• $7,417
  • €8,9978
  • 445.952
  • 1569.35
26 Mayıs 2012 Cumartesi

2000 'de çekleri ben imzaladım

Futbolda hayatta başarılı olmanın sırrı nedir?
Yıldız oyuncular mı, karizmatik teknik direktör mü, geniş finansman imkanları mı?
Yoksa etkili bir başkan mı?
Çok çalışmak mıdır önemli olan, yoksa.
Dünyanın şu anda en ünlü teknik adamı...
Real Madrid'in başındaki Jose Mourinho...
Barcelona gibi bir takımı geride bırakıp şampiyon oldu.
Önceki gün İstanbul'da, dün de Ankara'daydı.
SİNPAŞ GYO davetiyle 'Sürdürülebilir Başarı için Liderlik Konferansları'nda konuşma yaptı.
Futbol hayatın aynası gibidir. Kural ve dinamikleri yaşamınkiyle neredeyse tıpatıp aynıdır. Belki de bundan olsa gerek SİNPAŞ'ın Jose Mourinho için verdiği akşam yemeğine 7 genel yayın yönetmeniyle birlikte bir grup işadamı katıldı. Sinpaş'ın patronları Avni, Faruk ve Ahmet Çelik kardeşlerin yanı sıra Mehmet Torun, Ethem Sancak, Remzi Gür, Nail Olpak da Mourinho'lu, Terim'li masadaydı. Can kulağıyla dinlediler, sorular sordular. Yaklaşık iki saatlik bir sohbet. Futbol üzerine anekdotlar.
İşte satır başlarıyla bütün spor adamlarına, hatta sporseverlerin kulağına küpe olması gereken başarı formülleri ve tespitler...

BAŞKAN-TEKNİK ADAM-OYUNCU DENKLEMİ
Mourinho, karizmatik teknik adamlarla kulüplerin, özellikle başkanların gerilimli ilişkileri konusundaki bir soruyu yanıtlarken mizah ve aynı zamanda gerçeklik dolu şöyle bir cümle kullandı:
'Oyuncu futbol oynar, teknik direktör koçluk yapar, yönetir, başkan da çekleri imzalar.'
Sonra gülümsedi...
Tam bu sırada Fatih Altaylı, 'Bizde bazı teknik adamlar çek de imzalar' diye araya girdi. Bilirsiniz, G.Saray yöneticiliği de yapmıştı. Hemen Mourinho'nun yanında oturan Fatih Terim'i işaret etti.
İmparator da gülümseyerek 'Evet' dedi 'two thousand' (2 bin yılı, UEFA kazanıldı).

4 YILDIZINIZ VARSA MAÇ KAZANAMAZSINIZ
Hiç bitmeyen tartışmadır. Bir takımda starların yeri ve önemi... Yöneticilerin takım ruhu içinde starları hem nasıl memnun edeceği, yeteneklerini sergileyecekleri özerk bir alan bırakacağı hem de takım arkadaşlarıyla birlikte ekip dayanışması içinde başarıyı omuzlayacağı... Ben de Jose Mourinho'ya bunu sordum. İşte yanıtı:
'Yetenekli oyuncular önemli. Yıldız oyuncuyu herkes sever. Takımda bir tane olması iyidir, ikisi de olabilir. Üç zorlar, dörtle maç kazanamazsınız. Takım olarak yaşamak, takım olarak kazanmak veya takım olarak kaybetmek lazım. Maç kazandıracak yetenekte olduğu için starları diğer arkadaşları da sever. Ama onların da her şeyi paylaşması gerekir. Real Madrid gibi takımların taraftarları da yıldız oyuncuya elbette bayılır. Ama teknik adamın görevi işte o dengeyi kurmaktır.'
Mourinho en beğendiği oyunculardan birinden bahsetti ama ekledi: 'Onu almayı düşünmem. Çünkü takımda ihtiyaç yok.'
Bu da bir başka hayat dersi işte...

SKOR MU, İYİ FUTBOL MU İKİLEMİ...
Futbolseverler arasında bitmeyen bir başka tartışma da 'Tabela mı iyi, futbol mu' ikilemidir. Kazandıran skorla kaliteli futbol bir arada mümkün mü?
Real'in hocası bu soruya İspanya'yı diğer ülkelerden ayırarak yanıt verdi:
'Üç puan cepteyse çoğu takım için sorun yoktur. İspanya kesinlikle öyle değil. Kazanabilirsiniz ama kaliteli futbol oynamadıysanız ıslıklanırsınız.'
Şike konusunda da Avrupa'nın önemli ülkeleri arasında karşılaştırma yaparak şöyle konuştu:
'Şike bütün dünyanın, hepimizin sorunu. Sporda kolay şüpheleniliyor. İngiltere'de hakem kötüyse veya ters sonuçlar geldiyse bile şüphelenilmez. Hakem kötüdür, takım kötüdür. Portekiz'de, İtalya'da ve Türkiye'de ise hemen kuşkulanılır. Burnumuza kötü kokular geliyordur.'

FUTBOLCULAR ÇOK ÖZEL HAYVANLARDIR!
Bu cümle de dünyanın en ünlü teknik adamı Mourinho'dan. 'Futbolcular çok özel hayvanlardır. Çok özel yetenekleri vardır. Her şeyi görürler, hissederler, koku alırlar, sezgileri gerçekten çok güçlüdür. Onları kandıramazsınız. Teknik adamın kendine güveni olup olmadığını, maç öncesi stresini anında fark ederler. Ben oyuncuya genç-yaşlı, yıldız-asker diye bakmam. İyi oyuncu-kötü oyuncu vardır.'

REAL MADRİD'DEN KASIMPAŞA'YA...
Ben bir defada iki soru yönelttim. Mourinho'ya en çok soruyu Fatih Altaylı sordu. Mourinho, Terim'e dönerek 'Bak bu arkadaş futbolcu olsaydı kimseye pas vermezdi, hep kendi çalım atardı' esprisi yaptı. Sonra Terim 'O da yönetici' deyince Kasımpaşaspor bahsi açıldı. Turgay Ciner Kasımpaşaspor'u satın almıştı. Çok da güçlü bir yönetim oluşturmuş. Fatih Terim, adaşına dönüp, 'Sen bu sene bize bol bol gelirsin. Oyuncu istersin Kasımpaşa için' dedi.
Yemek sona ermişti. Vedalaşıldı. İki teknik adam Boğaz'ın kenarında yarım saat daha baş başa görüştü. Mourinho, Terim'e bir telefon numarası verdi. 'Özel numaram' dedi. Sarılıp ayrıldılar. Bize de dünyanın en başarılı teknik adamından futbol ve hayat dersleri hatıra kaldı.

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı