• $16,192
  • €17,4658
  • 965.283
  • 2438.84
12 Mart 2021 Cuma

MUSTAFA KUTLU'ya saygılarımla… Özgürlüğün sınırı

1

"Bir beyaz kağıt üzerine bir daire çizin. Bu Hududullah'tır. Cenab-ı Hakk'ın kanunudur (...)

Daireyi önce çevreden merkeze ulaşan üç çizgi ile bölün. Bu cemaatin oluşumu, devletin vücut bulmasının esasıdır: Siyaset-iktisat ve hukuk (...)

Yukarıda izah ettiğimiz dairenin bir bölümü hukuk, bir bölümü siyaset, bir bölümü de iktisattır.

İsteyen bu bölümlere eğitim-sanat vb. gibi başka bölümlerde ekleyebilir..."

Yukarıdaki alıntıları Mustafa Kutlu'nun 3 Mart 2021 Çarşamba günü Yeni Şafak'ta yayınlanan yazısından aldım.

Her ne kadar, düz bir biçimde; 'Bir daire çizin ve insanı onun içine koyun' dememiş olsa da Mustafa Kutlu üstat, dairenin içine yerleştirdiği unsurların tamamı insana dair/insan için/insanla beraber mütalaa edileceğinden dolayı bizatihi insanı dairenin içine koymuş oluyor.

Yani; insanın özgürlüğünü daire ile sınırlıyor ve diyor ki: İşte bu gördüğünüz çember insanın özgürlüğünü belirleyen sınırlardır, bu sınırları Allah çizmiştir, Hududullah'tır...

İnsan daire içinde özgürdür, ancak dairenin dışına çıkmaya kalkışınca, hududu aşmaya tevessül ederse çarpılır/yanar/günah işler/özgürlüğü zorlamış olur, Allah'a isyan etmiş sayılır.

Bu burada dursun.

2

Gelin biz de bir daire çizelim.

Bu dairenin sınırları da Hududullah olsun.

Ancak gelin bu kez insanı dairenin içine değil de dışına koyalım.

İnsan için o çekirdek biçiminde kalan daireye yaklaşmak yasak olsun, Hududullah'a tasallut sayılsın.

Mezkur yazısında üstadın zikrettiği insan hayatı için elzem olan siyaset-iktisat-hukuk-sanat-edebiyat gibi alanlar ve dahi devlet bir biçimde dairenin dışında kurulmuş/kuruluyor olsun.

Her iki durumda insana tanınan 'özgürlük alanlarını' ve aralarındaki farkı varın tasavvur edin.

Burada sorulması gereken soru şu: İnsan dairenin içindeki özgürlüğe mi müstahaktır, yoksa dairenin dışında kurulabilecek özgürlüğe mi layıktır? Ben, kendi adıma, kendi sorumun cevabını şöyle verebilirim:

İnsan; ister bağımsız ve tekil beşer olarak, ister cemaatin bir unsuru olarak; sahip olduğu 'irade gücü' ve 'hesap verme sorumluluğu' nedeniyle dahası, 'halife' olmaklığıyla ve kendisine kelimelerin öğretilmiş olması keyfiyetiyle 'büyük özgürlük'e layıktır/müstahaktır...

Vesselam.

İstanbul'un fethinin 569. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Okçular Vakfı tarafından düzenlenen 10.

150 yıl sonra dikilen ilk menzil taşı

7 bin yıllık buğday Diyarbakır'da boy gösterdi! Çiftçiler 'Buğday sorunu kalmayacak' dedi

Lamborghini Sian FKP 37 modeli İstanbul'da! LEGO'ları kullanarak yaptılar

Azerbaycan'da TEKNOFEST heyecanı! Başkan Erdoğan festivalde konuşma yaptı