• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
29 Ekim 2021 Cuma

Mukaddime'ce/26

1

Malum, İbn-i Haldun sosyal olayları da neredeyse fizik kanunlarının katılığı oranında determinist bir anlayışla açıklar.

Buradan hareketle...

Der ki İbn-i Haldun; nasıl ki tabiatta bir maddenin var olması, tanınabilir/tanımlanabilir/fark edilebilir olması, o maddeyi oluşturan elementlerden birinin baskın olmasıyla mümkünse;

Sosyal olaylar da böyledir.

Sosyal hayatın yaşanabilir/yönetilebilir/öngörülebilir olabilmesi için içinden bir unsurun, diğer şeylere karşı üstünlük sağlamasıyla mümkündür. Bunun da en kolay ve en tabii yolu asabiyettir.

Toplum içinde bir aile/sülale/kavim toplumun tamamına üstünlük kurması halinde o topluluk içinde düzen tesis edilebilir.

2

Eğer öyleyse;

Demokrasinin durumu ne olacak?

Malum, demokrasi, kavramsal ve kuramsal olanlar bir tarafa seçim yoluyla toplumu oluşturan bütün fertleri eşitler. (Fizik alanına aktarırsak maddeyi oluşturan bütün elementleri eşitlemeye kalkar.)

İbn-i Haldun'a göre bu mümkün değildir.

Herkesin herkese eşit/benzer olduğu toplumlarda düzen kurulamaz, hatta böyle bir topluluk var olamaz bile... Oksijeni ve hidrojeni eşitlediğinizde su elde edemeyeceğiniz gibi.

Varın bundan sonraki soruları siz sorun ve isterseniz kendinizce cevaplayın...

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor