• $18,0978
  • €18,2668
  • 1019.43
  • 3020.01
12 Şubat 2015 Perşembe

Müzeyyen Senar’ın biten hayatı

Ömer Özbay’ın tamamlanmamış romanı. Asaf Halet Çelebi ve Müzeyyen Senar’ın biten hayatı. İslamcılığın Tasfiyesi.

1

Muhtemel okuyucularım sadece dostlarım olsaydı yazmaya devam etmezdim.
Başlık olarak yazdıklarımı, tamamlanmış bir makale olarak sunardım ve anlaşılmış olurdu meramım.
2
Müzeyyen Senar yüz yıla yaklaşan ömrünü tamamlayıp gitti.
Hak ettiği gibi yazılı ve görsel medyada birçok habere konu oldu, birçok yazar hakkında kadirbilir yazılar yazdı.
Ali Bayramoğlu, özel tanışıklıklarından yola çıkarak yazdığı yazısını;
“ ‘Benzemez kimse sana’yı kimse senin gibi söyleyemeyecek” diye bitirmiş.
Bayramoğlu’nun bu cümlesi, bir anlamda bir devrin kapandığını, artık ‘alaturka’ dediğimiz müzik türünün özgün icrasının Müzeyyen Senar’la bittiğini söylemekte.
Doğrudur.
Zaman akıp gitmekte.
Giden zamansa eskiye ait birçok şeyi eskitmekte ve hatta yok etmekte.
Ancak söz konusu olan zamansa…
Zamanın getirdiği ve dayattığı değişimse,
Bu değişim hiçbir zaman ‘mutlak bir kopuş’ demek değildir.
‘Yeni’ olan her şey, eskinin üzerine, eskiden elde edilmiş verilerle oluşan bir şeydir.
Bu bağlamda, ‘alaturka’ müzik inşası ve icrası da bitecek değildir.
Değişerek de olsa yaşamaya devam edecektir.
Mesela Ali Bayramoğlu yaşadığı sürece, yani, Müzeyyen Senar’ın sesinin değdiği kulaklar var olduğu müddetçe o müzikte yaşayacaktır. Sonrası Allah kerim.
O kadar ki; Bayramoğlu’nun bir anlamda ‘kadim’ olarak nitelediği müzik bundan 60-70, bilemediniz 100 yıl önce ‘nevzuhur’ olarak nitelenmekteydi.
3
“ ‘TODİ musikisi’, Şair’in musiki hakkındaki yazılarının ilkidir. ‘TODİ, bugün umumiyetle alaturka dediğimiz meyhane musikisinin adıdır.’ Tarifiyle başlayan yazıda, bu musikinin hakiki klasik musikimizle de, halk musikimizle de bir alakasının bulunmadığı, boyalı rüküş kadınların yayık sesleriyle sarhoş seyircileri avuttukları meyhane muhitlerine has olduğu ifade edilir.”
Alıntıdaki ‘Şair’ Asaf Halet Çelebi’dir ve Beşir Ayvazoğlu’nun ‘He’nin iki gözü iki çeşme’ adlı Şair’in biyografisini anlattığı kitaptan alınmıştır. Aynı eserde gördüğümüz üzre Çelebi şöyle devam ediyor.
“Bu musikinin, modlarının ve melodisinin zenginliği ile şöhret olan hakiki Türk musikisiyle, bizim klasik musikimizle ve bizimle hiçbir alakası yoktur. Bu musiki halk musikisi de değildir, fakat avam musikisi, sonradan görme pespaye burjuva musikisidir.”
Muhtemeldir ki bugünlerde ve gelecekte Ali Bayramoğlu gibi bir düşünürümüz/yazarımız Çelebi’nin ‘meyhane müziği’ dediği müziği ‘klasik müzik’ diye tanımlayıp, yeni versiyonları hafif rüküş ve pespaye olarak niteleyecektir.
Ama hayatlar birbirini besleyerek ve üreterek devam edecektir.

(DEVAM EDECEK)

<p>Agr Tur seyahat acentesi ve HIS Travel ortaklığı, özel taleplere göre şekillenen kişiye özel seya

QUALITA ile turizme yeni bir soluk geliyor

Tarihi Haydarpaşa Garı'nın restorasyonunda sona gelindi! Garın son hali görüntülendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy ile bir araya geldi! işte görüşmeden kareler

Çağla Şıkel ile çocukları alışveriş turunda... Böyle poz verdi