• $9,616
  • €11,1703
  • 557.845
  • 1492.93
2 Ağustos 2015 Pazar

'Terör'= Terör

1

İnsanlığın ve dünyanın geleceğini belirleyecek derecede önemli gördüğüm gelişmeler yaşadığımız bu günlerde kişisel-grupsal tartışmalara karışmak en son isteyeceğim şey olmasına rağmen;
Hürriyet Gazetesi Cumartesi günü ‘Terör ve Medya Terörü’ başlıklı bir başyazıyı yayımladı.
Yazının içinde söylenenlerin tümünü daha okumadan tümünün doğru olduğunu varsaysak bile; sormamak mümkün değil.
Başlıkta, 35-40 yıldır Türkiye’nin ayaklarına pranga olan, on binlerce can alan, maddi ve manevi kazanımlarımızı tüketen ve son olarak çözüm sürecini istismar ederek elde ettiği moral ve fiziki ve de dünya egemenlerinin çıkarına uygun davranarak sağladığı uluslararası destekle yeniden, bir kez daha Türkiye’ye saldıran PKK’nın yaptığı ‘terör’ ile, kendilerine karşı olduğunu iddia ettiği medyanın eylemlerini eşitleyerek PKK’ya bir kez daha yardım edilmiş olunmuyor mu?
Bu ne biçim savunmadır, bu ne biçim anlayıştır.
Tam da PKK’nın her gün kalleşçe kardeşlerimizi katlettiği, yol kestiği, araç yaktığı yani tam bir kaos ve terör oluşturduğu günde/zamanda;
Kendini savunma ihtiyacı duysan bile, kendine yapılan haksızlıkları ‘terör’ kelimesinden başka bir kelimeyle izah edemez miydin?
Bu tavrınızı acemilik olarak, gazeteciliği yeterince bilmemekten kaynaklanan bir zaaf olarak açıklamayacaksınız herhalde millete.
2
Anlayış meselesine gelince
Gazeteciliği iyi bilirsiniz, biliriz.
Mesela aynı gün, göbekten gördüğünüz Erdoğan haberini “Tek derdimiz İslam, İslam, İslam” şeklinde vermenizin gazetecilik açısından hiçbir falsosu yok. Erdoğan bu cümleyi kullanmış.
Hatta siz, sizden zor beklenecek kadar objektif davranıp, manşeti ilk sayfadan atıp, devamını iç sayfalardan birine havale etmeden, söz konusu cümleyi daha geniş bağlamda birinci sayfada görmüşsünüz, de.
Şimdi, bu başlığı, bu şekilde, sadece gazetecilik gereği kullandığınızı söyleyebilir misiniz?
İçinizde bir yerde; İslam’ı ve Erdoğan’ın ‘İslam’cılığını okuyucularınıza bir daha afişe etme isteği yok muydu bunu yaparken?
3
Bu meselede tek taraflı kalırsam kendime saygısızlık yapmış olurum inancıyla;
Türkiye gerçekten zor bir süreçten geçerken; Hepimize, ama hepimize düşen Türkiye’nin yanında yer almaktır, bütün Türkiyelilerle birlikte hareket etmektir.
Bu nedenle sözü olan herkes çok dikkatli ve sorumlu davranmak mecburiyetindedir.
Parçalayıcı, uzaklaştırıcı, ötekileştirici, öfkelendirici, isyan ettirici velhasıl zehirli bir dilden hepimiz uzak durmalıyız.
Kişisel ve kurumsal çatışmalarımızı ertelemeliyiz.
Özellikle ama özellikle, hepimiz ama hepimiz bu günlerde Kürtlerle aramızdaki kardeşlik bağını güçlendirmek için gayret sarf etmeliyiz. Kürt kardeşlerimizi PKK’nın kucağına mahkum edecek söz ve davranışlardan kaçınmalıyız. Unutmadan; eğer bin yıllık geçmişimiz birlikte oluşmuşsa, kuşkusuz geleceğimizde birlikte şekillenecektir.
“Ortak gelecek tasavvuru, ortak geçmiş tecrübesinden bağımsız inşa edilemez” (Akif Emre, Yeni Şafak Gazetesi)
Ölümsüz günler yakındır inşallah.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri