• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
15 Ekim 2015 Perşembe

Kıbrıs ne zaman alınmıştı? Bu bir İnebahtı olabilir mi?

1

Fatih M. Şeker, ‘Osmanlı Entellektüel Geleneği’ isimli eserinin bir yerinde diyor ki;
“Memleketin hayatını ve şartlarını çok iyi gören siyasetname yazarları, şirazesi kopmak üzere olan bir devirde, bir yığın dağınık eğilimi tek bir hamle halinde toplayarak bütünlüğü sağlamaya çalışırlar. Kanun-u Kadim fikrinde çok iyi görüleceği üzere tarihi son sığınak olarak görürler.”
Biz de, bu zor günde tarihe sığınsak; dağınıklığımıza, kutuplaşmalarımıza, küçük ve anlık çıkarlarımıza, kendi baktığımız yerden başka dünyaları görememe halimize, körlerin fil tarifinde olduğu gibi kendi tuttuğumuz parçayı mutlaklaştırıp bütünün yerine koyma halimize mani olacak;
Derlenip-toparlanmaya, birlik ve beraberliğimize, bu toprakların çocukları olarak kardeşliğimize, ortak gelecek tasavvurları kurmamıza vesile olacak şeylere ulaşabilir miyiz?
2
Yıl 1571. Yine bir ekim ayının ilk yarısı. Akdeniz’de İnebahtı denilen yerde Osmanlı Donanması, Haçlı Donanması karşısında bir mağlubiyet yaşar.
Bu deniz savaşının sebebi, Osmanlı’nın Kıbrıs’ı Venediklilerden almasıdır.
Söz konusu savaşlardan sonra Venedik Elçisi, dönemin sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa’nın huzuruna çıktığında, Paşa’nın söylediklerini hepimiz bir şekilde duymuşuzdur.
“Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı’da bizi yenerek sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakal daha gür çıkar.”
Umalım ve dua edelim ki; 10 Ekim 2015 Cumartesi günü, Ankara’da meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamı memleketimiz ve devletimiz için İnebahtı mesabesindedir.
Denilebilir ki; Ankara katliamı İnebahtı ise buna sebep olan Kıbrıs’ın fethi nedir?
Kıbrıs’ın fethi; AK Parti iktidarının bizatihi kimliği, duruşu, tavrı, 13 yıldır yaptıkları, özellikle dış politika kabulleri ve hassaten Tayyip Erdoğan’ın ’One minute’ haykırışı ve ‘dünya 5’ten büyüktür’ teşhisi ve açıklamasıdır.
3
Fatih Şeker’in açıklamasındaki ‘Kanun-u Kadim’ eski şaşaalı günler ile Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın kuruluşundaki ruh ve inançtır.
Peki, tarihe dönüp biz hangi ‘Kanun-u Kadim’e sığınacağız sorusu önemli.
Bizim Kanun-u Kadim’imiz; üzerinde yaşadığımız coğrafyanın, bu milletin tarih sahnesinde varlığını sürdürebilmesi için son şans ve imkân olduğuna dair kesin inancımızdır.
Bir başka kesinlikte; bu coğrafyanın bizim yurdumuz olarak kalabilmesinin olmazsa olmaz şartı, beraber tevarüs ettiğimiz bu toprakları, bütün etnik unsurların, bütün farklı inançlar ve mezheplerin üstünde, hepsini kapsayan millet anlayışıyla benimsemek ve korumaktır.
Allah göstermesin, bütünün parçalarından birine yar olmayan vatan, diğerleri için de bir sığınak görevi görmez, hiç kimseye hayat hakkı kalmaz.
4
Gün, Haçlılara karşı birlik olma ve birlikte karşı koyma günüdür.
Haçlı ordularına ve donanmasına karşı, ordu ve donanma hazırlama vaktidir.
Her ne kadar Sokullu’nun söylediği gibi; “demirleri gümüşten, halatları ibrişimden, yelkenleri atlastan” olmasa da bugünkü Türkiye’de Haçlılara karşı durabilecek ve onların oyunlarını bozabilecek donanma hazırlayabilecek iradeye ve güce sahiptir.
Lazım olan tek şey, toprak ve millet bütünlüğümüzü muhafaza edebilmektir.

<p>Irak'ın kuzeyinde icra edilen Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonları kapsamında tespit edil

Kuzey Irak'ta 5 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi

WhatsApp mesaj iletme özelliğini sınırlandırdı

Kirpikleriyle dünya rekoru kırdı

F.Bahçe'de beklenmedik ayrılık! Hem de şaka gibi rakama