRPRİZLERLE DOLU 2. YARI
İkinci yarıya Beşiktaş daha iyi başladı. Devrede 'Soyunma odası' 40'lı dakikalardaki dağınıklığı toparlamıştı.
Ancak, futbol böyle bir oyun işte, her zaman sürprize açık. F.Bahçe baskılı oynadığı bölümde bulamadığı gole, Beşiktaş'ın etkili olduğu dakikalarda kavuştu. Caner'in katkısı ise müthişti. Caner'in oyundan alınması kesinlikle hataydı.
1-1'e rağmen 65-75'inci dakikalarda, Beşiktaş İnönü'de kontratak takımına dönüştü. İleride bir türlü çoğalamıyordu...
İkinci gol hiç beklenmedik anda geldi. Bir iki not aktaralım;
Çarşı genellikle maça etki edecek tezahürat ve şovlarıyla tanınır. Dün öyle değildi, süreklilik yoktu. Maç boyu Aurelio, Alex'i gölgesi gibi izledi. Alex sürekli alan değiştirse de gol dışında etkili olamadı.  
Beşiktaş'ta Mustafa Pektemek, her geçen gün forma giriyor, kaleci Cenk de iyi yolda.
88'deki frikik golü Fener için çok güzel, Beşiktaş için moral bozucuydu. 
 Beşiktaş bunu hep yapar, golden sonra çekilir ve kapanır. Bu, gole davetiyedir. Oysa büyük takımlar öyle davranmaz. Ben bu yıl ilk kez forma sponsoru Toyota locasında derbiyi izledim. Sponsorluktan çok memnunlar.
Yarın Cumhuriyet Bayramı... İnönü'deki egemenlik mücadelesi ortada kaldı. Güzel futbol, heyecanlı skor, kazanan futbol...

Yeri gelmişken Beşiktaş'a bir uyarı:

Futbolda 'tek adam yönetimi' iyi değil, Quaresma'ya fazlasıyla bağlı sistem aksıyor.
İyi takımlar yıldızlarıyla parlar. Ama askerleriyle zafer kazanır.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Soğuk havaların etkisini arttırdığı Erzincan'da, Girlevik Şelalesi dondu

Eren-3 Ağrı Dağı Operasyonu başlatıldı