• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
21 Haziran 2024 Cuma

İyi insanlar, iyi atlara binip (önden) gittiler… misali…

1

Futbol, basketbol, voleybol vs. tüm spor dallarında bir müsabakaya başlanırken, ilk elde, eldeki en iyi sporculardan kurulu takımı sürülür sahaya.

Eski Arap aşiretlerinde ve İslam'dan sonra da taraflar savaş meydanında karşı karşıya geldiğinde ordular içinde en savaşçı, en yiğit, en soylu kişiler öne çıkar boy ölçüşürlerdi (mübareze) büyük kapışmadan önce.

Keza bir şehir, bir kale kuşatıldığında surda ilk gediği açmak ve kapalı kapıların sürgülerini arkadan çekmek için askerler içinde en beceriklileri ve itibarlıları öne çıkarlardı... Malumunuz...

Tıpkı onlar gibi; Ak Parti de 3 Kasım 2002'de seçimi kazanıp hükümet kurduğunda: hem siyasette hem bürokraside en yetişmiş insanlarını sahaya sürdü.

Öyle ya; o günlerde 20 yılı aşkın kesintisiz iktidarda kalacaklarını falan bilmiyorlardı. Ellerine bir imkân geçmişti. Bunu en iyi şekilde değerlendirmek için en yetişmişlerini sahaya sürmekten daha doğal bir şey olamazdı...

İktidar süresi uzadıkça; siyasetin doğası gereği; hem siyasi kadrolarda hem bürokraside değişim yapılması gerçekliğiyle karşılaşınca Ak Parti; bu kez ikinci derecede yetişmişlerini ileri sürdü. İktidar ilerledikçe bu değişim de hep devam etti.

Ne var ki, her değişimde, gelenin gidenden daha az donanımlı, daha az yetişmiş, daha az pişmiş insanlar olmaklığı gibi bir durum ortaya çıktı.

Yani, kalite çıtası gittikçe düştü...

Bu doğal bir akıştı, burada kimse suçlu değildi... Bu böyleydi...

2

Çok doğal olarak sorulabilir.

Peki; Ak Parti'nin mevcudu kullanma bahsinde hal böyleyken, yirmi yılı aşkın iktidar süresince yeni insanlar, uzmanlar, elemanlar yetiştirmedi/yetiştiremedi mi?

Yetiştirdi kuşkusuz.

Ancak bu yetişenler; ana-babaların; bizim maruz kaldığımız yoksunluğa, yoksulluğa, aşağılanmaya, ötekileştirmeye onlar da maruz kalmasınlar diyerek, elbebek-gülbebek; güvenlikli, steril sitevari ortamlarda yetiştirdiği çocuklar olarak varlık kazandılar. Sokağın tozunu yutmadılar. Arkadaş için kavgaya girip burunlarını kırdırmadılar.

Öyle ki; klimalı ortamlarda bulunmaktan ne soğukta titrediler ne güneşte yandılar. (Deniz veya havuz kenarında bronzlaşmaktan bahsetmiyorum. Dediğim, bal gibi amele/emek yanığı dediğimiz cinsten bir şey) Ne de gece karanlığına kalmaktan korktular, ne eve geç gelmekten çekindiler.

Ak Parti yeni nesiller yetiştirdi tabii ki; en iyi okullarda eğitim alan en az iki yabancı dil bilen, çoğu mastırlı ve doktoralı çocuklar/gençler/insanlar yetiştirdiler. Ve bunlara görev de verdiler.

Ne var ki bunların çoğu geldikleri yerin, elde ettikleri statünün kendileri için doğal bir hak olduğunu sandılar ve ona göre müdanasız, hesapsız ve hatta saygısız tipler olup çıktılar. Üstüne oturdukları imkanları atalarının nasıl ve hangi şartlarda oluşturduğunu hiç öğrenmek istemediler, tasa da etmediler.

Merkez'deki imkân ve fırsatların hiç değişmeyeceğine, hiç bitmeyeceğine inandılar.

Bu tipler; ne yazık ki hibrit kişiliklere sahip oldular. Haksızlık etmemek gerekir, onlar da ataları/ana-babaları gibi dindar olmak, milli kalmak istediler, lakin hem aldıkları eğitim hem yaşadıkları çevreler nedeniyle modern olmaya, Batılı değerlerle iş görmeye, bir taraftan da onlara benzemeye başladılar.

Evet Ak Parti yeni insanlar yetiştirdi. Onların her biri mükemmel dijital okur-yazar oldular. Hesaplar, kitaplar, entegraller, sözeller, tikeller, tümeller gırla gitti. Her biri dünya vatandaşlığına kabul edilebilecek özellikler biriktirdiler. Ama hiçbirisi bir kır kahvesinde, bir caminin çay ocağında oturup oradaki ihtiyarlarla sohbet edemediler, isteseler de onlarla iletişim kuracak kelimeleri bulamadılar. Dolayısıyla yabancı kaldılar, yabancılaştılar, halktan uzaklaştılar/uzak düştüler: Kimi şikayetlenmeleri, sızlanmaları, mırıldanmaları, homurdanmaları, göz ile yapılan işmarları, bir kaşın yukarıya kalmasının ne anlama geldiğini, ihtiyarların sessizce birbirlerine bakarak nasıl anlaştıklarını hiçbir zaman anlamadılar bile... vs, vs.

Öyle ki; bugün Ak Parti'de hem siyasette hem bürokraside bu sonradan yetişen insanlar hâkim ve çoğunlukta... Olması gerektiği gibi...

Kısmetse pazar günü kaldığımız yerden devam ederiz.

<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü